TTB COVID-19 İzleme Kurulu, Türkiye’de ilk COVID-19 vakasının resmi olarak açıklanmasından bu yana geçen 9 aylık süreci kapsayan değerlendirme raporu yayınladı. Buna göre açıklanan raporda, “Vaka sayılarının 3 milyon olması gerekiyor” ifadeleri kullanıldı.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) COVID-19 İzleme Kurulu, Türkiye’de ilk COVID-19 vakasının resmi olarak açıklanmasından bu yana geçen 9 aylık süreci kapsayan değerlendirme raporunu kamuoyuna duyurdu. TTB’nin Youtube ve Periscope kanallarından canlı yayımlanan basın toplantısında TTB Merkez Konsey üyeleri, TTB COVID-19 İzleme Kurulu üyeleri ve raporu hazırlayan hekimler yer aldı.

“ŞEFFAFLIK HALEN TARTIŞMALI”

Basın toplantısının açılış konuşmasını yapan TTB Merkez Konsey Başkanı Şebnem Korur Fincancı, TTB’nin vaka sayılarına ilişkin şeffaflık talep etmesi sonrasında Sağlık Bakanlığı’nın vaka ve hasta ayrımı yaparak bir tartışma başlattığını, son günlerde toplam vaka ve hasta sayılarını tablosuna eklediğini fakat halen şeffaflığın tartışmalı olduğunu belirtti.

“3 MİLYON OLMASI GEREKİYOR”

Fincancı, “20 milyon 500 bin 579 test yapılmış ve özellikle mart, nisanda yüzde 10’larda olan pozitiflik oranlarının kasım itibariyle yüzde 30’lara çıktığını biliyoruz. En iyi ihtimalle tekrarlayan testler olabileceğini düşünerek yüzde 15 ortalamayla pozitiflik olsa, vaka sayılarının 3 milyon olması gerekiyor” dedi.

“KORONAVİRÜS, MESLEK HASTALIĞI OLARAK TANINMALI”

Salgının sınıfsal karakterine dikkat çeken Korur Fincancı, toplum genelinde %4,4 olan vaka oranının DİSK’in araştırmasına göre işçilerde %7,3; Sağlık Bakanı’nın açıklamasına göre sağlık çalışanlarında ise %11,3 olduğunu ifade etti ve COVID-19’un meslek hastalığı olarak tanınması gerektiğini dile getirdi.
İstanbul Gerçeği’nin haberine göre Şebnem Korur Fincancı’nın ardından COVID-19 Pandemisi 9. Ay Raporu’nun hazırlanmasında emeği geçen hekimler söz aldı. Sağlık çalışanlarının sağlığı söz konusu olunca söz alan Dr. Özlem Kurt Azap, aylardır sağlık çalışanlarına dair veriler paylaşılmadığına; aylar sonra ise Toplum Bilim Kurulu’nun bir üyesinin 6 Kasım’da sağlık çalışanlarında 40 bin vaka sayısı verirken, Sağlık Bakanı’nın 9 Aralık’ta 120 bin verisi sunduğuna dikkat çekti.

“AŞI KAMPANYASINA NE ZAMAN BAŞLANACAĞI BELİRSİZ”

Rapor sunumunda Dr. Vedat Bulut da güncel aşı çalışmalarına ait bilgilendirmelerde bulundu. Koruyucu sağlık hizmetlerinden sorumlu Türkiye Halk Sağlığı Kurumu’nun görevi olmasına karşın aşı ihalesini ikinci ve üçüncü basamak hizmetlerinden sorumlu Kamu Hastaneleri Birliği’nin yürüttüğünü kaydeden Vedat Bulut, “Bir pandemide en kötü yönetim, belirsizlik yaratmaktır. Aşıyla ilgili de pek çok bilgi kirliliği var. Bağımsız kuruluşlarca onay süreci belgelendirilmiş her türlü aşı güvenlidir. Yeter ki bilgiler kamuoyuyla şeffaf paylaşılsın” dedi. Bulut ayrıca “Türkiye’de kullanılacak aşının hangisi olacağı, ne kadar miktarda alınacağı, hangi bilgilendirmelerle tescilleneceği, hangi tarihte aşı kampanyasına başlanacağı belirsizliğini korumaktadır” vurgusunu yaptı.

“SALGIN YÖNETİMİ SIKINTI YARATACAK”

2021 sağlık bütçesini değerlendiren Deniz Erdoğdu, genel bütçede sağlığa ayrılan payın %5,7’de, koruyucu hekimlik için ayrılan payın da %1,4’te kalmasını eleştirdi, 2021 sonuna kadar sürecek salgın yönetiminin sıkıntı yaratacağını belirtti.

“ACİL SERVİSLERDEKİ YOĞUNLUK DAHA DA ARTTI”

Toplum tabanlı örgütlenmemesi sonucu hastaları acillere yönlendiren sağlık sisteminin, pandemi döneminde acil servislerdeki yoğunluğu daha da artırdığını vurgulayan Özgür Karcıoğlu, acillerdeki yoğunluğun, teknik olanaksızlıkların ve sıkışık yapıların pandemi ve non-pandemi hastaların birbirinden ayrılmasında da sıkıntılar yaşandığını aktardı.
Esin Davutoğlu Şenol, COVID-19 tanısının sadece PCR pozitifliğiyle mi konulduğu, hidroksiklorokin ve favipiravir kullanımının tedavideki yeri, izolasyon sürelerinin kısaltılması gibi sorulara yanıt verdi ve raporun sıkça sorulan sorular kısmında ayrıntılı olarak yanıt vermeye çalıştıklarını söyledi.