Özgür Özel Çorum'daki Alevi Canlar Buluşması'na katıldı

Çetin Yılmaz 6 Haziran 2026
CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Çorum'da düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada, tehdit ve operasyonlarla karşı karşıya olduklarını belirterek, "Siz yolunuzdan dönmedikçe ben de bu yoldan dönmeyeceğim. Gerekirse bu başı vereceğim ama onlara baş eğmeyeceğim" dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanı Özgür Özel, Çorum'da düzenlenen Uluslararası 1. Alevilik Çalıştayı Kongresi ve Çorum Rıza Şehri Alevi Canlar Buluşması programına katılım sağladı. Vatandaşlar tarafından yoğun bir coşkuyla karşılanan Özel’in hitabı sırasında, salondakiler tarafından "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" ve "Özgür Başkan" şeklinde sloganlar atıldı. Özel, gerçekleştirdiği konuşmasının tamamlanmasının ardından alanda bulunan vatandaşlara çiçek takdiminde bulundu.

Söz konusu programa yönelik daveti bir aydan daha uzun bir süre önce aldığını ifade eden Özel, Uluslararası Alevilik Kongresi'nin ilkinin Çorum ilinde gerçekleştirilmesini son derece anlamlı ve kıymetli bulduğunu belirtti. Dünyanın, Avrupa'nın ve Türkiye'nin dört bir yanından gelen tüm Alevi kurumlarının temsilcilerinin kongrede yer aldığını kaydeden Özel, "Öyle bir döneme denk geldi ki birbirini seven, ülkesini seven, laik Türkiye Cumhuriyeti'ne sahip çıkan ve bu ülkenin aydınlık yarınları için birbirine güç veren, birbirinden güç alanlar, böyle zor bir dönemde birlikteyiz. İyi ki varsınız. Hepinizi saygıyla selamlıyorum" ifadelerini kullandı.

BUGÜN ÜLKEYİ YÖNETENLERİN ALEVİ TOPLUMUNA RIZALIK BORCU VAR

Hacı Bektaş Veli'nin "Namert ile aşa kaşık atmayız. Mülki münafığın yolunu tutmayız. Yanmak, yakınmakla asla bitmeyiz" şeklindeki sözlerini hatırlatan Özel, şu şekilde konuştu:

"Bugün Uluslararası Alevilik Çalışmaları Kongresi'nde siz değerli canlarla birlikteyiz. Yasını da sevincini de ortak eden cümle canları sevgiyle, saygıyla bir kez daha selamlıyorum. Kongre kapsamında biraz önce içeride de ifade etmeye çalıştım. Rıza şehri buluşması var. Rıza şehri sömürünün, adaletsizliğin olmadığı bir dünyaya olan inanç ve öyle bir topluma doğru bir yürüyüşün simgeleşmesi. Canı cana, malı mala katarak sömürüsüz bir yaşam biçimi hedefi. Mülkün kimsenin olmadığı, zenginin, fakirin olmadığı bir şehir. Bu şehirde dertsiz, tasasız, endişesiz yaşanır. Bu şehir, rızalık ve razılık üzerine kurulmuştur. Üç can bir cem olmuştur. Adı bu yüzden rıza şehridir. Bu rıza şehri tüm öğretilerin, tüm inançların hedeflediği ideal yaşama, ideal topluma, sömürüsüz, kardeşçe yaşamaya, herkesin birbirinden razı olduğu, rıza verdiği bir ideale yürüyüştür. Bu yürüyüş için, böyle önemli bir ilk adımın atılması, bu binanın bir yaşlı bakım merkezi olarak hayata geçirilmesi ve kreşlerin ve sosyal donatı alanlarının hedeflenmesi, en sonunda rıza şehrine adım adım yürümesi için ilk adım atan yöneticilerimizi ve değerli dedemizi yürekten kutluyorum. İyi ki varlar. Açık söylemek gerekirse, bugün ülkeyi yönetenlerin Alevi toplumuna rızalık borcu vardır. O rızalığı partim, kendim ve Türkiye'nin geleceğinde Türkiye'yi yöneticiliğine inandığım kadrolarımız adına eninde sonunda devlet adına Alevilerden o rızalığı alacağımıza söz vermeye geldim buraya. Ne zaman çağırırsanız gelmeye, size kavuşmaya çalışıyorum. Hep sizlere yaşatılanlara karşı rızalık alma ihtiyacı hissediyorum. Çünkü bu dönemde bu ülkede çok çok acı dönemler çok acı günler yaşandı."

