Özgür Özel: Türkiye'ye sandığı getirmiş partinin sandık sonucu olmaksızın yönetilmesi ülkeyi yaralıyor
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanı Özgür Özel, eski Mersin Milletvekili Yusuf Fevzi Arıcı için Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlenen cenaze töreninin ardından basın mensuplarının olağanüstü kurultay imza süreci ve parti içi gelişmelere yönelik sorularını yanıtladı.
TBMM'deki tören sonrasında gazetecilere açıklamalarda bulunan Özel, olağanüstü kurultay için imza toplama sürecinin bu sabah saat 08.00 itibarıyla resmi olarak başladığını bildirdi. İlk imzanın Kayseri delegesinden geldiğini belirten Özel, sürece ilişkin şu detayları paylaştı:
“Bugün daha önceden de Parti Sözcümüzün duyurduğu gibi, olağanüstü kurultayla ilgili imza toplama süreci başlatıldı. Sabah saat 08.00’i birkaç dakika geçe ilk imza Kayseri delegemizden geldi, ‘Siftah Kayseri’den bereketi Allah’tan’ notuyla. Geçen kurultayda karşımızda yer alan, bize oy vermeyen, Kayseri’de bize sert muhalefet eden bir arkadaşımız, bir büyüğümüz sembolik imza olarak bu süreç seçilmişlere saygı duyan ve kurultay iradesine hakaret içeren bu haksız darbeye, hep birlikte direnmek gerekir diyen Kayseri delegemizden geldi. Ardından Rize’nin tüm imzaları, 10 dakika sonra tamamlandı. Hızlı bir şekilde tüm Türkiye’den imzalar alınıyor.”
Milletvekillerinin imza sürecine henüz dahil olmadığını, öncelikle örgüt düzeyindeki imzaların toplanacağını ifade eden Özel, açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü:
“Milletvekillerimiz henüz girmedi imza verme sürecine. Önce örgütümüzün imzalarını toplayacağız. Birkaç gün içerisinde hızlı bir şekilde, daha önce de delege iki kez daha imza vermiş, gelmiş, geçerli oyların tümüyle genel başkanının ve genel başkanın anahtar listesinin arkasında durarak zorlu süreçte mücadele ve dayanışma mesajı vermişti. Bugün verilen imzalar da partide bir taraf olmayı değil, hep birlikte partinin tarafında olmayı inceleyen bir tutumdur, çok kıymetlidir. Bütün delege arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.”
Gerekli imza sayısına ilişkin soruyu yanıtlayan Özel, yaklaşık 550’nin üzerinde imzaya ihtiyaç duyulduğunu ve bu sayıya hızlıca ulaşılarak başvurunun gecikmeden yapılacağını belirterek şu cümleleri kaydetti:
“550’nin biraz üzerinde bir imzaya ihtiyaç olduğunu söylüyor arkadaşlar. Bu rakam çok hızlı şekilde toplanır tabii. Ama olabilecek en yüksek imza sayısıyla birlikte gecikmeden bir an önce başvurumuzu yaparak ilerlemek istiyoruz. Çünkü şu anda Türkiye’ye sandığı getirmiş olan partinin kendi içinde bir sandık sonucu olmaksızın yönetilmesi doğru değil. Partimizi çok yaralıyor, ülkeyi yaralıyor. Sokaktaki yoğun tepkinin, öfkeye varan tepkinin siyasete, siyaset kurumuna karşı bir olumsuzluğa evrilmesiden korkarız. Onun için çağrıları bir kez daha tekrarlıyoruz. Birincisi hiçbir seçilmişin ve hiçbir üyemizin partimizden istifa etmesini doğru bulmayız. O tepki istifalarını durdurmak istedik ve bu çağrılarımızı yeniledik. Ne belediye başkanı ne milletvekili ne belediye meclis üyesi ne il genel meclisi üyesi bir kez bu çok önemli.”
