27 Mayıs 2020, Çarşamba

Medya İzleme Raporu yayınlandı: yazılı medya ve internet medyası farklı gerçekliklere işaret ediyor

Medya İzleme Raporu yayınlandı. Raporda, 2020 yılının Ocak, Şubat ve Mart ayları “felaketler dönemi” olarak nitelendirildi ve yazılı basın ile internet medyasının farklı gerçekliklere işaret etmeye başladığı vurgulandı.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin Avrupa Birliği işbirliği ile yürüttüğü “Demokrasi için Medya, Medya için Demokrasi (M4D) Projesi” kapsamında hazırlanan Medya İzleme Raporu yayınlandı. Raporda, 4 Ocak’ta Elazığ-Sivrice merkezli deprem, 4-5 Şubat’ta Van’da iki sefer üst üste çığ düşmesi, 7 Şubat’ta Sabiha Gökçen Havalimanı’na inişinden sonra duramayarak pistten çıkan uçak ve Covid-19 salgını nedeniyle 2020’nin ilk 3 ayı ‘felaketler dönemi’ olarak nitelendirildi.

Raporda ‘Basın özgürlüğü atmosferi’, ‘Basın özgürlüğünde yasal düzenlemeler, devlet & hükümet politikası’, ‘Medya ekonomi-politiği’, ‘Haber üretimi ve değeri’; ‘Savunuculuk faaliyetleri ve gazetecilerin kurduğu yeni girişimler’ ile son olarak ‘Değerlendirme ve öneriler’ başlıkları altında Türkiye’deki medya atmosferi çeşitli yönleriyle inceleniyor.

2020 YILININ BİRÇOK İHLALE YOL AÇACAĞININ HABERCİSİ

Hem bahsi geçen felaketlerin yansımaları hem de eş zamanlı yasalarda ve pratikte meydana gelen değişimler nedeniyle 2020 yılının basın ve ifade özgürlüğü açısından da birçok ihlale yol açacağının habercisi olduğu ifade edilen raporda,  “Bu gelişmelerin bir bölümünde haberlere veya sosyal medya erişimine sınırlama getirildi, konulara dair görüşlerini dile getiren gazetecilerden hedef gösterilenler oldu, aynı zamanda kam kurumları bilgi paylaşmadıkları gerekçesiyle eleştirildi. Ayrıca Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Barış Pınarı Harekâtı kapsamında birçok askerin yaşamını yitirmesi, TSK’nın Libya’ya asker göndermesi, Kanal İstanbul ihalesi ve ihaleye konu bölgede Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın arazi sahibi oluşu da haber alma özgürlüğünün kısıtlanmasına ön ayak olan gelişmeler olarak öne çıktı” denildi.

BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE DAİR İHLALLER TOPARLANDI

Rapora göre doğrudan basın ve ifade özgürlüğü başlığı altında değerlendirilebilecek ve ülke gündeminde yer bulan olaylar şu şekilde sıralandı:

  • Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Ocak ayında son kullanma tarihi geçmemiş ve e-devlet sisteminde “kullanımda” şeklinde kayıtlı iken tüm sarı basın kartları için “iptal edilmiştir” kararı aldı. (Tepkiler sonrası sarı basın kartlarının iptalinden vazgeçildi.)
  • Cezaevinde bulunan ve/veya yargılanan basın mensuplarının davaları devam etti. Söz konusu davaların bir bölümü COVID-19 salgını nedeniyle ertelendi.
  • İnfaz Yasası taslağı kapsamında Basın İlan Kurumu’ndan (BİK) ilan alamayan gazetelerin cezaevlerinde dağıtımının yasaklanması gündeme geldi. Bu gazeteler hükümete muhalif çizgideki Cumhuriyet, Birgün, Evrensel, Yeniçağ gibi düzenli olarak ilan yasağıyla karşılaşan yayın organlarını kapsıyor. Aynı yasa taslağı cezaevinde “terör” suçlamasıyla bulunan gazetecilerin de serbest kalmasının önüne geçecek şekilde Meclis gündemine geliyor.
  • Basın İlan Kurumu Evrensel ve BirGün’e resmi ilan durdurma cezası verdi.
  • Gezi Parkı Davası kapsamında yargılanan iş insanı Osman Kavala dâhil dokuz sanık hakkında beraat kararı verildi. Ancak tutuklu yargılanan Osman Kavala hakkında aynı gün yeniden, bu kez “casusluk” suçlamasıyla gözaltı kararı verildi ve Kavala tahliye olmadan bir kez daha tutuklandı.
  • Cumhuriyet Gazetesi Davası kapsamında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ikinci kez cezaların bozulmasını talep etti.
  • 28 Şubat’ta hükümet tarafından duyurulduktan sonra Edirne sınır kapılarının göçmen geçişine açılmasının ardından başlayan mülteci akınını haberleştirmek isteyen gazetecilerin bir bölümü gözaltına alındı.
  • Sputnik Türkiye çalışanı üç gazetecinin evlerine eş zamanlı saldırı girişiminde bulunuldu, hemen ardından üç gazeteci de gözaltına alındı fakat serbest bırakıldı.
  • Libya’da yaşamını yitiren MİT görevlisinin cenaze görüntülerini paylaşan Oda TV Sorumlu Haber Müdürü Barış Terkoğlu ve muhabir Hülya Kılınç gözaltına alındı. Ardından iki gazeteci ve Oda TV Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan tutuklandı.
  • COVID-19 salgınının baş göstermesinden sonra basın çalışanları sürekli sahada olmak zorunda olan birkaç meslek grubundan biri hâline geldi. Özellikle sahada haber yapan muhabirler, matbaa çalışanları ve televizyonlarda kamera önü ve arkasında çalışan basın emekçilerinin sosyal haklarıyla ilgili henüz doğrudan medya sektörüne dair bir düzenleme yapılmadı.
  • BİK COVID-19 kapsamında bir dizi tedbir kararı aldı. Mücbir sebep kapsamında düşük tirajlara rağmen ilanların devam etmesi, yerel gazetelerin günlük değil periyodik olarak basılması gibi önlemler yayıncılığın sürdürülmesine katkı sağladı.

RAPORDA BASIN DAVALARINA DA YER VERİLDİ

Yılın ilk ayında basın özgürlüğü alanında çalışan sivil toplum örgütleri (STÖ) bir araya gelerek cezaevindeki ve/veya yargılanan gazetecilerle ilgili verilerde ortaklaşma kararı aldı. Yine de dava takviminin ve tutuklamaların yoğunluğu nedeniyle yargılanan ve/veya cezaevinde bulunan gazetecilerle ilgili istatistiklerde farklı görüşler bulunuyor. M4D Projesi kapsamında, alanda aktif çalışan sivil toplum örgütlerinin verileri şu şekilde derlendi:

  • Press in Arrest’e göre cezaevinde en az 74 gazeteci bulunuyor. Yanı sıra 221 yargılanan gazetecinin olduğu belirtiliyor.
  • Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nin (MLSA Turkey) International Press Institute iş birliğiyle yayınladığı rapora göre cezaevinde 9810, yargılanan 19011 gazeteci bulunuyor.
  • Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) verilerine göre cezaevinde 86 gazeteci bulunuyor.
  • Jailed Journos’a göre 161 gazeteci cezaevinde bulunuyor.
  • Expression Interrupted raporunda ise 101 gazetecinin cezaevinde bulunduğu belirtiliyor.
  • İlk üç ayda ÖİB verilerine göre en az 5 gazeteciye dava açıldı, 15 gazeteci hapis cezasına çarptırıldı. 6 gazeteci tutuklandı, 2 gazeteci beraat etti, 29 gazeteci gözaltına alındı; aynı zamanda cezaevindeki veya gözaltındaki en az 25 gazeteci de serbest bırakıldı. Ayrıca 31 Mart 2020 itibarıyla cezaevlerinde 51’i hükümlü ve 49’u tutuklu olmak üzere toplam 100 medya mensubu bulunuyor.

Raporda, verilerin birbirinden farklı oluşunun güncelleme yapılmaması, izlenen dönemlerinin farklı oluşu, gazeteci tanımının medya çalışanlarını kapsayıp kapsamaması vb. nedenlerden dolayı olduğu ifade edilerken, “Ancak ne olursa olsun Türkiye’de en az 70’in üzerinde gazeteci cezaevinde ve basın ve ifade özgürlüğünü kısıtlayacak gözaltı ve yargı kararları hız kesmeden alınmaya devam ediyor. Bu davaların nedenleri arasında “terör propagandası”, “halkı kin ve nefrete teşvik” gibi konular geliyor” denildi.