Yüzyıllar boyunca gözyaşı ve zulmün bir durduysa üç yürüdüğünü belirten Özel, Kerbela'da başlayan zulmün Çorum, Maraş ve Sivas'ta devam ettiğini, bu toprakların çok büyük acılara sahne olduğunu kaydetti. Alevi toplumunun yüce gönüllülüğü ile bu acıları her zaman sessizce yaşadığını ve sabırla karşıladığını ifade eden Özel, topluluğun aynı zamanda dirençle de bu durumların karşısında durmayı bildiğini vurguladı. Acıyı kalemle, kağıtla, sazla, sözle, sükunetle, sabırla ve dirençle taşıdıklarını söyleyen Özel, "Her çağın Kerbela'sında mazlumun yanında oldunuz. Mağdur oldunuz ama hiç zalim olmadınız. Acı çektiniz, ama hiç kimseye acı çektirmediniz. Hakkınız yendi, ama kimsenin hakkını yemeyi aklınızdan bile getirmediniz. İşte sizin inancınızın da yüreğinizin de toplumunuzun da büyüklüğü buradan gelir" dedi.

Zalimin karşısında ve mazlumun yanında duranların, partisinin düştüğü zor durumlarda kendilerine tarihin doğru yerinden nasıl sahip çıktıklarını en yakından tecrübe ettiğini söyleyen Özel, bu zorlu süreçte her gün can can, yürek yürek ve kurum kurum sergilenen sahip çıkışı gördüğünü belirtti. Bir mahkeme kararı açıklandığında ilk tepkinin en doğru yerden verildiğini gördükçe sevgisinin, saygısının ve minnet duygusunun daha da arttığını ifade eden Özel, bu tutumun dönemsel olmadığını, kişilere bağlı kalmadığını ve tüm Türkiye’ye en güzel şekilde gösterildiğini kaydetti. Bu yaklaşımın sadece bugüne ait olmadığını dile getiren Özel, Kurtuluş Savaşı döneminde de Mustafa Kemal Paşa'ya en büyük desteğin verildiğini, Ankara'ya giderken uğranan Hacıbektaş'tan hem maddi hem de en önemlisi en büyük manevi desteğin sağlanarak Mustafa Kemal’in arkasında durulduğunu hatırlattı.

DEVLET TÜM MEZHEPLERE EŞİT KONUMLANANA KADAR ÇABALARIMIZI SÜRDÜRECEĞİZ

Çocuklara geçmişin feryatlarını değil, geleceğin umut dolu yarınlarını bırakanların kendileri olduğunu belirten Özel, bu ülkenin Alevi vatandaşlara çok büyük bir borcu olduğunu kaydetti. Konuşmasının devamında haksızlıklara değinen Özel, şu ifadeleri kullandı:

"Aynı vergiyi verip aynı hakkı alamamak, aynı hizmeti alamamak. Camiyi ibadethane sayanların cemevlerini ibadethane saymamaları. Aleviliği bir inanç değil bir kültür olarak görmek. Sünnileri Cumhurbaşkanlığı'na, devletin başına bağlarken; Alevileri Kültür Bakanlığı'na bağlamak. Semah'ın bir ibadet olduğundan bir haber, Semah'ı bir müzik, bir folklor olarak görmek, bugünkü iktidarın sizleri ne kadar anlamadığının ve sizlerin desteğini yüreğinde hisseden ve iktidara gelince ne yapacağını bilen CHP iktidarına ne kadar çok ihtiyaç olduğunu bu küçük örneklerden görüyoruz. Genel Başkan olarak grup kürsüsüne çıktığım ilk gün demiştim ki, 'Eşit yurttaşlık'. Ve demiştim ki, 'Son Alevi 'Ben eşitsizliğe uğramıyorum artık' diyene kadar Alevilere eşitsizlik, haksızlık yapılmaktadır. Son Kürt, 'Kürt sorunu yoktur' diyene kadar Kürt sorunu vardır. Son Alevi 'Sorunum, eşitsizlik sorunum yoktur artık' diyene kadar bu sorun vardır. O sorunu çözmeye and içiyorum' demiştim. Bu sorunu çözüp Madımak'ı utanç müzesi yapıp, Alevilere din eğitiminden tutun ibadethanelerinin devlet tarafından tanınmasına, kabul edilmesine ve inancın eşit, ayrımsız, özgür şekilde yaşanmasına, devletin tüm inançlara, tüm dinlere, tüm mezheplere eşit ve doğru konumlanmasına kadar bu konudaki çabalarımızı sonuna kadar sürdürececeğiz."

