20 Ocak 2021, Çarşamba

Salgınla mücadelenin en ön cephesiyle röportaj: Covid-19’da pik noktasını geçtik

Richard JamesBütün yazıları
Istanbul'da yaşayan serbest yazar ve fotoğrafçı. / Freelance writer and photographer living and working in Istanbul.

Çin’in Vuhan kentinde başlayan ve sonrasında hızla dünyaya yayılan koronavirüsle mücadelede en ön cephede mücadele edenler doktorlar ve sağlık çalışanları. Salgının günümüze kadar devam eden seyrini ve etkilerini de somut olarak en fazla deneyimleyenler şüphesiz onlar.

Salgının başından bu yana İstanbul’da bulunan ve pek çok hastanın tedavi sürecini yöneten bir doktorla Covid-19’un bugününü, ülkeye etkilerini ve geleceğini konuştuk.

Bize kendinizden ve mesleki uzmanlığınızdan bahsedebilir misiniz?

Ben mesleğinin 10 yılını doldurmuş bir doktorum. Türkiye’nin pek çok yerinde görev yaptım. Iç hastalıkları uzmanı hastaların hipertansiyon, hiperlipidemi, kan şeker yüksekeliği gibi metabolik hastalıklarla ilgilenir. Bunun yanı sıra bazı enfeksiyon hastalıkları , böbrek hastalıkları, kalp hastalıkları, yaşlıların ve evde bakım hastalarının sorunları ile uğraşır. Aynı zamanda hastaların yakınmalarından tanısını koyup, onunla ilgilenen spesifik branşa yönlendirir.

Covid’in Türkiye’deki yayılmasından nasıl ve ne zaman haberdar oldunuz?

Covid Türkiye’ye resmi olarak geldiğini 11 mart’ta  bakanlığın tarafımıza gönderdiği genelgeden öğrendim. Öğrendikten hemen sonra hastanemiz, pandemi  için İstanbul’da gösterilen ilk merkezlerden biri oldu. 1-2 gün içerisinde hasta yatışı olmaya başladı. Beni de klinikten sorumlu dahiliye uzmanı olarak yatan hasta servisinin başına görevlendirdiler.

İlk şüpheli/teşhisli vakalardan bugüne, çalıştığınız hastahanede durumun nasıl geliştiğini ana hatlarıyla anlatabilir misiniz?

Başlangıçta hastalık çok yeni olduğu için Çin halk cumhuriyetinin ingilizce olarak yayınladığı bilimsel makalelerden ve yayınlardan faydalandık. Hastalıktan koruyucu ekipmanlar ilk başta çok yeterli sayıda olmamakla beraber vardı. Bir adet tulumu ilk günlerde birkaç kişi kullanıyorduk. Hasta odalarına sırayla giriyorduk. Tüm hastaneye sadece covid hastası yatıyordu. Odalara hastaları tek kişi alıyorduk solunum ve temas izolasyonuna başlangıçtan itibaren çok dikkat edildi.

Yeterli sayıda kişisel ekipman gelene kadar tulum, maske, dezenfektan ve siperlik bağışları hastanemize çok sayıda ulaştı. ilk 3 hafta bittiğinde sağlık bakanlığı artık bize her gün giyilip atılmak üzere Tulum maske veriyordu.

Üçüncü haftada çok sayıda hasta yatması nedeniyle, taşınmak için boşaltılan hastane binaları yeniden açıldı. Bomboş binaların içerisine bir gecede  tüm ekipmanlar getirildi. Hemşire, doktor ve yardımcı sağlık personelleri hızla görevlendirildi. Bu esnada beni bu yeni açılan hastaneye klinik koordinatör olarak görevlendirdiler. Yoğun bakımda dahil her türlü hizmet veriyorduk. Aynı  zamanda yayınlarda uygulanıp, fayda görülen her türlü tedavi yöntemi tarafımıza hızla ulaştırılıyordu. Bunlar plaquanil, favipiravir, tosiluzumab gibi ilaç tedavileri, high flow oxygen aletleri vs içeriyordu. Bunun başarılı olmamıza katkısının çok olduğunu düşünüyorum.

Tecrübelerinize göre virüs nasıl ortaya çıktı? Tedavi ettiğiniz diğer mevsimsel virüslerden önemli derecede farklılık gösteriyor mu? Gösteriyorsa farkı nedir?

