Koronavirüs salgınına ilişkin SES Eş Genel Başkanı Gönül Erden bir aylık değerlendirme sonucuna ilişkin açıklama yaptı. SES Genel Merkezi’nde yapılan açıklamada sağlık çalışanlarının salgın süresince yaşadıkları zorluklara dikkat çekildi.

Sağlık çalışanlarının da ciddi tehdit altında olduğuna dikkat çeken Erden, “Koronavirüs salgının başından beri salgınla etkili mücadele için zorunlu olmayan alanlarda üretimin acilen durdurulması, buralarda çalışan tüm işçilerin ve emekçilerin ücretli izinli sayılması, geçim kaygılarının giderilmesi, temel ihtiyaçlarının sağlanmasının devlet kaynakları ile güvenceye alınması gerektiğini, böylece “evde kalabilmenin” koşullarının oluşturulmasının son derece kritik olduğunu vurguluyoruz” dedi.

“SAĞLIK ALANINDA GEREKLİ TEDBİRLER ALINMADAN SALGINLA MÜCADELE EDİLMEZ”

Hükümete yönelik eleştirilerde de bulunan Erden, “Ne yazık ki süreci yürüten iktidar tarafından ısrarla bu yönde bir adım atılmamakta, üretim devam ettirilmekte, buralarda çalışan emekçiler ve tüm toplum risk altında bırakılmaya devam edilmektedir. Binlerce emekçinin her gün işe devam etmek zorunda bırakıldığı bir ortamda bilinmelidir ki ne evde kal çağrılarının gerçekliği vardır, ne de alınan önlemler salgın kontrolünde yeterli olacaktır. Sağlık alanında gerekli tüm tedbirlerin alınması ve sağlık emekçilerinin korunması ne kadar hayati ise üretimin durdurulması da o kadar hayati ve birbiriyle bağlantılıdır. Sağlık alanında gerekli tedbirler alınmadan salgınla gerçek bir mücadele mümkün olmayacağı gibi, üretim durdurulmadan da bu mümkün olmayacaktır” dedi.

“SALGINA YAKALANANLARIN YÜZDE 8’İ SAĞLIK EMEKÇİSİDİR.

Sağlık çalışanlarının koronvirüs salgınına yakalanma riskinin çok yüksek olduğuna vurgu yapan Erden, “İtalya vaka ölüm oranları açısından en kötü durumdaki ülkelerden biridir. 3 Nisan itibarıyla İtalya’da 74 hekim olmak üzere maalesef hayatını kaybeden sağlık emekçisi sayısı 120’i geçmiştir. Bildirilen 120 bin vakanın 10 bini yani %8’i sağlık emekçisidir. Bunların yüzde 20’si doktorlar, yüzde 50’si hemşireler ve yüzde 30’u teknisyen ve ambulans şoförü gibi diğer görevlilerden oluşmaktadır. Tedavi edilmekte olan neredeyse 10 hastadan biri sağlık emekçisidir. Çin’de ağır ya da kritik hastaların %14,8’ini sağlık emekçileri oluşturmuştur. Ayrıca çok yüksek oranda hastada da bulaş nedeni olarak sağlık kurumları bildirilmektedir” dedi.
Erden, sağlık çalışanları için gerekli ve yeterli önlemlerin alınmadığını belirterek sağlık çalışanlarının çekilme haklarının olduğunu söyledi.
SES Eş Başkanı Gönül Erden 1 aylık değerlendirmeye göre şu sonuçları açıkladı:
Şu an temaslı ya da enfekte sağlık emekçisi sayısı hakkında hiçbir bilgi açıklanmamakta, bu da ciddi bir tedirginliğe yol açmaktadır. Öncelikle sağlık emekçileri salgın yönetimiyle ilgili açık bir şekilde bilgilendirilmeli, kurum bazında temaslı, enfekte sağlık çalışanı sayısı, uygulanan tedavi gibi bilgiler SES ve TTB gibi sağlık emekçilerinin örgütleri ve temsilcileri ile paylaşılmalıdır.

“EKİPMANLAR EKSİK VE KALİTESİZ”

Kişisel koruyucu ekipmanların yetersizliği kadar, son zamanlarda özellikle İstanbul’da dağıtılan ekipmanlarda standartlara uygunluk ve kalite sorunları yaşanmaktadır. Üzerinde bulunması zorunlu ve standartları belirten bandrollerin olmadığı, kim tarafından sağlandığı emekçilere açıklanmayan, dolayısıyla koruyuculuk bakımından güvenilirliği tartışmalı ekipmanlar dağıtılmaktadır. Sağlık emekçileri standartları belirtilmemiş, nasıl tedarik edildiği açık olmayan ekipmanları kullanmaya zorlanamaz.
Sağlık emekçileri sağlıkları ve yaşamlarının risk altında olduğu durumlarda, gerekli güvenli koşullar sağlanana kadar çalışmayı durdurabileceğini bilmelidir. Bunun yasal koşulları sendikamız tarafından hazırlanan bilgi notlarında açıkça bildirilmiştir. Hastane yönetimleri de bu konuda yapıcı tavır içinde olmalıdır. Sağlık emekçilerinin güvenliklerinin sağlanmasını talep etmelerinin en doğal hakları olduğu ve yönetimler bunu sağlamakla yükümlü olduklarını bilerek davranmalı, koruyucu ekipman talep eden sağlık emekçilerine baskı yapmaktan vazgeçmeli, sorunları gidermelidir.

“TÜM SAĞLIK ÇALIŞANLARINA 5 GÜN ARAYLA TEST YAPILMALIDIR”

Sağlık emekçilerine düzenli olarak test yapılması konusunda henüz problemler sürmektedir. Sağlık alanı bugünkü tablo açısından risklidir. Semptom göstersin göstermesin tüm sağlık emekçilerine beş gün aralıklarla test yapılmalı, bu yolla hem sağlık emekçileri korunmalı, hem de virüsün bulaşı önlenmelidir. Yapılan rutin testlerde hiç bir semptom göstermeyen sağlık emekçilerinde testlerin pozitif çıktığı çok sayıda örnek yaşanmaktadır. Bu da rutin testin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Temaslı sağlık emekçileri için izlenecek önlem, izolasyon ve tedaviler konusunda da problemler bulunmaktadır. Bu konuda hazırlanan algoritmalarda da sağlık emekçilerinin meslekleri, yaptıkları işlemler, maruziyet durumları, risk ortamları göz önünde bulundurulmadan genel algoritmalar üzerinden ilerlenmekte, bu da sorunlar oluşturmaktadır. Algoritmalar bu kapsamda detaylandırılarak yeniden düzenlenmelidir. Temaslı sağlık emekçileri çalışmaktan yeterli süre boyunca çekilmeli, güvenilir test sonuçları belli olana kadar çalışmaya zorlanmamalıdır.
Kamu ya da özel temizlik çalışanlarını da kapsayacak şekilde COVİD-19 meslek hastalığı olarak kabul edilmeli, sağlık emekçileri hastalığa yakalandıklarında maaş, tazminat, çalışmama haklarıyla ilgili başvuru vb. konularda herhangi bir bürokratik işlemle ilgili kaygı duymadan çalışabilmelidir.

“SAĞLIK ÇALIŞANLARININ ÇALIŞMA DÜZENLERİ YENİDEN YAPILANDIRILMALI”

Özel sağlık kurumları, OSGB’lerde çalışan sağlık emekçilerinin iş güvencesi Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı tarafından güvence altına alınmalıdır.
Hasta sağlık emekçisi sayısının artmasıyla vaka sayısının artışına paralel olarak sağlık emekçisi ihtiyacı daha da hızlı olarak artacaktır. Özel-kamu tüm sağlık kurumlarında hızla sağlık emek gücü planlaması yapılmalı; çalışma saatleri, vardiya düzenlemeleri, yedekli çalışma planlanmalı ve bu planlar yapılırken sağlık emekçilerinin görüşleri alınmalı ve zamanında bilgilendirilmelidirler.

“GÜVENLİK SORUŞTURMALARI KALDIRILMALI”

Güvenlik soruşturmaları kaldırılarak ataması yapılan tüm sağlık emekçileri görevlerine başlatılmalı, KHK ile ihraç olmuş sağlık emekçileri hemen işine iade edilmeli ve ataması yapılmayan sağlık emekçilerinin ataması yapılmalıdır.Salgın şiddeti artsa dahi risk grubundaki sağlık emekçilerinin tamamının geri plandaki hizmetlerde görevlendirilmeleri devam etmelidir. Yeni hastane/sahra hastanelerinin yapılması planlanmaktadır. Burada çalışacak, görevlendirilecek sağlık insan gücüyle ilgili Bakanlık plan yapmalı ve bunu sağlık emekçilerine duyurmalıdır. Görevlendirmeler yasal mevzuata uygun, önceden haber verilerek sağlık emekçilerinin özel koşulları ve cinsiyete duyarlı bir şekilde yapılmalıdır.
Çalışmaya yeni başlayan ya da yeni bir kurumda görevlendirilen sağlık emekçilerinin hem oryantasyon hem de COVİD-19 salgını kapsamındaki eğitimleri tamamlanmadan çalışmalarına izin verilmemelidir.Sağlık emekçileri kendi risklerinin yanında yakınlarına da virüs bulaştırma endişesi taşımaktadır. Misafirhane vb. olanakların arttırılmasının yanında buralarda kalacak sağlık emekçilerinin insana yaraşır koşullarda kalmaları, ihtiyaçları karşılanması, yemek, işyerine ulaşım gibi sorunları ücretsiz ve uygun şekilde çözülmelidir. Ayrıca temaslı ya da pozitif sağlık emekçileri için ayrı barınma olanakları sağlanmalıdır.

“ZORUNLU OLMAYAN ÜRETİM DURDURULSUN”

Sağlık kurumlarında alınacak önlemlerle ilgili sağlık emek ve meslek örgütleri ve çalışan temsilcilerinin ayrımsız olarak karar ve uygulama süreçlerine katılımı sağlanmalı, çalışan sağlığı ve güvenliği kurulları aktifleştirilmeli ve bu katılımı sağlayacak şekilde çalıştırılmalıdır. Salgın hala sadece hastane temeli tespit edilmeye ve çözülmeye çalışılmaktadır. Salgınla sokak/mahalle/ilçe/il düzeyinde yapılacak düzenlemelerle hanelerde de tespit ve mücadele edilme yöntemlerine ağırlık verilmelidir. Hastaların ve temaslıların evde takibi için algoritmalar oluşturulmalıdır. Zorunlu olmayan üretim durdurulsun, ücretli izin sağlansın.