BAŞVURUMUZU GECİKMEDEN YAPACAĞIZ
Hafta sonu gerçekleştirilecek belde seçimlerine değinen Özel; Gümüşhane, Tokat ve Nevşehir'in Ürgüp ilçesindeki beldelerde yürütülecek çalışmalara katılacağını bildirdi. Sandığı protesto etme eğilimlerine karşı uyarılarda bulunan Özel, şu açıklamayı yaptı:
“Ayrıca şunu söyleyeyim: Hafta sonu yapılacak yerel seçimler var. Bu yerel seçimlerde üç beldeye cuma günü başlayarak cuma öğlen, akşam ve cumartesi öğlen olmak üzere, oralara gidip Gümüşhane’de, Tokat’ta ve Ürgüp’te belde belediyelerimizin seçimleriyle ilgili partililerimizi oy vermeye teşvik edeceğim. Sebebi şudur: Şöyle bir duygu var ‘Şimdi biz burada oy verirsek, seçilirsek sanki butlandan sonra parti bir başarı elde etmiş gibi görünür’ korkusuyla sandığı protesto etmek gibi hiç istemediğimiz bir refleks yükseliyor orada. Oraya gidip herkesi sandığa sahip çıkmaya ve partisi için oy kullanmaya davet edeceğiz. Pazar günü yapılacak olan seçimlerde bu süreçte ne hissetmiş olurlarsa olsunlar hem tüm CHP’liler hem de CHP ile dayanışma göstermek isteyen herkesi, beldelerinde yapılacak seçimlerde sandık başına gitmeye ve CHP’ye oy kullanmaya davet ediyoruz. ‘Tepki gösteririz, oy kullanmayız, seçimde varsın bir belediye az kazanalım ama bu başarı bu hukuksuzluğa yazmasın’ söylemi, çok tehlikeli bir söylem. Herkes gidecek, partimize sahip çıkacak. Biz partimizdeyiz, partimizin arkasındayız. Pazar günkü seçimde iki eli kanda olanı sandığa gidip oy kullanmaya davet ediyorum.”
Hukukçuların görüşlerine ve Anayasa Mahkemesi kararlarına dikkat çeken Özel, kurultay önünde hukuki bir engel bulunmadığını belirterek, kendisine yöneltilen soruya şu cevabı verdi:
“Bu konu kamu hukukunun konusu. Türkiye’deki çok önemli kamu hukukçuları, tedbirin asla kurultaya gidilmesine engel olmadığına dair ortak bir metinde imza toplamışlar, bugün bana haber verdiler. Çok güçlü bir metin. İsimlerini sizin de bildiğiniz çok ünlü hukukçular, hem de siyasi görüşleri ne olursa olsun diyorlar ki ‘Tedbir kurultaya engel değildir hatta tedbir aslında bir an önce kurultay yapılması dışında bir görevi de yoktur gelenlerin. Çağrı heyeti hükmündedir.’ Hele hele delegenin imzalarının ki burada Anayasa Mahkemesi kararı da var: Delege karar verdiyse olağanüstü kurultaya, olağan kurultay takvimini bile kesebiliyor. Eskiden kestirmiyordu. AYM dedi ki ‘Yarıdan bir fazla ne istiyorsa onu yapar.’ O yüzden herhalde artık ‘genel başkan bunu yapar’ diyorsa ve Kemal Bey, ‘Ben genel başkanlık yetkisini kullanırım’ diyorsa bu amir hükme uyacak. Yok, o yapsın, buna engel olmaya çalışan saray yargısı varsa onu görürüz. Kamu hukukçuları çok net bu konuda. Ümit ediyorum, orada artık bir tereddüt yaşamadan gereğini yapar. Partinin bu krizden kendi gayretiyle çıkmasının önünde bir engel teşkil etmez.”