Virüsün nasıl ortaya çıktığı konusunda fikir yürütmek çok zor bence ama coronavirus yeni bir virus değildi bizim için. Mers-CoV ve Sars-CoV gibi salgınlar geçmiş senelerde de vardı. ancak kendiliğinden sonlanmıştı ve ülkemize gelmemişti. Başlangıçta öyle olacağını umuyordum. Bu virüs Türkiye’de daha önce tedavi ettiğim diğer virüslere göre çok bulaşıcıydı. Akciğerleri görüntülemek için çektiğimiz tomografilerde akciğerin alt ve periferik kısımlarını hızla tutup, ilerici derecede destruksiyon yaptığını gördük. Özellikle geçmişte tüberküloz geçiren hastalarda, hipertansiyonu ve diyabeti olanlarda kötü gidiyordu. İyileşenlerde de iz kalıyordu. Bazıları çıktıktan sonar yeniden hastalık alevlenmesi ile yatırılıyordu.

Ne tür semptomlarla karşılaşıyorsunuz? Tüm hastalarda aynı semptomları mı görüyorsunuz?

Hastalarda en sık gördüğüm yakınma ateş, kuru öksürük, yaygın vücut ve eklem ağrısı, baş ağrısı, boğaz ağrısı ve hava açlığı. Hastadan hastaya farklılık gösteriyor ve hepsi tümsemptomları aynı anda göstermiyor. Benim içi en ürkütücü olan semptom hava açlığı. Ciddi bir solunum yetmezliği habercisi olabilir.

Martta, vakaların resmi olarak onaylandığı ilk tarihten önce, Covid’e benzer semptomlar gösteren hastalar görüyor muydunuz?

Kasım ve aralık aylarında da benzer vakalar gördüm. Bir kaç tanesi yakın çevremden doktor arkadaşlarım ve tanıdıklarım. Ama biz her sene viral pnömoni gördüğümüz için o dönemde bunun ciddi bir şey olabileceğini düşünmedik. Hatta sonradan dönüp baktığımda akciğer görüntülemeleri ve kan tablolarının, şu anki koronavirus ile çok benzer olduğunu düşünüyorum.

Erişiminizin olduğu Antikor testleri ve Covid-19 testleri ne kadar doğru? Diğer ülkelerde testlerin güvenilirlikleri açısından bazı şüpheler bulunmaktadır (büyük bir kısmının hem yanlış pozitif hem de yanlış negatif çıktığı iddiaları vardır).

Covid pnömonisi ile uyumlu klinik ve biyokimyasal değerleri olduğu halde hastaların önemli bir kısmında negatif çıkan PCR testi çok gördüm. Yalancı pozitifliği pek rastlamadım diyebilirim. O yüzden yapılan testleri çok güvenilir bulmuyorum.

Siz ve çalışma arkadaşlarınız tarafından ne tür tedaviler denendi? Covid tedavisi için hangi tedavi yöntemlerini en yararlı, hangilerini en yararsız  buldunuz?

Bu soruyu bilimsel veriler ışığında cevaplandırmak daha doğru olacaktır ancak Favipiravir ve tociluzumab tedavisinin  ateşli periyodu ve solunum sıkıntısını azalttığını, yoğun bakıma gidişatın önüne geçtiğini düşünüyorum. Erken dönemde high-flow oxygen tedavisinin de hastaları büyük oranda rahatlattığını gördüm. KOAH ve astımlı hastaların glukokortikoidlerden ve nebül ile verilen bronkodilatatör tedaviden fayda gördüğünü düşünmekteyim. Bu konudaki hastalar üzerindeki veriler kaydedildi, güncel istatistik yöntemleri eşliğinde değerlendirilip en doğru ve kesin bilgi yakında tarafımızdan yayınlanacak.

Türk doktorları tarafından geliştirilen ve test edilen Plazma Tedavisi konusundaki görüşleriniz nedir?