İyilik makamının siyasetin değil, vicdanların terazisinde yer aldığını bildiklerini ifade eden Özel, ülkenin kurtuluşunun ve kötülüklerden arınmasının kalp gözüyle bakanlar ve "Kendine ağır gelenleri başkasına yapma" diyenler sayesinde mümkün olacağını belirtti. Birlik mesajlarının önemine dikkat çeken Özel, "Bu ülke 'Bir olalım, iri olalım, diri olalım' sözünü laf olsun diye söyleyenlerle değil; gerektiği gün bir olanlarla, iri olanlarla, kardeşleriyle birlikte diri duranlarla, ayakta duranlarla birlikte olacaktır. Bugün dört koldan saldırı altındayız. Bizi yolumuzdan döndürmek istedikleri için saldırı altındayız. Operasyonlarla, tehditlerle, şantajlarla saldırı altındayız. Ama ne diyordu Pir Sultan? 'Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan.' Siz yolunuzdan dönmedikçe ben de bu yoldan dönmeyeceğim. Gerekirse bu başı vereceğim ama onlara baş eğmeyeceğim" şeklinde konuştu.

BUTLAN MESELESİ SARAY REJİMİ İLE MİLLETİN ARASINDADIR

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten emanet kalan Cumhuriyet'in en büyük kazanımlarının saldırı altında bulunduğunu kaydeden Özel, mevcut düzenin milletin iradesine yönelik bir darbe gerçekleştirdiğini ifade etti. Bu bağlamda Alevi kurumlarının ilk günden itibaren doğru bir tespitte bulunduğunu söyleyen Özel, şu değerlendirmeleri paylaştı:

"Bu yüzden Alevi kurumlarının ilk günden tespit ettiği gibi butlan meselesi CHP'nin iç meselesi değildir, bizim aramızda değildir. Saray rejimi ile milletin arasındadır, milletin iradesi arasındadır. Bu yüzden biz bu butlan meselesinde birbirimize düşmek yerine hep birlikte partimizden sandığı yok sayanlara, son kazandığımız dört kongre ki üçünde geçerli oyların tamamını almama rağmen; son kongre mahalleden başlayıp altı ayda en tepeye kadar mahalle, ilçe, il sandıklarıyla bitmiş olmasına rağmen; dört kongreyi iptal edip altı yıl öncesine dönüp, partiyi karıştırmak isteyen AK Parti aklına, saray aklına, 47 yıl sonra partinin birinci parti olmasına, yerel seçimlerde iktidar olmasına, yapılacak ilk seçim için yapılan tüm kamuoyu araştırmalarında bizim birinci parti olmamıza karşı sarayın kurduğu bu kumpastır. Sarayın kurduğu kumpası canların sevgisi yenecektir, sizlerin mücadelesi ve sahip çıkışı yenecektir. Daha önce de söz vermiştim. Bugün de söz veriyorum; 'Hacı Bektaş'ın ektiği tohuma su vermeye yoldaş olacağım.' İncinsem de incitmeyeceğimi ama mücadeleden de bir adım durmayacağımı söylemiştim. Sözümün dimdik arkasındayım."

Çıktıkları bu yolun yolculardan daha ulu olduğunu belirten Özel, asıl olanın yolda bulunmak ve yola koyulmak olduğunu ifade etti. Özgür Özel, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Biz genel merkezimizden butlan kararıyla çıkarıldığımızda, polisle sürüklenerek dışarıya atıldığımızda, bu canlarınız milletvekilleri canını ortaya koyup da plastik mermi, gaz yediklerinde biz kötülükleri arkada bırakıp, yüzümüzü Gazi'nin kurduğu Meclis'e döndük ve bir yolu yürümeye başladık. Bayramda 100 binlerle bir araya geldik, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e yürüdük. Partimizdeki mücadele yürüyüşümüz de ülkemizdeki iktidar yürüyüşümüz de gücünü haklığından, toplumsal destekten ve kendisine yapılan haksızlıklara sahip çıkan büyük toplum kesimlerinden, especially de 'İkiliği çok tehlikeli bir yerden çıkarabilir miyiz?' diye kurulan bu kumpasa karşı siz canlarımızın bize sahip çıkan tutumundan almaktayız. O yüzden hepinizi çok seviyorum. Hepinize söz veriyorum. En güzel günlerde, en adil günlerde hep birlikte olacağız. Siz bize sahip çıktınız, biz sizinle birlikte bu yolu yürüyeceğiz. Eninde sonunda menzile varacağız. Biz başaracağız, biz kazanacağız. Tüm canların önünde saygı eğiliyorum. İyi ki varsınız. Hepinizi çok seviyorum."

" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }