Koronavirüs salgında geçtiğimiz bir yılı değerlendiren Türk Eczacıları Birliği, salgın boyunca 46 eczacının ve 17 eczane teknisyeninin koronavirüs nedeniyle hayatını kaybettiğini bildirdi.

Tüm dünyayı saran ve günlük hayatı kökten değiştiren koronavirüs Türkiye’de 11 Mart 2020 günü tespit edildi. Geçen bir yıl içinde Türkiye’de 35 milyona yakın test yapıldı, 2 milyon 800 binden fazla vaka tespit edildi. Bir yıl içinde 30 bine yakın kişi koronavirüs nedeniyle yaşamını yitirdi. Her gün 14 bin civarında yeni vaka tespit ediliyor. Koronavirüs pandemisinin üzerinden bir yıl geçerken bu süreci Türk Eczacıları Birliği (TEB) değerlendirdi. Konuya ilişkin basın açıklaması düzenleyen Türk Eczacıları Birliği, pandemi döneminde eczacıların çalışma koşullarına, sağlık sorunları ve ekonomik durumlarına dair bilgi verdi.

“HER TÜRLÜ FEDAKARLIĞI YAPTIK”

Basın açıklamasını okuyan Türk Eczacıları Birliği Başkanı Ecz. Erdoğan Çolak, pandemi sürecinde temel hizmetleri vermeye devam ettiklerini kaydederek, ” Pandeminin ilk gününden beri sağlık sistemini ayakta tutmak için her türlü fedakârlığı yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Eczacılar olarak bizler, bütün bu hizmetleri hiçbir karşılık beklemeden ve Eczacılık Yemini’nin gereği olarak yerine getirdik/getiriyoruz” dedi.

“SALGIN BOYUNCA 46 ECZACI VE 17 ECZANE TEKNİSYENİ HAYATINI KAYBETTİ”

Salgın boyunca 46 eczacının ve 17 eczane teknisyeninin koronavirüs nedeniyle hayatını kaybettiğini bildiren Çolak, “Hepsini saygıyla anmak istiyoruz bir kez daha. Hiçbirinin yeri doldurulamaz ve acımızın tarifi yok” ifadelerini kullandı.

“COVID-19 SALGINININ TOPLUM ECZANELERİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ” KİTABI HAYATINI KAYBEDENLERE ADANDI

Türk Eczacıları Birliği olarak; sorunları eczacıların bakış açısından anlamak, eczacıların bu süreçteki deneyimlerini öğrenmek, salgının ileriki aşamalarında ve buna benzer yaşanması olası krizlerde yaşanabilecek sorunların daha kolay çözümlenmesi amacıyla bir kitap hazırlamaya karar verdiklerini belirten Çolak, “COVID-19 Salgınının Toplum Eczaneleri Üzerindeki Etkisi” isimli bu kitabı hayatını kaybeden tüm eczacılara ve eczane teknisyenlerinin anısına adandığını söyledi.

TEB Başkanı Ecz. Erdoğan Çolak

Çolak ardından “COVID-19 Salgınının Toplum Eczaneleri Üzerindeki Etkisi” başlıklı çalışmadan çıkan sonuçları kamuoyuna sundu. Çalışmanın detayları ve sonuçları ise şu şekilde:

GENEL BİR BAKIŞ: COVID-19 SALGINININ TOPLUM ECZANELERİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

  • Çalışmamız doğrultusunda; 14 Ocak – 3 Şubat 2021 tarihleri arasında 1.372 eczacıyla çevrimiçi anket yapılmıştır. Bunun yanı sıra 21 Ocak – 5 Şubat 2021 tarihlerinde toplam 109 eczacının katıldığı 20 farklı ilde 20 odak grup toplantısı düzenlenmiştir.
  • Anketi yanıtlayan eczacılarımızda COVID-19 testi pozitif çıkan en az bir eczacı ya da eczane çalışanının olduğu tespit edilmiştir.
  • Eczanelerin yüzde 2,8’inde ise ölüm vakası görülmüştür.
  • Eczacılar salgından önemli derecede etkilenmiş olsa dahi eczanelerini kapatan eczane sayısı oldukça azdır. Eczacılar eczanelerini kapatmaktansa aldıkları tedbirleri daha da sıkılaştırmayı tercih etmişlerdir. Bu noktada en sık başvurulan tedbirler ise çalışanların hijyen koşullarını iyileştirmek, eczaneye sınırlı sayıda hasta almak, hasta alanlarının ayrılmasıdır.
  • Bu süreçte eczanelerin çalışma saatlerinde kısıtlamaya gidilmiştir. Ancak bu uygulama eczacılar lehine bir durum yaratmamıştır. Aksine, hasta ve faydalanıcıların sınırlı zaman diliminde daha da yoğun bir biçimde eczaneye gelmelerine yol açmıştır ve bu da eczanelerde hasta yoğunluğun artmasına, salgın tedbirlerinin alınmasında zorluklara yol açmıştır.

ECZACILARIN YAŞADIĞI SAĞLIK SORUNLARI

  • Türkiye’de çalışmaya katılan eczanelerin yüzde 56,8’inde çalışanların herhangi birisine PCR testi yaptırıldığı görülmektedir. Bu oranın en yüksek olduğu bölge yüzde 71,7 ile Batı Karadeniz ve yüzde 44,8 ile Ege’de en düşük olarak yansımıştır.
  • Ankete katılan ve çalışanlarına PCR testi yaptıran eczanelerde, COVID-19 pozitiflik oranı genel olarak yarı yarıya, yüzde 49,9 olarak gözlenmiştir. En yüksek COVID vakası, yüzde 64,9 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde görülmektedir. Bu bölgeyi çok yakın oranlarla Orta Anadolu, Batı Karadeniz ve Akdeniz izlemektedir.
  • Hastalığa yakalanmadığını ifade eden eczacı sayısı oldukça düşüktür.
  • Eczacılar sağlık çalışanları oldukları için her ne kadar korunuyor olsalar da hastalarla doğrudan muhatap olmaları sebebiyle bir noktada hastalıktan kaçamadıklarını ve çok fazla eczacının ya da eczane personelinin hastalığa yakalandığını anlatmışlardır.
  • Ankete yanıt veren eczanelerde COVID testi pozitif çıkanlara göre hayatını kaybeden oranı genel olarak yüzde 1,3 olarak hesaplanmıştır. En yüksek oran yüzde 3,8 ile Güneydoğu Anadolu bölgesindedir.
  • Anket sonuçlarında konumlarına göre en yüksek COVID-19 vaka oranı %55.4 oranıyla il merkezi ve sağlık kuruluşu yakınında olan eczanelerde; ardından %51.3 ile ilçe merkezlerinde görülmüştür.

PANDEMİ SÜRECİNDE ECZACILARIN EKONOMİK DURUMU

  • Hastanelerin kısıtlı hizmet vermelerinden dolayı ayakta tedavi gören hasta sayıları ciddi derecede düşmüştür. Bundan dolayı da B grubu reçete sayılarından önemli düşüş yaşanmıştır. B grubu reçete, akut hastalıklar için kullanılan ilaçlar için hazırlanan reçete grubudur.
  • Kronik hastalar için hazırlanan A grubu reçetelerde ise düşüş olmamıştır. Fakat eczanelerin, ekonomik sürdürülebilirlikleri akut hastalık reçetelerine bağımlı olduğu için bu reçetelerdeki düşüş eczacıları finansal anlamda zor duruma sokmuştur.
  • A ve B grubu reçetelerinde yaşanan bu seyri 2020 yılı ilaç pazarı istatistikleri ile birlikte okumakta da fayda var. Buna göre ilaç ve ilaç dışı pazarda geçtiğimiz yıl Ocak ayına kıyasla toplamda %20 küçülme ve TL bazında % 3.38 artış söz konusudur. İlaç dışı pazarda %7.71 küçülme ve TL bazında yüzde 18.38 büyüme kaydedilirken, bu oran ilaç pazarında kutu bazında % 3.70 küçülme ile birlikte TL bazında yüzde 19.55 artış olarak seyretmiştir.
  • Araştırmamıza katılan eczacıların büyük çoğunluğu reçeteli hasta sayısında azalma olduğunu kaydetmiştir. Bu oran da %83,3’tür.
  • Reçeteli hasta sayısında azalma % 40,7 ile en fazla il merkezlerinde sağlık kuruluşu yakınında konumlanan eczanelerde görülmüştür.
  • Anket sonuçlarında zatürre aşısı satışının arttığını söyleyen eczacı oranı %58,9 iken grip aşısı satışlarının azaldığını ifade eden eczacı oranı %69,5’tir.
  • COVID-19 tedavisi için kullanılan ilaçlarda zaman zaman çok ciddi boyutlara varan tedarik sıkıntısı yaşanmıştır.
  •  Bunun yanı sıra eczanelerin diğer gruplardaki ilaçlar için yaşadıkları en önemli sorun “miat” sorunu olmuştur. Hastanelerin kısıtlı hizmet vermesi ve yurttaşların acil olmayan sağlık sorunları için hastanelere başvurmamasından tedavi ihtiyaçlarını ertelemeleri sonucunda birçok ilaç raflarda son kullanım tarihini doldurmuştur. Son kullanım tarihini dolduran ilaçları ecza depolarına iade edemeyen eczacılar son kullanım tarihi gelmiş olan ilaçların imhasından da sorumludur ve bu da ayrı bir mali külfet getirmektedir.
  • Salgının ilk haftalarında özellikle takviye gıda satışlarının arttığı gözlemlenirken, ilerleyen süreçlerde bu grup ürünlerin satışları da ciddi oranda düşmüştür. Çünkü bu ürünlerin satışı marketlere kaymıştır. Bu durum bizi halk sağlığı açısından ayrıca endişelendirmektedir.
  • Çalışma sonuçları bu süreçte eczanelerin, kendisi ya da personeli COVID olsa dahi kapanmadığını göstermektedir. Anket sonuçlarına bakıldığında kapanma durumunun en çok yaşandığı bölgenin Orta Anadolu Bölgesi olduğunu, buradaki oranın da %5,1 olduğunu ortaya koymaktadır. Kapanan eczanelerin ise %4,3’ü destek aldıklarını ifade etmişlerdir.
  • Konumlarına göre reçetesiz hasta/faydalanıcı sayılarında artış olduğunu belirtenlerin oranı mahalle/semt gibi merkezi olmayan yerlerde olan eczanelerde yüzde 50,9 iken hastane/sağlık kuruluşu yakınında olan eczanelerde bu oran yüzde 44,1 olarak hesaplanmıştır.
  • Takviye edici gıdalarda, özellikle vitamin grubunda, kayda değer bir artış olduğu aktarılmıştır. Takviye edici gıdalara olan talebin artması beraberinde tedarik sorununu getirmiştir. Eczacılar, pandemi sürecinin başlarındaki yoğun takviye edici gıda tüketiminin yarattığı talebi karşılamakta güçlük çekmişlerdir
  • Ancak takviye edici gıdalara olan ilginin zamanla azaldığını aktarmışlardır. Takviye gıda tüketimi artmış olsa da alınan takviye gıdaların eczacı ya da profesyonel tavsiyesiyle değil, komşu/tanıdık tavsiyesi ya da reklamların etkisinde kalınarak alındığı gözlemlenmiştir. Süreçte takviye gıda pazarının çok büyüdüğü, süpermarket zincirleri ve kozmetik mağaza zincirlerinin kendi ürünlerini çıkarmaya başladıkları belirtilmiştir.

