Türk Tabipleri Birliği ve İstanbul Tabip Odası, koronavirüs sürecinin sağlıklı yönetilmediğine vurgu yaparak, sağlık çalışanlarının tükenme noktasında olduğunu vurguladı.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve İstanbul Tabip Odası (İTO) Şişli Etfal Hastanesi konferans salonu önünde basın açıklaması düzenledi. Koronavirüs ile mücadele sürecinde hayatını kaybeden sağlık çalışanları için saygı duruşunda bulunulan eylemde basın açıklamasını Dr. Güray Kılıç okudu.

“ACİL, KAPSAYICI VE İNANDIRICI BİR PROGRAM AÇIKLANMALI”

Açıklamada, koronavirüs sürecinin sağlıklı yönetilemediğini belirten Dr. Kılıç, şu ifadeleri kullandı:
“Sadece hekimler ve sağlık çalışanları değil, babalarımız, annelerimiz, kardeşlerimiz önlenebilir bir hastalık olan Covid-19’dan hayatını kaybediyor. Covid-19 salgın sürecinin bugüne kadar olan yönetiliş biçimini yetersiz ve kaygı verici buluyoruz. Ülkeyi yöneten yetkili kişi ve kurumlardan en önemli ve gerçek gündemin Covid-19 salgını olduğunu kabul ederek tedbirler, salgına yönelik bütçe, koordinasyon ve planlama konusunda acil, kapsayıcı ve inandırıcı bir program açıklamalarını bekliyoruz. Bütün partilerin TBMM’nin açılmasını beklemeden Covid-19 salgını konusunda işbirliği ve koordinasyon sağlamak üzere bir araya gelmeleri için çağrı yapıyoruz. TTB olarak, uzmanlık dernekleri ile birlikte Covid izleme heyetimizin birikimini ve önerilerimizi paylaşabileceğimiz bir zeminin oluşmasını, bütün sağlık meslek odaları, sağlık sendika ve dernekleri ile birlikte ‘Covid-19 işbirliği ve ortak çalışma meclisi’ oluşturmasını ve sürecin şeffaf yürütülmesini talep ediyoruz.”

“HEKİMLER BU SÜREÇTE YALNIZ BIRAKILMAYACAKLARINI GÖRMELİ”

Hiçbir salgının yurttaşların bireysel çabalarıyla önlenemeyeceğini vurgulayan Güray Kılıç, şöyle devam etti:
“Bireysel tedbirler merkezi ve kapsamlı bir irade ve güven verici kararlarla birlikte uygulandığında anlamlı olur. Sağlık Bakanlığı, İl Hıfzıssıhha Kurullarını işlevli kılmalı, başta belediyeler ve kent konseyleri olmak üzere işçi-memur sendikaları, hemşeri-köy derneklerinden, kültür sanat dernek ve vakıflarına kadar bütün demokratik kitle örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarını sürece katmalıdır. Hekimler ve bütün sağlık çalışanlarının ölüm kalım savaşına dönüşen Covid-19 mücadelesinde yalnız bırakılmayacaklarını, korunacaklarını, bu insanüstü çabaların farkında olunduğunu gösterecek; maddi ve manevi olarak destekleyecek, hastalanan ve vefat eden arkadaşlarımızın ‘meslek hastalığı’ tanımını kabul edecek bir Sağlık Bakanlığı ve hükümet tutumu istiyoruz.”

“EK SAĞLIK PERSONEL ATAMASI YAPILMALI”

Dr. Kılıç, sağlık çalışanlarının taleplerini ise şöyle sıraladı:
“*AKP hükümetlerinin ‘Sağlıkta Dönüşüm Programı’ ile cisimleşen; sağlıkta özelleştirme-performans sistemi ve kamu özel idaresi odaklı milyarlara mal olan ‘şehir hastaneleri’nin Covid-19 salgını ile insanı değil sermayeyi ve karı öncelediği görülmüştür. Sağlıkta Dönüşüm Programı, yarattığı tüm sonuçları ile birlikte iptal edilmeli, salgın biliminin öngördüğü üzere kamusal bir sağlık programı hayata geçirilmelidir.
*’Koruyucu hekimlik-sağlık’ hizmetlerinin öncelenmesi geçmişte kalmış bir nostalji değil, bugünün ve geleceğin sağlık perspektifidir. Birinci basamak sağlık hizmetlerinin kamusal bir perspektifle yeniden düzenlenmesini, Aile Sağlığı Merkezleri’nin varlığı ve çalışanları ile birlikte kamu sağlık merkezi olarak tanımlanmasını ve acil olarak tüm binalarının kamu eli ile temini ve onarımı ile ek sağlık personel ataması yapılmasını talep ediyoruz.

“ÇALIŞMA SÜRELERİ 6 SAATE İNDİRİLMELİ”

*Hekimler ve sağlık çalışanlarının çalışma sürelerinin 6 saate indirilmesini, dinlenme yer ve zamanlarının pandemi göz önünde bulundurularak yapılandırılmasını ve yeterli sayıda kişisel koruyucu ekipman sağlanmasını, bu hususta hiçbir aksama yaşanmamasının sağlanmasını istiyoruz.
*Çalışma yaşamı, ulaşım, eğitim başta olmak üzere toplu bulunma ortamlarına dair insan yaşamını önceleyen, insan emeğinin değerini koruyan yasal ve idari düzenlemelerin hak kaybı yaratmadan ve en dezavantajlı, yoksul kesimleri-emekçileri gözeterek ivedilikle yapılmasını bekliyoruz.”

“SALGIN SÜRECİ YETERSİZ VE KAYGI VERİCİ BİR ŞEKİLDE YÖNETİLİYOR”

Covid-19 salgın sürecinin yönetilme biçimini yetersiz ve kaygı verici bulduklarını aktaran İstanbul Dişhekimleri Odası, şu açıklamada bulundu:
“Tüm sağlık çalışanları, hekimler, dişhekimleri ve hemşirelerin insan üstü çaba gösterdikleri Covid-19 mücadelesinde yalnız bırakılmamalarını, korunmalarını maddi ve manevi olarak desteklenmelerini, Covid-19’un ‘meslek hastalığı’ olarak kabul edilmesini talep ediyoruz. Covid-19 pandemisinin bilimsel yöntem ve şeffaf veriler ile ilgili tüm çevrelerin katılımıyla daha etkin ve koordineli bir yaklaşımla yönetilmesini talep ediyoruz. Tüm toplumu, korunma önlemlerini aksatmadan devam ettirmeye ve yetkilileri ise suçu vatandaşa, yükü hekimlere ve sağlık çalışanlarına yıkmadan sorumluluklarını yerine getirmeye davet ediyoruz.”

İSTANBUL TABİP ODASI’NDAN BAHÇELİ’YE YANIT

İTO Yönetim Kurulu üyesi Dr. Osman Öztürk, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sözlerine şöyle yanıt verdi:
“Son günlerde gerçekleri ifşa etme faaliyetimizin, iktidar partisini ve iktidar yanaşmalarını rahatsız ettiğini görüyoruz. Ne kadar rahatsız olurlarsa olsunlar; biz hekimiz, biz sağlıkçıyız. Hayata ve topluma adanmış bir mesleğin üyeleri olarak, bu ülkenin insanlarına hizmet vermeye devam edeceğiz. Ve şunu bilsinler ki; Türk Tabipleri Birliği’ne, hekimlere saldıran çok siyasetçi gördük biz bu ülkede. Ama hepsi gitti, biz kaldık, meslek örgütümüz kaldı. Türk Tabipleri Birliği, bizim kutup yıldızımızdır, bizim onurumuzdur.”