23 Ekim 2020, Cuma

Freedom House, Freedom on the Net 2020 Raporunu yayınladı

Gürkan ÖzturanBütün yazıları
dokuz8NEWS Executive Manager, Turkey-Europe Foundation board member

ABD’de bulunan ve haklar & hürriyetler alanında izleme yapan Freedom House’ın yıllık olarak hazırladığı internet ortamında özgürlükleri ölçen Freedom on the Net Raporu 2020 yayınlandı. “Pandeminin Dijital Gölgesi” başlığıyla yayınlanan 2020 raporuna göre salgının küresel etkilerinden bir tanesi de internet ortamında özgürlükleri kısıtlaması oldu. Bu yıl 26 ülkede internet özgürlükleri daralma yaşanırken, 22 ülkede ise yükseliş gerçekleşti; Türkiye önceki yıla göre 2 puan geriledi.

Son on yıldır kesintisiz bir biçimde bir önceki yıla göre daha da kısıtlanmış ve engellenmiş bir internet kullanmaya devam eden kullanıcılar, bu yıl da dijital haklar & hürriyetler alanında kısıtlamalar yaşadılar. Freedom House’ın yayınladığı Pandeminin Dijital Gölgesi başlıklı Freedom on the Net 2020 raporuna göre, dijital alandaki daralma aynı zamanda dünya çapında demokratikleşme süreci için de daha geniş kapsamlı bir krize katkı sunuyor.

Freedom House Teknoloji ve Demokrasi Direktörü Adrian Shahbaz ve Teknoloji ve Demokrasi Kıdemli Analisti Allie Funk, rapor için yazmış oldukları önyazıda dijital bağlantıların koronavirüs (Covid-19) sürecinde bir “kolaylık” olmaktan ziyade “zorunluluk” halini aldığını ve bunun küresel anlamda insanların sağlığı, eğitimi, ticareti, sosyalleşmesi ve siyasi yaşamı derinden etkileyen bir olgu olduğunu belirtiyorlar.

DİJİTAL HAKLARDA KÜRESEL DÜŞÜŞ

Küresel internet özgürlükleri raporunun onuncusu yayınlanırken, kesintisiz düşüş bu yıl da devam etti. Buna göre rapora konu olan 26 ülkenin dijital haklar ve hürriyetler karnesinde düşüş gözlemlendi; 22 ülke ise bir önceki yıla göre daha özgür bir internete erişti. En büyük düşüşün yaşandığı ülkeler Myanmar ve Kırgızistan olurken onları sırasıyla Hindistan, Ekvador ve Nijerya takip etti. Bununla birlikte Sudan ve Ukrayna internet özgürlükleri alanında en büyük yükselişi yaşayan ülkeler olurken hemen arkalarında da Zimbabwe geldi.

65 ülkeden doğrudan raporlama yapılan rapor dünyadaki internet kullanıcılarının yüzde 87’sinin dijital haklar & hürriyetler durumunu gözetiyor. 70’ten fazla analistin izleme ve raporlama faaliyetlerinin yer aldığı rapor, ülkelerdeki internet özgürlüklerini 100 puan üzerinden değerlendiriyor ve erişime engellemeler, içerik kısıtlamaları, kullanıcı haklarının ihlali gibi 21 konuda inceleme yapıyor ve bilgi ve iletişim teknolojilerinin demokrasiye etkilerine dair küresel eğilimleri de ortaya çıkarıyor.

TÜRKİYE’DE İNTERNET ÖZGÜR DEĞİL

Türkiye önceki yıla göre iki puan düşüş göstererek 100 puan üzerinden 35 puanla “özgür olmayan ülkeler” kategorisindeki yerini korudu. Türkiye’de internet özgürlükleri alanında yaşanan düşüşün en büyük gerekçelerinden biri olarak deprem nedeniyle yaşanan ve uzun saatler süren bağlantı sorunları ve askeri operasyonlar süresince merkezi bir şekilde kısıtlanan sosyal medya erişimi öne çıkıyor.