ECZACILARIN KARŞILAŞTIĞI TEPKİLER

  • Eczanelerin aldığı tedbirler kısmen tepkilerle karşılanmıştır. Salgına karşı eczanelerde tedbir uygulamalarına giden eczaneler keyfilikle suçlanmış, halk tarafından tepki görmüşlerdir.
  • Salgına karşı mücadelede büyük bir özveri ve çaba göstermelerine karşın, bunun takdir edilmesi bir yana süreç içerisinde eczacıların ciddi psikolojik şiddet gördükleri aktarılmıştır.
  • Türkiye’de farklı meslek gruplarının farklı konularda yaşanan krizlerde ya da sorunlarda hedef gösterilmesi olgusu, salgın sürecinde eczacılar üzerinde işletilmiştir.
  • Sağlıkçı kimliklerinden ziyade ticari kimliğe sahip olmakla hedef gösterilen eczacılar, bu süreçte haksız eleştirilere maruz kaldıklarını ifade etmişlerdir.

PANDEMİDE ECZACILARIN ALDIĞI ÖNLEMLER

  • Ankete katılan eczanelerin büyük bölümü salgın sırasında kendilerini salgından korumak için bir veya birden fazla önlem aldıklarını, öncelikli olarak ise hijyen koşullarını iyileştirdiklerini belirtmişlerdir. Bunu söyleyen eczacı oranı %85,4’tür.
  • %70,5 oranında eczacımız ise eczaneye sınırlı sayıda kişi aldıklarını ifade etmişlerdir.
  • Yüzde 56,9 plastik cam ile banko ile hasta/faydalanıcı alanını ayırdıklarını söylemiştir.
  • Yüzde 46,2 oranında eczacımız günlük/haftalık dezenfeksiyon yaptırdıklarını belirtmiştir.
  • Hiçbir önlem almadığını söyleyen eczanelerin yanıt verenler içindeki oranı yüzde 1,2 olarak hesaplanmıştır.
  • Eczanelerin yüzde 8,4 oranındaki bölümü UV filtreleri kullandıklarını belirtirken, çalışanlarının dönüşümlü olarak eczaneye gelmesini sağlayanların oranı beşte bir ve eczane kapısından hizmet verdiklerini belirtenlerin oranı ise dörtte birdir.
  • Eczacıları yönlendirmek adına standart önlemler olmadığı ve her eczacının kendi imkân ve bilgisi nezdinde önlem almaya çalıştığı, çalışmada sıklıkla bahsedilen konulardandır
  • Eczane içerisinde mesafe sağlamanın şeritler koymak dışındaki diğer yolu ise pleksiglas uygulaması olmuştur. Eczanelerde, mesafeyi korumak ve teması minimuma indirmek için bankolar üzerine pleksiler çekilmiş ve etkili olduğundan bahsedilmiştir. Bu uygulamayı, salgın bitse de devam ettirmeyi düşünen eczacıların mevcut olduğu da çalışmanın sonuçları arasındadır.

Basın açıklamasının tamamına buradan ulaşılabilir.