SAĞLIK

Koronavirüs: Türkiye salgın hastalıklara karşı deneyimli

Uzm. Dr. Melahat Cengiz, Türkiye‘nin salgın hastalıklara karşı yeterince deneyime sahip olduğunu belirtirken, Sağlık Bakanlığı’nın Dünya Sağlık Örgütü’yle eş güdümlü olarak gelişmeleri takip ettiğini ve karantina koşullarına hazırlık yaptığını söyledi.

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Melahat Cengiz, koronavirüsün sonbahar ve kış mevsimlerinde yayılım göstereceğini belirtirken virüs hakkında, “Koronavirüsler birçok hayvan türlerini ve insanları enfekte edebilme kabiliyetine sahip RNA virüsleridir. Virüsler; insanlarda soğuk algınlığı, üst ve alt solunum yolu viral enfeksiyonların yaklaşık üçte birinden sorumludur. Mevsim olarak sonbahar ve kış aylarında yayılım gösterir. Genelde insanlarda boğaz ağrısı, burun akıntısı, kuru öksürük, halsizlik belirtileri verir” dedi.

SARS İLE 800, MERS-CoV İLE 791 KİŞİ YAŞAMINI YİTİRMİŞTİ

2002 yılında görülen SARS ile ilgili de bilgi veren Cengiz, “Koronavirüsün inkübasyon (kuluçka) süresi normalde 3-5 gün olup hastalık bir hafta içinde sınırlanır. Ancak bağışıklık sistemi baskılanmış veya altta yatan hastalıkları (diabet, kalp yetmezliği, böbrek hastalığı) olanlarda pnömoni (zatürre) tablosu gelişebilir. 2002 yılına kadar insanlarda hastalık yapan dört türü mevcut olmakla birlikte, 2002 yılında Çin’in Guandong bölgesinden yabani kediler vasıtası ile insana geçiş yaptığı düşünülen ve SARS’ın (Ağır Akut Solunum Yetmezliği Sendromu) nedeni olan bir değişimle kıtalar arası yeni hastalık gelişmiş ve 800 kişinin ölümüne neden olmuştur. Yapılan sınırlama ve koruyucu önlemlerle hastalık gelişimi baskı altına alınmıştır” ifadelerini kullandı.

Koronavirüs enfeksiyonlarının bir diğer örneğinin Suudi Arabistan’da 2012’de görülen ve develerden bulaşan MERS-CoV olduğunu belirten Uzm. Dr. Cengiz, bu salgında 2230 olguya rastlandığını ve 791 kişinin hayatını kaybettiğini belirtti. Ayrıca Cengiz, “Bu hastalıkların ortak özellikleri sadece temas yolu ile değil aynı zamanda damlacık ve solunum yolu çıkartıları ile bulaştırıcı olduğunun düşünülmesidir” ifadelerine yer verdi.

İNSANDAN İNSANA HIZLA YAYILABİLİR

Yeni koronavirüsün insandan insana hızla bulaşma özelliğini vurgulayan Cengiz, “Yeni koronavirüs 29 Aralık 2019’da Çin’in Hubei eyaletinde bulunan 11 milyon nüfusa sahip Vuhan şehrinde canlı hayvan ve sebze pazarından geliştiği düşünülen hayvandan (yarasa) insanlara bulaşan çeşidi olup hızla insandan insana bulaşma özelliği taşımaktadır. Bugün için virüs bulaşı saptanan kişi sayısı 24.560, can kaybı ise 493 olarak bilinmektedir (5 Şubat itibariyle). Bugün için 2019-nCoV ölüm oranı yüzde 2,2’dir. SARS’ta bu oran yüzde 9, MERS CoV’da ise yüzde 34,5 olarak belirlenmişti” dedi.