Plazma tedavisi salgın hastalıklarda daha önce de kullanılmış bir yöntem. Plazma tedavisinin kullanılması hastalarda ölüm oranında  belirgin azalma yarattığına dair çalışmalar mevcut. Aynı zamanda iyileştirici etkisinin  nasıl oluştuğuna dair mekanizma ise çok mantıklı bir zemine dayanıyor. Buradaki  sıkıntılardan biri plazma tedavisi için vericiden toplanan kanlarda  antikoru miktar olarak ölçemiyoruz. Kan yoluyla bulaşacak olan hastalıklar açısından da çok dikkatli olmak gerekiyor. Aynı zamanda kan ürünlerine karşı allerjik reaksiyon da dikkatle izlenmesi gerekiyor.

İyileştikten sonra virüse tekrar yakalanan bir hasta gördünüz mü? Sizce bu mümkün mü?

İyileşip taburcu olduktan sonra yeniden hastalık alevlenmesiyle yatan hasta gördüm. yeterli bağışıklık yanıtı için antikor oluşturamayan hastalarda hastalık alevlenip tekrar yatış oluyor.

Türkiye’nin pandemiye karşı müdahalesini nasıl değerlendirirsiniz?

Türkiye başlangıçta test sayısı konusunda yaterli değildi. Fliasyon çalışmalarını da Güney Kore gibi salgın da başrılı olan ülkelere göre daha az ve geç başlattı. Ancak nüfusa oranla ölüm oranları ve iyileşen hasta saysı konusunda İtalya ,ABD ve İngiltere gibi ülkelere göre çok çok daha iyiyiz. Ortalamamız Almanya ya çok yakın.  Iyileşme oranlarımız çok yüksek. Tabiki salgın bittikten sonar veriler tekrar toplandığında aslında cevabımızın nasıl olduğu daha net ortaya çıkacaktır.

Sizce Türkiye neden aralıklı sokağa çıkma yasağı stratejisini (yani yalnızca hafta sonları ve resmi tatillerde) tercih etti? Hastanenize gelen Covid vakalarının sayısında bu sokağa çıkma yasağıyla bağlantılı bir etki gördünüz mü? Sizce aralıklı/tam sokağa çıkma yasağı bulaşmanın önlenmesinde etkili bir strateji mi?

Türkiye ekonomik bir güç olarak dünyada çok iyi olmadığı bir dönemdedir. Bu yüzden devlet yöneticileri mümkün olduğunca ekonomiye zarar vermeden ama insan sağlığını mümkün olduğunca etkilemeyecek şekilde haraket ettiler. Sokağa çıkma yasağı uygulanmaya başladıktan 1 hafta sonra vaka sayılarımız oldukça azaldı. Hatta bazı pandemi yatan hasta servisleri boşaltılıp, normal hasta yatışları oldu. Şu ana kadar kapasite aşımı olmadı.

Yalnızca iki saat öncesinde haber verilerek ilan edilen ilk hafta sonu sokağa çıkma yasağı uygulamaya konduğunda, birçok insanın market alışverişi için mağazalara doluşmasıyla sonuçlandı ve bazıları bunun Covid’in bulaşma oranını arttıracağını iddia etti. Bu ilk hafta sonu sokağa çıkma yasağının ardından gelen günlerde/haftalarda hastaneye kabul ediliş sayısında bir artış gözlemlediniz mi?

Evet o dönemden yaklaşık 10 gün sonra sağlık bakanlığının açıkladığı yeni vaka sayısında hafif bir artış oldu. Bizimde her zamankinden biraz daha yoğun yatış olan iki-üç günümüz oldu. Sokağa çıkma yasağı ilk açıklandığında oluşan marketlerdeki izdihama bağlı oluşmuş olabilir.

Türkiye raporlu 126,000 vakalarını ve 3,397 ölümlerini tarihli olarak bildirmektedir. Sizce bu rakamlar doğru mu, neden?

Bu verilerin içerisine başlangıçta sadece test sonucu kesin pozitif olanlar alınıyordu. Testlerde yanlış negatiflik yüksekti. Covid pneumonisi görünümü olduğu halde testi negative olan vakalar alınmamıştı. Daha sonra sağlık bakanlığı ‘’COVID-19 olası tanısı’’ başlığı altında teşhis kodunu da koydu. Martın 3. Haftasından itibaren rakamların doğruluk payının yüksek olduğunu ve fazla vaka atlanmadığını düşünüyorum.

Covid konusunda en iyi stratejiyi uygulayan ülkenin hangisi olduğunu düşünüyorsunuz ve neden?

Güney Kore’nin gerçekten çok başarılı olduğunu düşünüyorum.  51 milyonun üzerinde nüfusu var. Bu nüfusun  yüzde 81,6 sı kentte yaşıyor. Her iki cinsiyet için beklenen yaşam süresi 83,5 yıl ve tüm nüfus eşit koşullarda sağlık hizmetine erişim sağlıyor. Ülke nüfusunun yüzde 15’i  65 yaş üzeridir. bu Avrupa ülkeleri kadar yüksek olmasa da yine de iyi bir orandır. Bu ülke geçmişte MERS (Middle east respiratory syndrome) salgını geçirdiği için tecrübelidir. kişilerin seyahat bilgileri de dahil sağlık bilgileri ciddi bir şekilde kaydedilmiştir. Salgın boyunca hükumet çok şefaf davranmış, gerçek rakamları halktan gizlememiştir. Test sayısını çok yüksek tutmuş. Testi pozitif olan hastaların karşılaştıkları diğer kişileri bir dedektif titizliğiyle yakalayıp izole etmişlerdir. Ilk 30 kişinin gittiği restoranlar,yaşadığı yer, yaşı, mesleği, kredi kartını kullandığı yerler gibi özellikleri ifşa edildiği için bazı insan hakları aktivistlerinin tepkisini almıştır. Ancak neticede 10653 vaka ile sınırlı kalıp, sadece 232 ölüm ile pandemiyi atlatan bir ülkedir.

Diğer ülkeler ciddi vakaların büyük bir çoğunluğunun 70 yaş üstündeki hastalarda ve sıklıkla daha önceden ek tanısı (komorbidite) olan hastalarda olduğunu bildirmektedirler. Bu, sizin hastanenizde de geçerli olan bir durum mudur? Lütfen hastanenizde virüsün farklı yaş / sağlık ve servet demografik özelliklerine göre nasıl etki ettiğini ayrıntılı olarak açıklayabilir misiniz?

Diyabet hipertansiyon geçirmiş tüberküloz ve iskemik kalp hastalığı gibi morbiditeye sahip olanlarda daha çok hastalık gördük. Bununla ilgili epidemiyolojik ve sosydemografik bir çalışma yapılıyor. Bu verileri buradan paylaşmam şu an için doğru olmaz.

Bazı epidemiyologlar küresel olarak Covid-19’un Enfeksiyon Ölüm Oranlarının, şiddetli bir mevsimsel grip epidemiğine yakın rakamlarda, %0.1 veya %0.2 kadar az olduğunu tahmin etmektedirler (şöyle ki, enfekte olan her 1000 kişiden yalnızca 1 veya 2’si bu hastalıktan ölecek, hatta bazı epidemiyologlar bu oranın daha da az olduğunu iddia etmektedirler). Bu nedenle, nüfusun büyük bir kısmı için, Covid-19 enfeksiyonu sonucunda ciddi şekilde hastalanma riskinin çok az olduğunu söylemek doğru mudur?

Bunu da bahsettiğimiz epidemiyolojik çalışmalar bittiğinde net olarak söyleyebilirim ancak.

Mevcut Covid’li hastaların semptomlarında epidemi süresince herhangi bir değişiklik gördünüz mü?

Sonradan bize başvuran hastaların solunum döküntüsünün daha hafif olduğunu gözlemledim ancak asıl nedenini bilmiyorum. Tam bilimsel bir açıklamam yok bu konuda.

Gördüğünüz vakalardan yola çıkarak, sizce salgın eğrisinin pik noktasını geçtik mi?

Pik noktasını geçtiğimiz bir fazdayız. Şu an sayılar bakımından plato çiziyoruz.

Bizi son durum hakkında bilgilendirebilir misiniz? Vaka sayısında düşüş var mı?

Şu an benim çalıştığım merkezde hasta sayısı aynı, ancak ana binamızda 2 tane Covid servisi kapatıldı. Bu da toplamda hasta sayımızın azaldığını gösteriyor.

Son Haberler

KESK üye ve yöneticileri habersizce AKP üyesi yapılmış

KESK, üye ve yöneticilerinin haberleri olmadan AKP’ye üye yapıldıkları ortaya çıktı. KESK, üye ve yöneticilerinin haberleri olmadan AKP’ye üye yapıldıkları ortaya çıktı. "Ülkenin dört bir...

Koronavirüs Bilim Kurulu bugün toplanıyor

Koronavirüs Bilim Kurulu, bugün Sağlık Bakanı Fahrettin Koca başkanlığında video konferans yöntemiyle toplanacak. Koronavirüs Bilim Kurulu, bugün Sağlık Bakanı Fahrettin Koca başkanlığında video konferans yöntemiyle...

Mersin Valiliği: Akkuyu Nükleer Santrali’nde planlı patlatma gerçekleştirildi

Mersin Valiliği, Akkuyu Nükleer Güç Santrali inşaat çalışmaları sırasında planlı patlatma gerçekleştirildiğini açıkladı. Mersin Valiliği, Akkuyu Nükleer Güç Santrali inşaat çalışmaları sırasında planlı patlatma gerçekleştirildiğini...

İBB müfettişleri AKP yönetimindeki yolsuzlukları ortaya çıkardı, soruşturmaya mülkiye müfettişleri el koydu

İBB'nin AKP yönetimindeyken bazı tanıdık isim ve vakıflardan kullanılamaz durumda milyonlarca liralık taşınmaz aldığını ortaya çıkaran İBB müfettişlerinin ortaya çıkardığı soruşturmaya mülkiye müfettişleri el...

Çok Okunanlar

Kastamonu’da öldü diye morga kaldırılan işçi tekrar canlandı

Kastamonu’nun Tosya ilçesinde fabrikanın tesisatını yaparken, elektrik akımına kapılarak öldü diye morga kaldırılan işçi canlandı. Tekrar müdahale edilen işçi...

10 ilde yapılan ev baskınlarında 20 kişi gözaltına alındı

Balıkesir merkezli 10 ilde yapılan ev baskınlarında 20 kişi "örgütün finans faaliyetlerinde bulunup cezaevi yapılanmasında yer aldıkları" iddiasıyla gözaltına...

Selçuk Özdağ’a saldıran kişi “3. Abdülhamit Erdoğan’ı indireceğiz”

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ Halk TV’de yayınlanan Kayda Geçsin programının konuğu oldu. Önemli açıklamalarda bulunan Özdağ kendisine...

AKP’nin Demirtaş önerisi Erdoğan’ı kızdırdı

AKP'nin MKYK toplantısında 6-8 Ekim olayları hakkında Batı kamuoyunun bilgilendirilmesi teklif edildi. MKYK toplantısında sunulan teklifi kesin bir dille reddeden...

Akkuyu Nükleer Santrali inşaatında patlama

CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, Akkuyu Nükleer Santrali inşaatında patlama meydana geldiğini iddia ederek, “18.20 sıralarında yaşanan patlamadan...

“Sedat Peker gözaltına alınıp sınır dışı edildi” iddiası

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in Kuzey Makedonya’da gözaltına alındığı ve Kosova üzerinden Türkiye’ye iade edileceği iddia edildi. Peker'e...

Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı’ndan Özdağ’a saldırı soruşturmasını yürüten savcıya tehdit

Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Ömer Şanlı, Selçuk Özdağ'a saldırıyla ilgili soruşturmayı yürüten savcı Alparslan Tufan'ı tehdit etti. Gelecek Partisi...

AKOM’dan İstanbul’a kar yağışı uyarısı

İstanbul'da hafta sonu etkili olan ve bu sabah da yüksek kesimlerde etkisini sürdüren kar yağışı ile ilgili Afet Koordinasyon...

WhatsApp’ın hakkınızda topladığı bilgileri nasıl öğrenirsiniz?

WhatsApp, kullanıcıların verilerini uzun süredir topluyor ve Facebook ile paylaşıyor. Bu konuda gizlilik sözleşmesinde madde madde açıklama da yer...

Avrasya Araştırma’nın son seçim anketi: Davutoğlu ve Babacan yükselişe geçti

Avrasya Araştırma Merkezi'nin son seçim anketine göre, Gelecek ve DEVA partilerinin oy oranlarında, önceki anketlere oranla yüzde 1-1,5'luk yükseliş...

Gözden Kaçmasın