28 Ekim 2020, Çarşamba

Dijital medya tecrit aracı olarak değerlendiriliyordu, şimdi bizi hayata bağlıyor

Prof.Dr. Henry Jenkins pandemi sürecinin gündelik yaşamlarımızda yol açtığı değişimleri ve yeni dönemi dijitalleşme odaklı olarak değerlendirdi: “Sosyal olarak tecrit edici olarak görülen dijital medya bizi hayata bağlayan şey haline geldi. Teknoloji kullandığımız koşullara bağlı olarak hem birleştirici, hem tecrit edici etkilere sahip olabilir.”

Güney Kaliforniya Üniversitesi (USC) İletişim, Gazetecilik, Sinematik Sanatlar ve Eğitim Profesörü Henry Jenkins, bütün dünyayı etkisi altına alan küresel salgının, gündelik yaşamlarımızda yol açtığı değişimleri dijitalleşme odaklı olarak değerlendirdi. Daha önce 10 yıl boyunca MIT Karşılaştırmalı Medya Çalışmaları Programı Direktörü olarak da görev yapan Jenkins, dijitalleşmenin hem eğitim, hem iş, hem de sosyal yaşantımızın ayrılmaz bir parçası haline gelme yönündeki tartışmalı sürecini şu sözlerle vurguladı: “Dijital medya bizi arkadaşlarımız ve komşularımızla doğrudan temastan uzaklaştıran, ‘sosyal olarak tecrit edici’ olarak nitelendiriliyordu. Şimdi ise, daha büyük faktörler tecrit edilmemize yol açtığı için dijital medya bizi hayata bağlayan şey – bu sosyal gruplarla bağlantımız – haline geldi. Ben, sosyal izolasyonun her zaman daha büyük sosyal, ekonomik, politik faktörlerin bir ürünü olduğunu ve teknolojinin, kullanıldığımız koşullara bağlı olarak hem birleştirici hem de izole edici etkileri olduğunu iddia ediyorum.”

Dijitalleşmenin ve yeni medya ortamlarının bireyleri ve toplumları nasıl etkilediğini İstanbul Üniversitesi Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü uzmanları, alanında önemli çalışmalara imza atmış, ilginç tespitleriyle tanınan Güney Kaliforniya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Henry Jenkins’e sordu.

Prof. Dr. Jenkins’in değerlendirmeleri şu şekilde:

SOSYAL MEDYANIN DEĞİŞEN YAPISI

Dijital medya bizi arkadaşlarımız ve komşularımızla doğrudan temastan uzaklaştıran, ‘sosyal olarak tecrit edici’ olarak nitelendiriliyordu. Şimdi ise, daha büyük faktörler tecrit edilmemize yol açtığı için dijital medya bizi hayata bağlayan şey – bu sosyal gruplarla bağlantımız – haline geldi. Ben, sosyal izolasyonun her zaman daha büyük sosyal, ekonomik, politik faktörlerin bir ürünü olduğunu ve teknolojinin, kullanıldığımız koşullara bağlı olarak hem birleştirici hem de izole edici etkileri olduğunu iddia ediyorum.

“KRİZDE ÇIKAN MUAZZAM YARATICILIK”

İnsanların bir şeyler yapmak ve bunu internet üzerinden paylaşmak için ellerindeki her türlü kaynağa dokunmalarını krizden çıkan muazzam bir yaratıcılık olarak görüyorum. Profesyonellerin ortalama bir aileden daha fazla ev kaynağına (ve daha fazla eğitime) sahip olduklarını zannetsek de tutabilecekleri her şeyi kullanarak genellikle evden performans gösterdikleri için, bu biraz daha eşit şartlar sağlamaktadır. Sadece virüsün kendisine ait olan değil, örneğin ailelerin Disneyland’deki tatilleri ertelendiği için favori gezintilerini yeniden canlandırdıkları videoların çeşitliliğini seviyorum.