EN SIK RASTLANANLARDAN BİRİ “CUMHURBAŞKANI’NA HAKARET” OLDU

Raporda, gazetecilere yönelik davalarda en sık rastlanan nedenlerden birisi de “Cumhurbaşkanı’na hakaret” olduğu kaydedildi ve “Bu konuyla İlgili Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmiş cumhurbaşkanlarından farkı avukatları aracılığıyla davaların tamamına bireysel olarak dâhil olması, hatta davaları doğrudan kendinin açması. Bu yöntem, yasanın bağlayıcılığının yanına düzenli şekilde medya gözetimini ve devlet tarafından açılan davaların artışını da beraberinde getiriyor” ifadeleri kullanıldı.

RTÜK ÜST KURUL ÜYE MAAŞLARININ ARTMASI KONU EDİLDİ

2019 yılında internet yayınlarının da kontrolünü RTÜK’e teslim eden yönetmeliğin uygulamasıyla ilgili şüphelerin devam ettiği belirtilen raporda, ” 2020 yılında yasal zeminde yaşanan tek gelişme RTÜK hakkındaki yeni yasa taslağı… Bu taslak kapsamında RTÜK Üst Kurul üye maaşları en yüksek devlet memuru maaşı seviyesine çıkarılıyor. Aynı taslakta basın özgürlüğü açısından dikkat çeken diğer madde ise RTÜK Başkanına MİT’ten gelen talepler doğrultusunda işlem yapma yetkisinin verilmesini hükmediyor. 22. Madde kapsamında radyo, TV ve internet yayıncılığının “terör” kapsamında değerlendirilmesi ve ifade özgürlüğünün kısıtlanması riskleri mevcut” denildi.

FARUK BİLDİRİCİ’NİN ÜYELİĞİ’NİN DÜŞÜRÜLMESİ KAYGI VERİCİ

Faruk Bildirici’nin RTÜK üyeliğinin düşürülmesine de yer verilen raporda, “Siyasi parti temsiline dayalı Üst Kurul’da böyle bir kararın, üyenin ‘tarafsızlığını yitirdiği’ iddiasıyla alınması basının geldiği durum açısından kaygı vericiydi. Faruk Bildirici’nin konuyla ilgili mahkeme başvurusu 2020 Ocak ayı içerisinde reddedildi. CHP adına Faruk Bildirici yerine partinin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun basın danışmanı Okan Konuralp’in gelişi ise ‘tarafsızlık’ konusunun içi boş bir gerekçe olduğunu ispatlar nitelikte. Konuyla ilgili bir başka ilk ise teamüller açısından vuku buldu. TBMM’de iki aday gösterilen RTÜK Üst Kurul üyeliği seçimlerinde ilk defa bir partinin ilk sırada gösterdiği aday (Faruk Bildirici) yerine ikinci sıradaki aday iktidar bloğunda olan AK Parti ve MHP oylarıyla seçildi RTÜK konusundaki bu gelişmeler yasama organında keyfiliğin en büyük örneklerinden biri olarak tarihe geçti” denildi.

İNTERNET SİTELERİ BAZINDA SIRALAMA YENİ BİR GERÇEKLİĞİ ANLATIYOR

“Güç mücadele alanı olarak tanımladığımız internetin siteler bazında sıralaması da bize basına ilişkin yeni bir gerçekliği anlatıyor” ifadelerinin yer aldığı raporda, “Örneklem belirleme açısından eleştirilere konu olsa da internet sitesi tıklamaları üzerinden küresel ve ülke sıralamaları sunan Alexa servisinin tarihsel verilerine göre, yukarıda sıralaması verilen en yüksek gazete tirajı listesindeki ilk 20 mecra ile alternatif yayın yapan haber siteleri ve muhalif yazılı basına ait sitelerin bulunduğu aşağıdaki gibi bir sıralama ortaya çıkıyor” denildi. Bu sıralamaya ek olarak BBC ve Deutsche Welle, Independent gibi uluslararası yayın yapan kurumların Türkçe servisleri de Türkiye’de aktif takip edilen mecralar olduğu belirtilen raporda şu ifadelere yer verildi: “Ancak bunlardan bazıları Türkçe servisi için doğrudan Bu sıralamaya ek olarak BBC ve Deutsche Welle, Independent gibi uluslararası yayın yapan kurumların Türkçe servisleri de Türkiye’de aktif takip edilen mecralar. Ancak bunlardan bazıları Türkçe servisi için doğrudan internet sitesi kurmamış ya da doğrudan sosyal medya servisleriyle çalışıyor. Buna ek olarak internet sitesi bulunmayan, YouTube, Twitter gibi alanlarda yayın yapan birçok haber mecrası da bulunuyor. Bu konular akılda tutularak yapılan sıralama yine de bize iki önemli sonucu veriyor:

