Dokuz8GÜNDEM Özel yayınına konuk olan Saka, WhatsApp’ın yeni veri politikasına yönelik tartışmaları değerlendirerek “Güvenlik açısından daha iyi olmasa bile başka platformlara kayılması az da olsa tekelleşmenin önüne bir set çekiyor. Bu bakımdan iyi bir gelişme” dedi.

Dokuz8GÜNDEM Özel yayınına konuk olan Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Toplumsal Bilgi ve İletişim Derneği (TBİD) üyesi Erkan Saka ile İletişim Uzmanı ve TBİD üyesi Şevket Uyanık, dokuz8GÜNDEM Özel’de dokuz8HABER Genel Yayın Yönetmeni Gökhan Biçici’nin sorularını yanıtladı.
WhatsApp, yeni sözleşmeyi ve veri paylaşımı kurallarını 8 Şubat’a kadar kabul etmeyenlerin telefonlarından uygulamanın silineceği uyarısı yapıyor. Bu durum hem Türkiye hem de dünyanın dört bir yanında kullanıcıların WhatsApp uygulamasını silme kampanyasına katılmalarına yol açtı.

WhatsApp kullanıcılar tarafından çok tepki çeken, uygulamanın kullanımına devam edilmesine yönelik 8 Şubat’a kadar onaylanması gereken gizlilik sözleşmesiyle ilgili bir açıklama yaptı.
Açıklamada, “WhatsApp olarak insanların uygulama üzerinden alışveriş yapmalarını ve işletmelerden destek almalarını kolaylaştırmak istiyoruz. Şeffaflığı daha da artırmak ve işletmelerin WhatsApp üzerinden müşterileriyle iletişimlerine yardımcı olmak adına, gizlilik politikamızı güncelliyoruz. Bu sayede, işletmeler ana şirketimiz Facebook üzerinden güvenli hosting hizmeti alma seçeneğine sahip olabilecekler. Bu güncelleme, WhatsApp’ın Facebook ile veri paylaşımını değiştirmiyor. Dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar insanların arkadaşlarıyla veya aileleriyle özel olarak nasıl iletişim kurduğunu etkilemiyor. Gelecek ay boyunca kullanıcılarımızın gözden geçirmelerine süre tanımak adına yeni politikamızı şimdiden WhatsApp aracılığıyla paylaşıyoruz.” denildi.
WhatsApp’ın yeni veri politikasına yönelik tartışmaları değerlendiren Saka, “2016’dan beri devam eden bir veri paylaşımı söz konusuydu. Bu sözleşmeyi yeniledi WhatsApp. Devletin Kişisel Veri Kanunu gibi son düzenlemelerle bu kararını kullanıcılarla paylaştı WhatsApp. Ama o paylaşımda yazım dilinden dolayı biraz pişman olmuş olabilirler’’ dedi ve sözlerine şöyle devam etti:

“TEKELLEŞMENİN ÖNÜNE BİR SET ÇEKİYOR”

Ortalama bir kullanıcı olarak normalde biz böyle şeyleri genelde onaylıyorduk. İş modelinin kalbinde olan bu durum böyle bir sürprize yol açtı. Şu bakımdan sıradan bir kullanıcı için büyük bir güvenlik değişikliği olmuyor. İş modeli bu olan büyük teknoloji devlerinin bir ürünü ve yalnızca haberdar ediyor bizi gibi geldi. Tabii bu durum hukuken daha iyi dile getirilebilir. Güvenlik açısından daha iyi olmasa bile başka platformlara kayılması az da olsa tekelleşmenin önüne bir set çekiyor. Bu bakımdan iyi bir gelişme.

“2016’da da WhatsApp’tan bize böyle bir sözleşme geldi. Kimse okumadan, sorgulamadan onayladı. Bu da ona benzer bir şey. Ben nasıl toplumsallaştı onu anlayamadım” diyen Uyanık, “Ama bu durumdan çok memnunuz” diyerek sözlerine şöyle devam etti:

UYANIK: FACEBOOK’UN ÇETELESİ ÇOK KÖTÜ

WhatsApp, Facebook’a bağlı ve Facebook’un bu konuda çetelesi çok kötü. Amerika’da 2014 yılında 700 bin kişiye habersiz, izinsiz duygusal test yaptı. Daha sonra da özür diledi. Facebook’un ne kadar özür dilediğini ben sayamıyorum. İnsanlarda yine ‘böyle bir şey yapacaklar’ diye bir tepki oluştuğunu düşünüyorum. WhatsApp verilerimizi bir şekilde kullanıyor. En kötü özelliği meta dataları kullanıyor. Bir fotoğraf çektiğimizde bu fotoğrafın ne zaman çekildiği ve hangi fotoğraf makinesinden çekildiği gibi ayrıntıları zaten WhatsApp görebiliyor. Benim biriyle yazıştıklarımı göremiyor ama hangi sıklıkta, ne zaman mesajlaştığımı görebiliyor. WhatsApp bir alışkanlık insanlar için ama şimdi insanlar göç etmeye başladı. Telegram veya daha güvenli olan Signal’a. Mesele araç meselesi değil. Gizliliğinize hangi uygulama veya hangi araç önem veriyorsa ona geçmek.