İnternet özgürlükleri konusunda altı yıldır üst üste en kötü uygulayıcı olarak listenin sonunda Çin yer alıyor; İzlanda ise bu yıl da en özgür ülke olarak yine listenin en üst sırasında. ABD ise uzun süre internet özgürlüklerinin öncüsü konumunda yer alırken, dört yıllık Donald Trump başkanlığı sürecinde kesintisiz düşüş yaşadı; geçtiğimiz yıl da sosyal medya mecralarını hedef alan gözetim uygulamaları ve başkan Trump’ın yayınladığı dijital mecraları yayınlardan sorumlu tutan KHK ile, ABD’yle özdeşleştirilmiş internet özgürlüğü modelini baltalaması sebebiyle yine puan kaybetti.

SOSYAL MEDYA YASASI RAPORDA

Raporda ayrıca salgının Türkiye’de de yayıldığının teyit edilmesi ile tartışılmaya başlanan ve veri yerelleştirme temelinde ilerleyen, toplumsal bir tartışma olmaksızın ve detayları birçok kişi tarafından halen bilinmemesine rağmen hızla hazırlanan bir taslağı Temmuz ayında meclise getirilen “5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun” da yer buldu. Raporun ön yazısında “yalnızca dünyanın en baskıcı ülkelerine has olmayan bu tür uygulamalar” şeklinde bahsedilen düzenlemelere, nispeten demokratik yelpazede yer alan Brezilya, Nijerya ve Türkiye‘nin de ulusal siber sınırlar oluşturma girişimlerine değiniyor.

Devletlerin tekil düzlemde attıkları adımlardansa sınırötesi veri akışını da kapsayacak şekilde devletler arası işbirliğinin daha etkili olacağı belirtilen raporda, dijital devri anlayan yeni kurumların uluslarötesi sorunları çözmede hükümetlerin aldıkları önlemlerden daha iyi bir idare sunacağı da eklenmiş. Her ne kadar ne Çin ne de Rusya internet ortamında uyguladıkları baskıcı uygulamaları bu tür girişimler nedeniyle sonlandıracak olmasa da, en azından çokpaydaşlılık ve çoğulcu katılım temelinde oluşturulan yeni kurumlar, internet ortamında haklar ve hürriyetlerin gerilemesini önlemek adına bir adım olabilir.

HAKLAR VE HÜRRİYETLERE ETKİSİ

Dijitalleşen dünyada insan hakları ve demokratik idare anlamında pandeminin olumsuz etkileri görülebilir. Rapora göre eleştirel içeriğin sansürlenmesi ve toplumun kontrol altına alınması için yeni teknolojik sistemler geliştirilmesi, özellikle de baskıcı devletlerin başvurduğu yöntemler arasında öne çıkıyor.

Rapora göre bu yıl internet özgürlükleri alanında üç unsur öne çıkıyor; bunlardan ilki siyasi aktörlerin yurttaşların bilgiye erişimini kısıtlamak için pandemiyi bir bahane olarak kullanması. Geçtiğimiz bir yıl boyunca sıklıkla bağımsız haber kaynakları engellenmiş, “yalan haber yaydığı” gerekçesiyle internet kullanıcıları tutuklanmış ve birçok yerde de devlet eliyle dijital mecralar üzerinde dezenformasyon yayılmış olduğu raporda göze çarpıyor. Buna göre, bazı iktidarlar salgın sürecindeki siyasi yetersizlikleri gölgelemek adına kamuoyunu yanıltıcı bilgiler çerçevesinde meşgul ederek, toplumların bir kesimini günah keçisi olarak ilan edip çatışma ortamına zemin hazırlayacak adımlar attı.