“ÇEVRİMİÇİ EĞİTİMDE DİJİTAL UÇURUM”

Devlet okullarında çevrimiçi eğitime geçişin, dijital uçurum ve katılım boşluğuyla ilgili gündeme getirdiği önemli ve yeni sorular mevcut. Amerikalı eğitimciler yıllardır sınıf ve kütüphanenin internete bağlayarak, çocukların araçsız dijital erişime ulaşmalarını çok övdüler. Ancak bu internet bağlantılı sınıflar ve kütüphaneler halka kapalı olduğunda sorun yeniden ortaya çıktı, çünkü; tüm öğrenciler için 7/24 erişimi sağlamak için yöntemler bulamadık.

YENİ NORMAL”, NE KADAR NORMAL?

“Yeni normal” ifadesini saçma buluyorum; çünkü deneyimlediğimiz şey, tanım gereği bir aksamadır ve biz fırtınayı atlatana kadar, “yeni normal” in ne olacağı hakkında hiçbir fikrimiz yoktur. İklim değişikliğinin ve bununla ilgili olarak insanların göç yoluyla yeniden yer değiştirmesinin, hayatımızın diğer aksaklıklarına değinmiyorum bile, gelecekteki pandemilerin olasılığını artıracağını ileri süren tıbbi ve bilimsel kanıtlar kesinlikle vardır.

DİJİTAL TEKNOLOJİLERİN ETKİLERİ

Dijital teknolojiler okul ve işyerini evimize getirirken, pratiklerimiz de değişti. Artık kadınlar saç ve makyaj açısından daha az “çaba” harcıyorlar. Herkes daha rahat giyiniyor. Çocuklarımız ve evcil hayvanlarımız rastgele görüntüye giriyor. İnsanlar kişisel alanlarımızın neye benzediğini görüyorlar. Özellikle bu bağlamlarda, normal sosyal mesafeleri daraltan bir kamera ile birbirimizle konuşuyoruz. Böylece birbirimizle etkileşimlerimizde daha samimi, sıradan, gayri resmi oluyoruz. Bazı durumlarda, hiyerarşik yapılar devam eder, ancak diğerlerinde bu yapılar düzleşir ve insanların bu değişimlere nasıl tepki verdiğini görmek ilginçtir.

MEDYA MI BİZİ DEĞİŞTİRİYOR, BİZ Mİ MEDYAYI?

Daha sonra insanlar, özellikle ev işlerine en az dikkat kesildiğimiz zamanda, başkalarının kendi evlerine ‘dijital olarak’ girmelerine izin verme garipliğine yanıt vermeye başladılar. Sahte arka planlar oluşturmaya, en sevdikleri tabloların veya medya özelliklerinin arka fon oluşturmasıyla performans göstermeye ve kolektif hayal gücümüzden veya sadece olmak istediğimiz fantastik yerlerden oluşan fantastik çevreyi temsil etmeye başladılar. Bu medya bizi değiştiriyor mu, yoksa bizler bir medyaya göre yaşama şeklimizi mi değiştiriyoruz? İkisi de biraz doğru.

“ÇEVRİMİÇİ DOLAŞAN YANLIŞ BİLGİLER”

Birçok yanlış bilgi çevrimiçi dolaşıyor ve kolektif “saçmalık detektörlerimizi” güçlendirmek için daha fazlasını yapmamız gerekiyor. Ancak bu, son birkaç on yılda bilim, uzmanlık, hakikat, eğitim ve haber medyasına olan inancını yitirmiş bir toplumun yan ürünü ya da sömürüsü olabilir.

“BİRBİRİMİZE KARŞI YÜKÜMLÜLÜKLERİMİZ”

Şu anda bizi insan olarak birleştiren şey bizi ayıran şeylerden daha önemlidir. Aksi takdirde, keskin kültürel ve ideolojik bölünmelerle ateşlenen bir ülkede, sivil birlik nadir görülen bir ifadedir. Bana göre, yurttaşlık, genellikle bölünmüş çıkarlarımızın mücadele ettiği siyasetin aksine, birbirimize karşı hissettiğimiz bağlantı ve yükümlülük duygusudur. Böyle şiddetli siyasi mücadelelerden sonra iyileşmek ve bir araya gelmek için sağlam bir sivil altyapıya ihtiyacımız var.

KİŞİSEL ÖZGÜRLÜKLERİMİZ TEHLİKE ALTINDA MI?

Kişisel özgürlük genellikle bir savaşın “ilk zayiatıdır”. Şu ana kadar birçok hükümet COVID’i savaş zihniyeti ile karşıladığı için; düşmanımızla, bireylerin kamu yararı için fedakârlık ettiği, elimizde olan her araçla mücadele ederek savaşma arzusuna şaşırmamalıyız. Bunu anlıyorum, fakat, hükümetlerin gücü ve otoriteyi ele geçirdiklerinde, bunları bize geri verip vermeyeceklerinden de endişeleniyorum.

“İSTANBUL’DA GEÇİRDİĞİMİZ UNUTULMAZ GÜN”

Eşim ve benim İstanbul’da 9 saatlik bir konaklama ile geçirdiğimiz unutulmaz bir günü hatırlıyorum. Geceyi sokaklarda dolaşarak, muhteşem yemek ve tatlılar yiyerek, müzik dinleyerek, vahşi kedileri gözlemleyerek geçirdik ve şafakta camileri ziyaret ettik. Gittiğimiz her yerde sıcak karşılandık. Gelecekte bu tür bir seyahat deneyiminin tadını çıkarabilecek miyiz acaba? Hala ziyaret etmek için dünyanın birçok yeri var ve ülkenize tekrar gelmek istiyorum.

“AKADEMİSYEN MESLEKTAŞLARIMA ÖNERİLERİM”

Herhangi bir akademisyenin ilk ve en önemli yükümlülüğü, öğrenmek ve öğrendiklerini aynı meselelerle boğuşan diğer topluluklara iletmektir. Karantinadan; dünyanın her köşesini veya her zaman göz önünde bulundurmak istediğiniz ancak geçmişte bunu yapmak için zamana sahip olmadığınız bir bilgi kaynağını keşfetmek için faydalanın. Artık daha fazla zamanınız var, yavaşlamak zorundasınız. Bu yüzden bundan yararlanın. Bunun ötesinde, dijital teknolojiyi kullanarak çok uzak aile üyelerine, eski dostlara, akademisyen arkadaşlara ve ideal olarak dünyanın diğer bölgelerindeki insanlara ulaşın.

RÖPORTAJIN TAM METNİNE ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Prof. Dr. Henry Jenkins Kimdir?

Henry Jenkins, Güney Kaliforniya Üniversitesi (USC) İletişim, Gazetecilik, Sinematik Sanatlar ve Eğitim Profesörüdür. MIT Karşılaştırmalı Medya Çalışmaları Programı Direktörü ve Peter de Florez Beşeri Bilimler Profesörü olarak on yıldan uzun bir süre geçirdikten sonra 2009 sonbaharında USC’ye geldi. Medya ve popüler kültürün çeşitli yönleri hakkında “Textual Poachers: Television Fans and Participatory Culture, Hop on Pop: The Politics and Pleasures of Popular Culture, From Barbie to Mortal Kombat: Gender and Computer Games, Convergence Culture: Where Old and New Media Collide, Spreadable Media: Creating Meaning and Value in a Networked Culture ve By Any Media Necessary: The New Youth Activismon” eserlerini de içeren on yedi kitabın yazarı ve/veya editörüdür. Halen sivil imgeleme üzerine bir el kitabı düzenliyor ve “çizgi roman ve eşyalar” üzerine bir kitap yazıyor. Ayrıca, Technology Review, Computer Games, Salon ve The Huffington Post için yazılar yazmıştır.

