Mersin’de ortak açıklama yapan sağlık örgütleri, Nafız Çolak, M. Akif Ersoy ve Osmaniye Aile Sağlık Merkezleri’nin sınıflarının düşürülmesine ve ödeneklerin geri ödenmesinin istenilmesine yönelik açıklama yaptı. Açıklamada, “Bu üç ASM sınıf düşürülmüş, bu şekilde de ödenekleri kesilmiştir. Bununla da yetinmeyen Sağlık Bakanlığı geçmişe yönelik ödeneklerin de geri ödenmesini isteyerek tüm çalışanları çok zor durumda bırakmıştır” denildi.

Mersin’de ortak açıklama yapan sağlık örgütleri, Nafız Çolak, M. Akif Ersoy ve Osmaniye Aile Sağlık Merkezleri’nin sınıflarının düşürülmesine ve ödeneklerin geri ödenmesinin istenilmesineyönelik açıklama yaptı. Açıklamada, “Bu üç ASM sınıf düşürülmüş, bu şekilde de ödenekleri kesilmiştir. Bununla da yetinmeyen Sağlık Bakanlığı geçmişe yönelik ödeneklerin de geri ödenmesini isteyerek tüm çalışanları çok zor durumda bırakmıştır” denildi. “Sağlık Bakanlığı bu kararından hemen vazgeçmeli ve yaşanan mağduriyeti ortadan kaldırmalıdır” talebinde bulunulan açıklamada, ” Sağlık çalışanlarının yaşadıkları bu zorlu pandemi koşullarını düzeltmek ve ek destek sağlamak yerine bu mağduriyeti yaşatanlar, buradaki sağlık çalışanı arkadaşlardan özür dilemelidir” ifadelerin yer verildi.

Basın açıklamasının tamamı şu şekilde:

“ASM ÇALIŞANLARIYLA DEĞİL, COVID-19 İLE MÜCADELE EDİN

“COVID-19 ile mücadelede sınıfta kalan ve bu başarısızlığını sağlık çalışanlarına, vatandaşa yüklemeye çalışan Sağlık Bakanlığı yeni bir skandala daha imza atarak ilimizdeki üç Aile Sağlığı Merkezi’nin sınıflarını haksız yere düşürmüş ve zorlu koşullarda COVID ile mücadele eden sağlık çalışanlarına bir darbe daha vurmuştur. Mersin’de 2010 yılında sağlık ocaklarının kapatılmasından sonra birinci basamak sağlık hizmetleri tüm zorlu koşullarda Aile Sağlığı Merkezlerinde yürütülmektedir. Son bir yıldır COVID pandemisi ile mücadele dokuz hekim ve toplam 20 sağlık çalışanımızı kaybettik. Ölen dokuz arkadaşımızın üçü de aile hekimidir ve bu insanlar canlarını ortaya koyarak hizmet vermektedirler. Ancak hepimizin bildiği gibi çalışma yaşamını çok zora sokan sözleşmeler ile bu çalışma ortamı devam ettirilmekte ve pandemiye rağmen bu sözleşme şartlarına göre insanlar çok mağdur olmaktadırlar. Bu mağduriyetlerden biri de şu an açıklamayı yaptığımız Nafiz Çolak ASM, M.Akif Ersoy ASM ve Osmaniye ASM’nin sınıflarının düşürülmesi ve tüm çalışanların zorlu pandemi koşullarında ekonomik olarak zor şartlara mahkûm edilmesidir.

M.Akif Ersoy ASM’nin temizlik personelinin COVID’e yakalanması sonrası kullandıkları rapor nedeniyle yıllık rapor ve izin süresi olan 14 günü geçmediği halde bu neden gösterilmiştir. Nafiz Çolak ASM ve Osmaniye ASM’de çalıştırılan personellerin COVID olması ve bu nedenle de işten çıkarılıp yerine başka bir personelin alınmaması gerekçe gösterilmiş ve bu üç ASM sınıf düşürülmüş, bu şekilde de ödenekleri kesilmiştir. Bununla da yetinmeyen Sağlık Bakanlığı geçmişe yönelik ödeneklerin de geri ödenmesini isteyerek tüm çalışanları çok zor durumda bırakmıştır.

Bu uygulamaya nereden baksanız ciddi bir tutarsızlık vardır. İşçi çıkarmanın yasak olduğu bir dönemde rapor süresi dolan işçinin işten çıkarılmaması ve yerine başka bir temizlik işçisinin alınmamasının gerekçe gösterilmesi tam bir işçi düşmanlığıdır ve hükümetin söyledikleriyle yaptıklarının ne kadar farklı olduğunun çok somut bir göstergesidir.

Mersin Tabip Odası ve Mersin Aile Hekimleri Derneği olarak biz bu yapılanın çok ciddi bir haksızlık ve adaletsizlik olduğunu düşünüyoruz. Çok zor şartlarda pandemi ile mücadele eden sağlık çalışanlarına sözleşmenin antidemokratik maddelerini bahane ederek yapılan bu uygulama insafla, adaletle ve insanlıkla bağdaşmıyor.

Sağlık Bakanlığı bu kararından hemen vazgeçmeli ve yaşanan mağduriyeti ortadan kaldırmalıdır. Sağlık çalışanlarının yaşadıkları bu zorlu pandemi koşullarını düzeltmek ve ek destek sağlamak yerine bu mağduriyeti yaşatanlar, buradaki sağlık çalışanı arkadaşlardan özür dilemelidir.

Bu vesile ile aslında başından bu yana karşı çıktığımız Aile Hekimliği Sistemi’nin aksaklıkları ve eksikliklerinin de gün yüzüne çıktığı görülmektedir. Bu sistemin acilen değiştirilerek tüm aile sağlığı merkezlerinin kamulaştırılması, tüm çalışanların kadrolu, iş güvenceli bir şekilde çalışmalarının sağlanması, her aile hekimine en az bir ebe ve bir hemşire, her ASM’ye de bir sağlık memuru, bir çevre sağlığı teknisyeni ve bir temizlik görevlisi olacak şekilde kadroların genişletilmesi gerekmektedir. Birinci basamağın asli görevi olan koruyucu sağlık hizmetlerine yönelik gerekli tedbirler alınmalı, COVID-19 mücadelesi hastanelerde değil birinci basamak temel alınarak ve güçlendirilerek yapılmalıdır.
Sağlık çalışanları COVID-19 pandemisi ile mücadele ederken, Sağlık Bakanlığı’nın çalışanlara karşı mücadele vermesi asla kabul edilemez. Her üç ASM çalışanları Sağlık Bakanlığı’nın bu hukuksuz uygulamalarına karşı idare mahkemesine başvurup haklarını sonuna kadar arayacaklar ve gerek Mersin Tabip Odası olarak gerekse de Mersin Aile Hekimleri Derneği olarak bizler bu süreçte arkadaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz.”

NAFİZ ÇOLAK ASM
MEHMET AKİF ERSOY ASM
OSMANİYE ASM
MERSİN AİLE HEKİMLERİ DERNEĞİ
MERSİN TABİP ODASI