SALI GÜNÜ GRUP TOPLANTISI YAPILACAK
Haftalık grup toplantısı ve Meclis grup iç yönetmeliğine dair açıklamalarda bulunan Özel, mevcut görev durumu ve tescil süreçleri hakkında şu bilgileri paylaştı:
“Meclis grup iç yönetmeliğimiz çok açık. ‘Grup Başkanlığı’nda herhangi bir boşalma olduğunda, yapılan ilk kapalı grup toplantısında yenisi seçilir’ diyor. Yenisi seçilene kadar eskisi devam eder kuralı bir başka maddede var. Ben zaten grup başkanlığı görevini sürdürüyordum. Bunun bir boşalma olarak yorumlanma ihtimaline karşı da usulüne uygun bir kapalı grup toplantısı tertip edilmişti ve o toplantıda 110 arkadaşımızın açık desteğiyle seçildik. Meclis Başkanlığı’na bu yollandı, Meclis Başkanlığı da inceleyerek seçimi tescil etti. Hatta Genel Merkezin başvurusunu da değerlendirdi. İkisini birden uygulamaya koydu. Benim genel başkan ünvanımı kaldırdılar sitelerinden ve grup başkanı ünvanımı da siteye işlediler. Burada herhangi bir tereddüt yok. Onun dışındaki bize gelmiş herhangi bir olumsuzluk da yok olmaz da zaten. CHP grubu burada ve grup kendiliğinden Meclis çalışmaları sürerken sözlü çağrıyla da grup toplantısı yapabilir. 13.30’da sizlerin de ilgi gösterdiği açık grup toplantımız da ilan edildiği gibi yarın yapılacak.”
Genel başkan çağrısı olmaksızın grubun toplanamayacağı yönündeki argümanlara yanıt veren Özel, parlamento tarihi ve geçmiş uygulamalara atıfta bulunarak şu ifadeleri kullandı:
“Bundan önce defalarca grup başkanının veya grup yönetim kurulunun çağrısıyla ya da çağrı bekletmeksizin rutin toplantılarla bu işler hep yapılmıştır. Ayrıca esasen işin yapısı ve ruhu gereğince Meclis’te, grupta dokunulmazlık kapsamında değerlendirilen konuşmalardır bunlar ve bu milletvekillerine özgü konuşmalardır. Normalde grup başkanı gruptaki konuşmayı yapar. Genel başkanın grup başkanı olmadığı durumda, genel başkan grup toplantısını onurlandırırsa grup başkanlığı tarafından kürsüye davet edilir, kürsü kendisine teklif edilir. Bu genel başkanların milletvekili olmadığı, saray rejiminin getirdiği ve kötü düzenlemelerden dolayı kaynaklanan bir mesele. Ama geçmişte de zaman zaman, örneğin partinin başına milletvekili olmayan birisi genel başkanı olmuştur ve grup başkanlığı seçiminde bazen SHP’de olmuştur; kurultayda yarışan iki kişiden biri genel başkan seçilmiştir ama diğeri grup başkanı seçilmiştir. Parlamento bunların deneyimlediği bir yerdir. Parlamento tarihi bilinmeden, geçmiş yaşanmışlıklar bilinmeden ve parlamentonun aldığı kararlar bilinmeden; bu kararlar hep seçilmiş grup başkanı lehine olmuştur. Bu yaklaşımlar maalesef bu birikimlerden yoksun bir heyetin şu anda -bundan Kemal Bey’i kastetmiyorum- Genel Merkez’de bulunuyor olması, Meclis tecrübelerinin hiç olmaması, olanların da Meclis’e devamlılık problemlerin olmasından dolayı, hiç Meclis bilmeyenlerin yaptığı açıklamalar. O yönden soruyu küçümsediğimden değil ama kaynak yeterli donanıma sahip değil.”
Eski CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu'nun basına yansıyan açıklamalarının sorulması üzerine ise Özel, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Derin devlete meşruiyet tanımlayan ve Tom Barrack’ın tarif ettiği bir rejimi tarifleyen ve orada bir göreve talep açan bir yaklaşımı tarihi bir talihsizlik olarak ifade etmem lazım. Monarşi tarif ediyorlar. Batııcıların, milliyetçilerin ve İslamcıların Cumhuriyet kurulmadan önceki ittifakı diye bir başka tarifin de peşinden gidiyor. Tarihi bir talihsizlik. CHP’ye yapılanın bir devlet darbesi olduğunu söylüyor ve derin devlete bir önem ve kutsiyet atfediyor. Parlamento çatısı altında bunları konuşmayı zül sayarım."