Raporda öne çıkan ikinci bir konu da yetkililerin gözetim kuvvetini artırmak için yine salgını gerekçe göstermesi. Bir kamu sağlığı krizi olarak başlayan koronavirüs salgını, birçok ülkede dijitalleşme, hususi veri toplama ve kişilerin özel yaşamına dair bilgilerin toplanmasına doğru evrildi ve dünya üzerinde yüzlerce milyon kişiyi dijital istismara açık hale getirdi. Hem devletler hem özel şirketler yapay zeka teknolojilerini kullanarak biyometrik gözetim ve büyük veri analizlerini kullanarak toplumun ekonomik, siyasi ve sosyal haklarını etkileyecek yönlendirmelerde bulundu, ve çoğunlukla da bu atılan adımlar şeffaflıktan ve denetimden uzak kaldı.

Bir diğer öne çıkan unsur da sessizce ilerleyen “siber-egemenlik” olgusu çerçevesinde gerçekleşti. Çin, Rusya, İran ve Türkiye’nin de aralarında bulunduğu bir takım ülkeler salgın döneminde kendi internet kurallarını kendi ulusal sınırları çerçevesinde uygulayacağını ilan ederek yerel düzenlemeler hazırladı. İnternetin yapısına aykırı şekilde hazırlanan bu düzenlemelerin önümüzdeki dönemlerde iş dünyasını ve sivil toplumu olumsuz etkilemesi beklenirken, aynı zamanda devletlerin işleyişini de haklar ve hürriyetlerden uzaklaştırarak güvenlik merkezli bir alana doğru itiyor.

SİVİL TOPLUMA GÖREV

Siber egemenlik algısının yükselişine dair de görüş belirten rapor, bu eğilimi tersine çevirmenin en uygun yöntemi olarak da çokpaydaşlılık modeline meşruiyet ve etkinlik kazandıracak adımların atılmasının önemine değiniyor. Buna göre de internet ortamının işleyişinin düzenlenmesi için devletlerin tek yetkili olarak kalmasındansa, demokratik ilkelerin ve katılımcılığın temsil edilmesinin önemine vurgu yapılıyor. Hali hazırda uygulanan yönetişim unsurlarının, teknoloji girişimcilerinin kamu yararıyla çeliştiği durumlarda yasadığı zorlukları da belirten rapor, buna karşın kamu ve küresel sivil toplum örgütlerinin katkılarının yeterince değerlendirilmediğini de belirtiyor.

Ayrıca, Freedom House önümüzdeki süreçte mecraların yönetilmesi ve içeriğin düzenlenmesine dair yapılacak uygulamalar için, var olan şeffaflık uygulamalarından çok öte geçilmesini, sistemli insan hakları ihlallerinin bağımsız denetçiler tarafından gözetilerek haklar ve hürriyetlere saygı gösteren uygulama ve yönetimlerin olduğu açık bir internet ve iletişim sektörü inşasına destek çağrısı da yapıyor.

“Demokratik yaşamın vazgeçilmezi” olarak nitelenen internetin açık, özgür ve küresel yapısını koruması gerektiği de raporda yapılan bir diğer çağrı. Bunun gerekçesi olarak da ifade hürriyeti ve toplumsal katılımın olanakları ve ekonomik kalkınmanın yeni temeli olduğu öne sürülüyor. Tüm bu olanaklara rağmen, geçtiğimiz yıl boyunca yaşanan toplumsal eylemlerde Minsk, Khartoum ya da Caracas’ta iktidarlar ilk fırsatta internet bağlantısını sınırlamayı ya da tümden bağlantıyı kesmeyi getiren kısıtlayıcı adımlar attı. Bununla birlikte benzer gereçleri kullanarak Hong Kong ya da Minneapolis’teki protestocular, olay yeri görüntüleriyle haklılıklarını dünyaya duyurdular.

Raporun tamamına ulaşmak için tıklayın.

 

Son Haberler

İzmit’te bar işletmecileri isyan etti

Kocaeli'nin İzmit ilçesinde bar işletmecileri polisin her gün keyfi denetim yapmasına tepki gösterdi. Bar işletmecileri, bu akşam mekanlarını açmadı. İzmit’te salgın döneminin büyük bölümünü kapalı...

