TOKİ adıyla arsa sattılar: Tuncay Sonel'in adı kooperatif soruşturmasında
Ordu'da 2017 yılında başlatılan ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) bağlantısı olmamasına rağmen yüzlerce vatandaşa konut yapılacağı vaat edilerek imarsız arsa satışı gerçekleştirildiği belirtilen kooperatif projesine yönelik hazırlanan savcılık dosyasında, milyonlarca liralık para hareketleri ile dönemin Ordu Valisi Tuncay Sonel'in imzasını taşıyan resmi evraklar yer aldı.
BirGün gazetesinden Onur Durmuş’un haberine göre, Ordu Kent Konut Yapı Kooperatifi yönetiminin değişmesinin ardından yapılan geriye dönük incelemelerde ortaya çıkarılan belgeler adli makamlara teslim edildi. Hazırlanan ve savcılığa sunulan inceleme dosyasında, Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in isminin ve imzasının yer alması dikkat çekti.
TOKİ ADIYLA TANITIM YAPILDI
Ordu'da 2017 senesinde faaliyete geçen Ordu Kent Konut Yapı Kooperatifi, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile hiçbir resmi bağı ya da sözleşmesi bulunmamasına karşın, üzerinde kurumun resmi logoları yer alan broşürler ve tanıtım materyalleri basarak yüzlerce kişiyi bu projeye dahil etti. Projeye katılan vatandaşlara, henüz imar izni bulunmayan arsalardan pay satın almaları durumunda ileriye dönük olarak TOKİ projelerinden daire sahibi olacakları yönünde vaatlerde bulunulduğu kaydedildi.
Söz konusu kooperatifin yürüttüğü ilk tanıtım faaliyetlerinde doğrudan TOKİ ismi ve amblemleri kullanıldı. İnternet sitesi üzerinden kamuoyuna yayımlanan duyuru metinlerinde, dönemin Adalet ve Kalkınma Partili (AKP) Altınordu Belediyesi ile TOKİ arasında bir iş birliği yapıldığı vurgulandı. Vatandaşlara ulaştırılan tanıtım broşürlerinde ise “TOKİ daireleriniz sizleri bekliyor” ve “Yeni TOKİ evlerini Ordu’da siz Ordulular için yapıyor” biçimindeki ifadelerin yer aldığı aktarıldı. Gerçekleştirilen bu reklam ve tanıtım çalışmalarının ardından yaklaşık 287 kişinin kooperatife ortaklık kaydı yaptırdığı belirtildi. Projeye dahil olan katılımcıların temel gerekçesi arsa payı alarak TOKİ konutlarından daire edinmek iken, daha sonraki süreçte ortaya çıkan resmi belgeler bu tanıtımların yapıldığı dönemde kurumlar arasında hiçbir yasal sözleşme bulunmadığını ortaya koydu.
TOKİ SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU
Savcılık incelemesine sunulan dosyada yer alan önemli evraklardan birinin de bir kooperatif ortağının Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden yaptığı başvuruya TOKİ tarafından verilen 30 Kasım 2021 tarihli resmi cevap yazısı olduğu görüldü. Kurum tarafından gönderilen resmi yazıda, TOKİ ismi ve logosunun kooperatif reklamlarında izinsiz şekilde kullanıldığı doğrulanırken, yapılan idari incelemeler neticesinde Ordu Kent Yapı Kooperatifi ile kurum arasında hiçbir sözleşmenin akdedilmediği bildirildi. Bahse konu resmi yanıtta, kurum ismini taklit ederek vatandaşları yanıltmaya çalıştığı değerlendirilen sorumlular hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu bilgisi de paylaşıldı.
Yaşanan tıkanıklıkların ardından kooperatif yönetiminin ilk olarak dönemin AKP'li Altınordu Belediyesi vasıtasıyla bir çözüm arayışına girdiği ifade edildi. Proje kapsamındaki arsanın kamulaştırılması ve kamu kurumu aracılığıyla yeni bir çalışma modeli oluşturulması seçeneği gündeme getirilmiş olsa da, belediye meclisinde imar problemleri gerekçe gösterilerek bu talebe olumlu yaklaşılmadığı belirtildi. Bu gelişme üzerine sürecin doğrudan dönemin Ordu Valisi Tuncay Sonel'e aktarıldığı kaydedildi. Ordu Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) ile kooperatif idaresi arasında imzalanan bir protokol çerçevesinde, kooperatife ait altı adet parselin TOKİ tarafından konut inşa edilmesi şartıyla bedelsiz olarak valilik makamına devredilmesi kararlaştırıldı. İmzalanan sözleşmede, TOKİ tarafından konut projesinin hayata geçirilmemesi durumunda tapu kayıtlarının yeniden kooperatife iade edileceği hükmünün bağlandığı açıklandı.
TOKİ REDDETTİ, VALİLİK BİLDİRMEDİ
Dosya içeriğinde yer alan 7 Nisan 2022 tarihli resmi TOKİ yazısında, Ordu Kent Yapı Kooperatifi adına talep edilen toplu konut projesinin kurum tarafından kesinlikle gerçekleştirilmeyeceği açık bir dille valiliğe bildirildi. İlgili resmi yazıda, geçmiş dönemlerde benzer iş birliği projelerinde meydana gelen hukuki ihtilaflar ve sorunlar sebebiyle TOKİ’nin bu tarz projelerde taraf olmama yönünde kesin bir prensip kararı aldığı aktarıldı. Bu resmi ret kararına ve imzalanan protokol gereği tapuların en geç altı ay içerisinde kooperatife iade edilmesi zorunluluğuna karşın, belgeler sürecin fiilen 2024 yılına kadar sürdürüldüğünü gösterdi. Kooperatif üyelerine ise TOKİ tarafından gönderilen üç ayrı resmi ret yazısının içeriğinin tebliğ edilmediği ve gizlendiği belirtildi.
RESMİ KAYITLARDA OLMAYAN PROTOKOL
Kooperatif bünyesinde gerçekleşen yönetim değişiminin ardından yeni idare tarafından yapılan finansal ve idari incelemelerde, yasal ortak sayısının 290 kişiyle sınırlandırılmış olmasına rağmen yaklaşık 60 kişinin daha mevzuata aykırı şekilde projeye dahil edildiği belirlendi. Yargıya intikal ettirilen süreçte, Tuncay Sonel’in imzasını taşıyan ancak kooperatifin resmi karar defterlerinde ve kayıtlarında izine rastlanmayan yeni bir protokol evrakı savcılığa sunuldu. Kooperatifin yeni yönetim kurulunun Ordu Valiliği makamına yaptığı resmi bilgi edinme başvurusuna verilen yanıtta ise idari kayıtlarda böyle bir protokolün mevcut olmadığının bildirildiği kaydedildi.
60 KİŞİLİK KONTENJAN TARTIŞMASI
Bahse konu gizli protokolde, şehit ve gazi yakınları ile yardıma muhtaç ihtiyaç sahibi vatandaşlar için 60 kişilik özel bir ek kontenjan hakkı oluşturulduğu ibaresinin yer aldığı görüldü. Ancak savcılık dosyasına giren belgelere ve iddialara göre, bu insani kontenjandan faydalandırılan kişilerin aslında bölgedeki tanınmış iş insanları, akademisyenler, organize sanayi bölgesi yöneticileri ve çeşitli nüfuzlu meslek gruplarına mensup şahıslar olduğu saptandı. Bu kişilerin kooperatifin resmi banka hesaplarına 20 TL, 100 TL ve 200 TL gibi tamamen sembolik tutarlarda ödemeler gerçekleştirerek ortak yapıldıkları, hatta Ordu Valiliği Özel Kalem Müdürlüğü tarafından da 100 TL’lik bir ödemenin yapıldığına dair banka dekontlarının dava dosyasında yer aldığı ifade edildi. Kooperatifin yeni yönetimi, bu şahısların eski yöneticilerin şahsi hesaplarına ise kayıt dışı olarak çok yüksek miktarlarda para transferleri gerçekleştirdiğini belirterek ilgili tüm banka dökümlerini savcılık makamına teslim etti.
Savcılık dosyasındaki iddialarda, eski Vali Tuncay Sonel ile yakın ilişkisi olduğu belirtilen K.K. isimli şahsın da adı geçti. Dosyadaki bilgilere göre K.K.’nin, 60 kişilik bu özel ek kontenjan kapsamında projeye dahil edilen kişilerin ödemelerini organize etmek ve tüm mali süreci perde arkasından takip etmekle görevlendirildiği bildirildi. Savcılığa sunulan şikayet dilekçesinde, K.K.’nin listede adı geçen kişilerin üyelik onay işlemlerinin ancak kendi şahsi ödemelerini yapmasının ardından tamamlanmasını talep ettiği kaydedildi. Ayrıca K.K. isimli şahsın, usulsüzlük iddialarının adli makamlara yansımasının hemen ardından 40 farklı kişi adına kooperatifin banka hesabına tek seferde 3 milyon Türk Lirası yatırdığı, bu işlemin akabinde ise henüz imarı dahi bulunmayan arsa için 4 milyon 180 bin TL tutarında fahiş bir zemin etüt faturası kesildiği evraklarla belgelendi. Kooperatifin yeni idari yönetimi, hesaba sonradan yatırılan bu yüksek meblağlı paranın geçmişte yapılan finansal usulsüzlüklerin üzerini örtmek amacıyla sisteme sokulduğunu ifade etti.
DOSYA SAVCILIKTA
Kooperatif yönetiminde yaşanan idari değişikliğin ardından başlatılan geriye dönük geniş çaplı inceleme faaliyetleri sonucunda elde edilen tüm TOKİ yazışmaları, CİMER başvuru yanıtları, valilik imzalı protokoller, üyelik kayıt defterleri, usulsüz para transferleri ve banka dekontları tek bir dosya haline getirilerek Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildi. Böylelikle uzun yıllar boyunca kamu kurumu olan TOKİ’nin adı ve saygınlığı kullanılarak yürütülen gayrimenkul tanıtımları, dönemin valisi Tuncay Sonel imzasıyla yürütülen kayıtsız protokoller, usulsüz oluşturulan 60 kişilik ek kontenjan listesi ve milyonlarca liralık gizli para hareketlerine ilişkin tüm iddialar yargı denetimine taşınmış oldu.