VUHAN: BUGÜNE KADAR GÖRÜLEN EN YOĞUN İZOLASYON

Çin’in bugüne kadar görülen en yoğun izolasyon sistemini uyguladığını vurgulayan Cengiz, “Çin’de  görülen vakalar artık Avustralya, Almanya ve ABD gibi birçok ülkede görülmekte ancak bu kişilerin vakanın tanımlandığı yerden geldiği tespit edildi. Bu anlamda Dünya Sağlık Örgütü, acil eylem planı ile tüm ülkelerin hazırlık yapmasını ve olası sonuçların süreç içinde değerlendirileceğini öngörmektedir. Çin, vakaların tanımlandığı andan itibaren sıkı izolasyon politikası ile toplumsal duyarlık ve uyumu artırarak 47 milyon insanı karantina altına aldı” ifadelerini kullandı.

“HASTALIĞIN GIDALARLA BULAŞMA ÖZELLİĞİ YOKTUR”

2019-nCoV’un nasıl bulaştığı konusunda bilgi veren Uzm. Dr. Cengiz, “Yeni koronavirüslerde diğer koronavirüsler gibi solunum salgıları ile bulaşır. Hasta kişilerin öksürük, hapşırık, konuşma gibi  yollarla saçtıkları solunum salgıları sağlam kişilerin boğaz mukozalarına reseptörler aracılığı ile tutunur. Bu durum hasta kişiye 1 metreden yakın olma halinde görülebilir. Virüsün hasta kişilerin solunum salgıları dışında gaytalarında da tespit edilmesi ayrıca çıkartılarına temas edilmesi halinde hastalığın bulaşabileceğini göstermektedir. Hastalığın gıdalarla (et, süt, yumurta) bulaşma özelliği bugünkü bilgiler ışığında yoktur” dedi. “Hastalık, 2-14 gün süren bir kuluçka süresinden sonra birden başlayan yüksek ateş (39 derece), öksürük ve nefes darlığı ile karakterlidir. Hastalık genellikle orta-ağır bir klinik seyir göstermektedir” dedi. Cengiz sözlerine, “Ağır hastalanan ve ölen kişilerin büyük kısmı ileri yaşta, altta yatan hastalıkları (akciğer hastalıkları, organ yetmezlikleri, kanser, diyabet, bağışıklık baskılayan hastalıklar) olan kişilerden oluşmaktadır” şeklinde devam etti.

“TÜRKİYE SALGINLARA KARŞI DENEYİMLİ”

Türkiye’de görülen 92 vakada koronavirüse rastlanmadığını belirten Cengiz, “Türkiye‘de gerek kuş gribi, gerek kırım kongo ateşi sonrası salgın hazırlıkları ve önlemleri konusunda yeterince deneyime sahip. Dünya Sağlık Örgütü ile eş güdümlü olan Sağlık Bakanlığı, Bilimsel Araştırma Komisyonu ile gün gün gelişmeleri takip etmekte ve eksikleri sahada tamamlamaktadır. Birçok şehirde referans hastaneler belirlenmiş olup karantina koşullarına hazırlık yapıldığı görülmektedir” dedi.

“KİŞİSEL HİJYEN DIŞINDA ÖZEL ÖNLEME GEREK YOK”

Hastalıktan korunmak için henüz bir aşı ve ilaç tedavisi olmadığının ve bu konudaki çalışmaların erken sonuç vermeyeceğinin bilim otoriteleri tarafından teyit edildiği göz önünde bulundurulduğunda, hastalıktan korunmada şimdilik en etkili yöntemin virüsle (hasta kişilerle) temas etmekten kaçınmak olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Cengiz, “Şu ana kadar hastalık ülkemizde görülmemekte ve bu konuda önlem paketleri hazırlanmaktadır. Bu nedenle toplumda özel bir önlem alınmasına gerek yoktur. Ancak kış aylarında görülen ve solunum yolu enfeksiyonu yapan çok sayıda virüsten (grip, nezle virüsleri vb.) korunmak için el temizliğine dikkat edilmesi, temiz olmayan ellerin göz, ağız ve buruna götürülmemesi, sık sık suya sabuna dokunulması koronavirüsler için de en etkili korunma yöntemi olarak bilinmektedir” ifadeleriyle uyarıda bulunarak sözlerini tamamladı.

Etiketler

dokuz8HABER’i takip edin

Video