SAKA: SİYASİ VE EKONOMİK BİR DURUM VAR

Büyükada Davası’nda yaşanan gizlilik tartışmalarına dikkat çeken Saka, “İnsanların genel sosyal medya kullanımında da işte ‘bir şey yazdım başıma bir şey gelebilir’ düşüncesi bu ülkede çok fazla. O yüzden insanların böyle bir bilinç oluşturması çok doğal. Güvenliğin en önemli kısmı şüpheci olmak ve paranoyaklıktır. Bu durum insanı güvenlik önlemleri almaya iter. Bu 56/51 sayılı yasa ile ilgili Facebook’un, Twitter’ın Türkiye’ye temsilci ataması ile ilgili bir şeyler dönüyor olabilir. Facebook açıkladı. Bizim derneğimizle de özel bir toplantı yaptı ve ‘temsilci atamayacağız’ dedi. WhatsApp’ın Facebook’a açılması şu demek; Facebook’un 6 tane başka şirketi var. Facebook ve WhatsApp iş dünyasında da kullanılıyor. Onlara da verileri açıyor. Onunla ilgili de siyasi ve ekonomik bir durum var.” diye konuştu.

WhatsApp’ın planı WhatsApp Business alanında ticari işler yapmaktı. Veriyi kullanarak o yönde ki reklam pazarlama gelirini arttırmaktı diyen Uyanık sözlerinde “Ama öyle bir hata yaptılar ki insanlar 8 Şubat’ta artık kullanamayacaklarını düşündüler” ifadelerine yer verdi.

UYANIK: BİR SÜRÜ KİŞİ TELEGRAM’A TAŞINMAYA BAŞLADI

Çok sayıda kişinin Telegram’a gittiğini belirten Uyanık şunları söyledi: Bir sürü kişi Telegram’a taşınmaya başladı. Bir de temsilci olayı arka planda bence işliyor. İlginç bir şekilde ben Facebook ilk önce temsilci atar diye düşünüyordum ama aksine atamamaya karar verdiler. Kötü örnek olacak diye düşündüler. Çünkü dünyanın her yerinde atamaları gerekecekti. Bu durum muhtemelen hükümeti çok kızdırdı. Zaten normal şartlarda nisan-mayıs gibi biz bunları kullanamayacağız. O yüzden AKP tarafından da harıl harıl BİP’e geçin, başka yere geçin tartışmaları var. Koskoca devletin başındakiler WhatsApp grubunu dün terk etti. Böyle bir şey olabilir mi? Bunların güvenlikten falan anladıkları yok. bayağı ilginç yani kendi durumlarını Sorgulamaları lazım. BİP’in de dün gizlilik kuralları açıklandı. Bir canımızı istemiyor. Onun dışında kişisel veri meselesinde her şeyi alıyor. Dünya çapında bu küçük protestolar, duyarlılık çalışmaları giderek birikiyor. Özellikle batıda bu büyük teknoloji şirketleri çok fazla sıkıştırılıyor. Avrupa Birliği bunu çok ileri düzeyde yaptı. Kartelleşme ve kişisel verilerin korunmasına karşı 10 yıldır bu çalışmalar sürüyor. Bunların artık az da olsa sonuç verdiğini görüyoruz. ‘Kişisel verilerinizi önemsiyoruz’ demek artık bir marka değeri taşıyor. Daha etik bir duruş sergilemek gibi laflar bence bütün bu toplumsal mücadelenin de dijital haklar alanında az da olsa bir sonucu olduğunu gösteriyor.

SAKA: YENİ AKİT GİBİ GAZETELER BU UYGULAMALARI HEDEF GÖSTERDİ

Signal’in kullanımını merak edenler için ise Saka şu ifadeleri kullandı: 4-5 yıl önce bu tartışma yine böyle alevlendiği zaman Signal kullanımı riskliydi. Yeni Akit gibi gazeteler bu uygulamaları resmen hedef gösterdi. Onları Bylock benzeri uygulamalarla aynı kefeye koymaya çalıştı ve tabii bu bir riskti. Türkiye’de hukukun nasıl işlediğini de az çok biliyoruz. O yüzden insanlar geri adım attılar mecburen. Şu anda Telegram mı, Signal mı demek büyük bir rahatlık. Aslında bunu kendileri de öneriyor. Bu meşruiyet kazanması açısından iyi. Güvenlik önemli ama komplike bir durumdan bahsediyoruz. Bunlar bizim için iletişim ve üretim aracı. Haliyle başka yönlerine de bakmamız lazım. Özgür yazılımcı arkadaşların bir kısmı güvenlik dışında başka bir şeye kafayı yormadıkları için söyledikleri bazen işlerlik kazanmıyor. Telegram burada güzel bir noktada duruyor. Açık bir kaynak. Evet güvenlik sorunları var. Sahibinin Rus kökenli olması da bir risk barındırıyor. Buna rağmen nasıl bir kodla işlediğini biliyoruz. Bize çok güzel bir alternatif sunabiliyor. WhatsApp’la güvenlik açığı aynı olsa birazda Telegram kullanılsın derim. Çünkü gerçekten tekelleşme var. Bu rekabet açısından da iyi.  Telegram güzel bir alternatif sunabildi. Signal güvenlikli uygulamalar arasında en kullanışlı olanı. Biraz da işlevsellik eklerse Telegram’ın yanında da gidebilir.

UYANIK: TÜRKİYE GENELİNDE YAYILMAK İSTİYORUZ

Kurdukları derneğe ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uyanık, “Biz zaten derneği kurmadan önce başlamıştık dijitalgüvenlik.org sitesinde çalışmalara. Biz zaten kısa kısa metinler yazıyorduk ama şimdi toplumsallaşmanın zamanı. Çünkü insanlar başına bir şey gelmeden harekete geçmez. İlk kez geçti. Biz “İnsanların başına gelince anlayacak dijital güvenliğin ne kadar önemli olduğunu” diye söylüyorduk. Biz çalışmalarımızı daha da yaymak istiyoruz. Fon kaynaklarına başvurup onların da destekleri ile Türkiye genelinde yayılmak istiyoruz. Yeni olarak dijital güvenlik ile ilgili 3 tane video yayınladık. Bu tarz içeriklerle beslemeye çalışacağız.” dedi.

“Eğitim şart ve dijital okuryazarlığın arttırılması gerekiyor diyen Saka, “Bu, sektördeki aktörlerin katılımıyla ve hepimizle birlikte gerçekleşmesi gereken bir şey” ifadelerini kullandı:

SAKA: İŞBİRLİKLERİ LAZIM

Büyükşehirlerin dışına da yayarak bu süreci bir okuryazarlık ve refleks geliştirmeye çalışmak lazım. Artık daha çok bu zeminde konuşacak insan var. Bazı şeyler daha önce çok marjinaldi ama şimdi anaakımlaşıyor. Başta söylediğimiz gibi uygulamalar gelip geçer ama bu standartlar, protokoller ve davranış kalıpları kalır. O da bir okuryazarlıkla mümkün. Bu yönde çalışacağız. Köken olarak yazılımcı olmadığınız için daha çok işbirlikleri de lazım. Çünkü bazı alternatif platformların da yaratılması gerekiyor. Türkiye’de çok zengin bir insan gücü var aslında. Bunun artık böyle somut projelere dönüşmesi lazım.

UYANIK: MAYIS AYINDA TWİTTER, FACEBOOK VE INSTAGRAM KAPANABİLİR

Uyanık, Twitter, Facebook ve Instagram’a ilişkin ise dikkat çeken bir uyarıda bulunarak, “Türkiye’den kaynakların Türkçeleştirilmesi konusunda destek sağlanıyor. Kodlara destek olunuyor. Bu tamamen ülkenin durumu ile alakalı. Amerika, Estonya, Almanya gibi ülkelerdeki özgürlükle alakalı bence. Bizde çok fazla zeki, kafası çalışan insan var. Bizim eksiğimiz belki şudur; onları bir araya getirememek. Mayıs ayında Twitter, Facebook, Instagram kapanabilir. Hiçbirine giremeyebiliriz ve biz bu duruma hazırlanıyoruz. Şu an Mastodon gibi Twitter’ın aynısı olan bir program var diyelim. Onu kendi sunucuna kuruyorsun ve kullanıyorsun. Herkese bunu en azından nasıl kurabileceğini anlatmayı arzuluyoruz. Biz şu an hazırlanıyoruz ama belki insan gücümüzle, maddi gücümüz buna çok elverişli değil. En azından bilişim camiasında güçleri birleştirebilirsek iyi şeylere yelken açabiliriz diye düşünüyorum” dedi.