Son Haberler

“Termik santral 11 milyon insanın sağlığına mal olacak”

Temiz Hava Hakkı Platformu, Eskişehir’de yapılması planlanan termik santral için hazırlanan Sağlık Etki Değerlendirmesi (SED) raporunu açıkladı. Raporda “Eskişehir dahil 24 ilde 11 milyonu aşkın insanın...

MetroPOLL: AKP yüzde 30’un altına düştü

MetroPOLL Araştırma'nın kurucusu ve CEO'su Özer Sencar, dolarda yaşanan artışın ardından AKP’nin yüzde 30 bandının altına düştüğünü iddia etti. Sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan...

Merkez Bankası yıl sonu enflasyon tahminini yükseltti

Merkez Bankası yüzde 8,9 seviyesinde olan yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 12,1 seviyesine yükseltti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Uysal, yılın son enflasyon...

CHP’li vekil Meclis kürsüsüne ekmekle çıktı

TBMM kürsüsünden elinde ‘ekmek’le konuşan CHP Adana Milletvekili Şevkin, “Vatandaşı önce ekmeğe muhtaç ettiniz, sonra askıda ekmek uygulamasına başladınız” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana...

Çok Okunanlar

Sağlık Bakanlığı’ndan yeni genelge: Sağlık çalışanlarının istifa etmesi yasaklandı

Sağlık Bakanlığı, sağlık çalışanlarına istifa yasağı getirdi. Söz konusu kararı, CHP Milletvekili Murat Emir, Bakanlığın genelgesini yayınlayarak duyurdu. Sağlık Bakanı...

MAK Danışmanlık’ın seçim anketi: Barajı yalnızca 3 parti geçiyor

MAK Danışmanlık, son seçim anketine göre, olası bir seçimde yalnızca AKP, CHP ve İYİ Parti yüzde 10'luk seçim barajını...

Muhittin Böcek’in sağlık durumuna ilişkin yeni açıklama

Koronavirüs tedavisinin ardından akciğerlerindeki hasar nedeniyle yoğun bakımda tedavisi süren Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in sağlık durumu hakkında...

Barbaros Şansal ve Yıldırım Mayruk, şirketlerini kapattı

Modacı Yıldırım Mayruk ve Barbaros Şansal, Türkiye'deki şirketlerini kapattığını açıkladı. Açıklamada,  "Zoruyla, zorluğuyla ancak onur ve gururla sürdürdüğümüz mesleğimizin...

Kısa çalışma ödeneği ve işten çıkarma yasağı uzatıldı

Kısa çalışma ödeneği ve işten çıkarma yasağı 2 ay daha uzatıldı. Kısa çalışma ödeneği ve işten çıkarma yasağı 2 ay...

Hatay’da patlama meydana geldi

Hatay'ın İskenderun ilçe merkezinde patlama meydana geldi, olay yerine çok sayıda polis, itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. Hatay'ın İskenderun...

İHA’ların motorunu üreten şirket Türkiye’ye satışlarını askıya aldığını duyurdu

Türk insansız hava araçlarının (İHA) motorlarını üreten Kanadalı Bombardier Recreational Products (BRP) firması, Türkiye'ye satışların askıya alındığını duyurdu. Şirket...

Kamudan istifa eden sağlık çalışanlarının özel hastanelerde çalışması engelleniyor

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, kamuda düşük ücret nedeniyle istifa eden sağlık çalışanlarının özel hastanelerde çalışmasına izin...

Sağlık Bakanlığı evde karantina süresini güncelledi

Sağlık Bakanlığı, koronavirüs tespit edilen kişilerin evde izolasyon sürelerine ilişkin güncelleme yaptı. Buna göre, pozitif vakalarda PCR alındığı günden...

Gözden Kaçmasın