Kütahya’da sahte içki operasyonu

Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde jandarma tarafından yapılan operasyonda 32 litre sahte alkol ele geçirildi. Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde jandarma tarafından yapılan operasyonda 32 litre sahte alkol ele...

Muhittin Böcek’in sağlık durumu hakkında açıklama

Antalya Büyükşehir Belediyesi, Muhittin Böcek'in sağlık durumu hakkında yeni açıklama yaptı. Açıklamada Böcek'in sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu kaydedildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi, Muhittin Böcek'in sağlık durumu...

İtalya’da sokağa çıkma yasağı geri geldi

İtalya'da artan koronavirüs vakaları nedeniyle ülkenin bazı yerlerinde sokağa çıkma yasağı uygulanmaya başlandı. İtalya Sağlık Bakanlığı tarafından dün açıklanan verilere göre, ülkede son 24 saatte...

Çok Okunanlar

Bilgisayar mühendisliği öğrencisinden vaka sayısı tahmin algoritması

Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği son sınıf öğrencisi Ahmet Emir, Türkiye'de koronavirüs vaka sayısının gizlenmesi nedeniyle tahmin algoritması geliştirdi. Türkiye'deki toplam...

Süleyman Soylu’nun konuşmalarını paylaşan yurttaş gözaltına alındı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Sivas Valisi Salih Ayhan’a yönelik eleştirel paylaşımlarda bulunan Erdal Yılmaz’ın evi basıldı, terör örgütüne...

Nihat Hatipoğlu: Sokakta bira içen 4 genç kızımızı görünce hayretler içinde kaldım

Televizyonlarda yaptığı dini programlar ve AKP'ye yakınlığı ile bilinen İlahiyatçı Nihat Hatiopğlu bu defa ise genç kadınlara ilişkin söyledikleri...

İstanbul için yeni salgın tedbirleri kararlaştırıldı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İstanbul'daki Covid-19 vaka sayısının Türkiye genelinin yüzde 40'ına, Ankara'nın 5 katına ulaştığını açıkladı. Sağlık Bakanı Fahrettin...

Çocuğa cinsel istismarda bulunan Metro Turizm muavini tutuklandı

Metro Turizm'in yolcu otobüsünde seyahat eden 17 yaşındaki E.H. isimli çocuğu istismar eden muavin Hüseyin Ç., Keşan ilçesinde polis...

Koronavirüs aşı deneylerine gönüllü katılan doktor hayatını kaybetti

Oxford koronavirüs (Covid-19) aşı denemelerine katılan Brezilya'dan bir gönüllü doktorun yaşamını yitirdiği açıklandı. Brezilya Ulusal Sıhhi Gözetim Ajansı, Oxford koronavirüs...

Erdoğan karar verdi: Dokuz ilde ‘acele kamulaştırma’ kararı

Ankara, İstanbul, Hatay, Gaziantep, Mersin, Kilis, Kastamonu, Diyarbakır ve Amasya'da gerçekleştirilecek enerji projeleri için bazı taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar...

Kardeşi tarafından öldürülen Melek Aslan’ın cenazesini ailesi reddetti

Diyarbakır'da kardeşi Mustafa Aslan tarafından öldürülen Melek Aslan'ın cenazesi ailesi tarafından teslim alınmadı. Diyarbakır'da kardeşi Mustafa Aslan tarafından öldürülen Melek Aslan'ın cenazesi ailesi...

Ermenistan ordusu Serdar Ortaç’ı “öldürdü”

Ermenistan Kamu Radyosu internet sitesinde yayınlanan 'Günlere göre öldürülen Azerbaycan askerlerinin sayısı' başlıklı haberinde popçu Serdar Ortaç'ın fotoğrafını kullandı. Azerbaycan...

Metro Turizm’de 17 yaşındaki çocuğa cinsel istismar

Metro Turizm’e ait otobüste seyahat eden 17 yaşındaki çocuk, yan koltukta kendisini izleyerek cinsel istismarda bulunan muavini cep telefonuyla...

Gözden Kaçmasın