  • Alternatif medya mecraları internetin ana akımı ya da yaygın medyası şeklinde konumlanmaya başlıyor (bkz. T24, Gazete Duvar vb.) ve gazete tiraj sıralamalarına oldukça yüksek erişim rakamlarıyla listenin en başından dâhil oluyor.
  •  Görüşleri yaygın medya ya da karşıt gruplar tarafından “radikal” kabul edilen BürGün, Evrensel gibi sol yayıncılığın kalesi konumundaki mecralar ile Yeni Akit gibi İslamcı çizgide yayın yapan gazeteler de listede kendisine yer buluyor. Bu sonuç da bize internette sansürlenmeye çalışılan özgürlük ortamının topluma da ayna tutacak şekilde birbirinden farklı uçlardaki görüşlerin aslında hiç de “radikal” bir konumda olmadığını gösteriyor. Yaygın ulusal medya tarafından yaratılan “merkez” çizgi internette yerini yavaş yavaş gerçeğe bırakmaya başlıyor.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Son Haberler

İdlib’de TSK konvoyunun geçişi sırasında bir depoda patlama

İdlib'de TSK konvoyunun geçişi sırasında, konvoy güzergahındaki bir depoda patlama meydana geldi. Güçlü patlama sonucu yoldan geçen konvoya birçok parça isabet etti. Konvoyda yaralılar...

CHP’li Eren Yıldırım’ın tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi

Adana'da kaymakam korumasının silah çektiği ve serbest bırakılmasının ardından Erdoğan'ın sözleri üzerine tutuklanan CHP'li Eren Yıldırım'ın tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi. Adana’da, Yüreğir Kaymakamlığı’na bağlı Vefa...

Maaşı düşürülen AKP’li başkan yardımcısı belediyeyi mahkemeye verdi

Tekirdağ'ın AKP'li Hayrabolu Belediye Başkan Yardımcısı Zekeriya Uzun'un maaşı, belediye meclis kararıyla 8 bin liradan 4 bin 900 liraya düşürülünce belediyeyi mahkemeye verdi. Tekirdağ’ın Hayrabolu...

G20 ülkesi Türkiye, salgında halka teşvik konusunda 127’nci

Dünyanın en büyük ekonomiye sahip 20 ülkesinden biri olan Türkiye'de hükümet, koronavirüs salgınında halkı yüz üstü bıraktı. Halka teşvik konusunda elindeki ekonomik büyüklüğe kıyasla...

Çok Okunanlar

Süleyman Soylu hamlelerine devam ediyor: Survivor’da SS şovu

AKP'ye yakınlığı ile bilinen Acun Ilıcalı'nın sahip olduğu TV 8'de yayımlanan Survivor isimli programda canlı yayında 3 milyona ulaşıp...

0-14 yaş arası çocuklar yarın sokağa çıkabilecek

Ramazan Bayramı'ndan uygulanan 4 günlük sokağa çıkma yasağının sona ereceği 27 Mayıs tarihinde 0-14 yaş arası çocuklar, saat 11.00-15.00...

Turkey’s Normalization Plan as Covid-19 management

A schedule for normalization has been set in Turkey after AKP chair & President Erdoğan announced relaxation of measures...

Öğrencilerden çağrı: “YKS Eylül’de yapılsın”

YKS'nin Haziran ayında yapılacak olmasına tepki gösteren öğrenciler, "YKS Eylül'de yapılsın" etiketi ile sosyal medya eylemi düzenledi. Cumhurbaşkanı ve AKP...

“Hakan Fidan, 15 Temmuz’u önceden bildiklerini Meclis’e bildirdi”

CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın 15 Temmuz Darbe Girişimi'nden önceden haberdar olduklarını TBMM'de kurulan komisyona bildirdiğini...

Gözden Kaçmasın