5 Temmuz 2020, Pazar

TÜİK’in cezaevi istatistiklerinde gizemli kategori: “Diğer Suçlar”

Fatma KurubaşBütün yazıları

TÜİK’in ay başında yayınladığı 2018 Ceza İnfaz Kurumları İstatistikleri iki önemli konuyu gündemimize taşıdı: “Hırsızlık” suçundan hüküm giyenlerin birinci sırada gelmesi ve ne olduğu belirsiz “Diğer Suçlar” kategorisinin “hırsızlık” suçunu takip etmesi.

Türkiye İstatistik Kurumu, 2018 yılına ait Ceza ve İnfaz Kurumları İstatistikleri’ni Aralık ayı başında yayınladı. Bu istatistiklerde ilginç iki nokta göze çarpıyor: “Diğer Suçlar” ve “Hırsızlık” suçlarındaki yüksek oran. Suç türüne göre ceza infaz kurumuna giren hükümlülerin yer aldığı istatistikte “Diğer Suçlar”dan cezaevine giren hükümlü sayısı, 25 suç türü arasında “Hırsızlık”tan sonra Türkiye’de en çok ceza alınan suç türü olarak göze çarpıyor. Peki bu iki suç türü niye bu kadar yüksek? TÜİK neden “Diğer Suçlar” gibi bir kategorizasyona gitmişti? Siyasi suçlar mı halktan gizlenmeye çalışılıyordu? TÜİK bu soruya yanıt vermiyor. Ancak biz bu soruların yanıtlarına alanında uzman psikolog ve avukatlara sorarak ulaşmaya çalıştık.

TÜİK, 2018 sonu ceza infaz kurumu istatistiklerini
açıkladı: Cezaevleri nüfusu hızla artıyor

Eldeki verileri değerlendiren Avukat Nejdet Evren ve Avukat Umur Yıldırım, “Diğer Suçlar”ın açık bir şekilde sansür edilmediğini ancak değersizleştirildiği söylerken Uzman Klinik Psikolog Berkay Ateş ve Psikolog Yiğit Özyılmaz, “Hırsızlık” suçunun yüzde 17 ile ilk sırada olmasının sebebini “Ekonomik ve tüketim toplumu olmak” olarak belirtiyor.

Türkiye İstatistik Kurumu, 2018 yılına ait Ceza ve İnfaz Kurumları İstatistikleri’ni 5 Aralık 2019 tarihinde yayınladı. Verilere göre hükümlü statüsüne girenlerin arasında “Hırsızlık” suçu işleyenler, yüzde 17 ile ilk sırada. Bunu, “Diğer Suçlar” takip ediyor. Ancak “Diğer Suçlar”ın ne olduğu ve neden bu şekilde bırakıldığını TÜİK açıklamıyor. Bu belirsizliği dokuz8HABER olarak eski Ümraniye Cumhuriyet Savcısı Av. Nejdet Evren, Avukat Umur Yıldırım’a yöneltirken “Hırsızlık” suçunun sebeplerini ve neden artış gösterdiği sorularını da Uzman Psikolog Berkay Ateş, Psikolog Yiğit Özyılmaz’a sorduk.

“BU DİLİMDE KALANLARIN SİYASİ SUÇLARLA İLGİLİ OLDUĞU MUHTEMELDİR”

Avukat Nejdet Evren, tabloda yer alan “Diğer Suçların” en düşük orana sahip suçtan ancak daha düşük olması halinde “Diğer Suç” olarak alınabileceğini belirtiyor. Evren, “Buna göre, 5237 Sayılı TCK’nin 2. Kitap 3. Kısım 5. Bölümünde tanımlanan Kamu Barışına Karşı Suçlar (Özellikle örgütsel suçlar), aynı Kitap 4. Kısım 4. Bölümde tanımlanan Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar ve 5. Bölümde tanımlanan Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar -özellikle silahlı terör örgütü suçları- kapsamında işlenen suçların en düşük orana sahip suç yüzdesinden küçük oldukları anlamı çıkar ki bu doğru bir değerlendirme olamaz. Ayrıca TÜİK verilerinde birçok suç türü tanımlanmış olduğuna göre bu yüzde 15’lik dilimde kalanların siyasi suçlarla ilgili olduğu yüksek oranda muhtemeldir” açıklamasında bulundu.

“HİÇ KİMSE TANIMLANMAYAN BİR SUÇTAN NE TUTUKLANIR NE DE HÜKÜM GİYER”

TÜİK verilerinde yer alan “Bilinmeyen Suçlar”dan 2018 yılında 88 kişinin hüküm giymesine ilişkin de konuşan Evren, “Tabloda bir de bilinmeyen suç tanımı ile 88 kişi girişi bildirilmiştir. Bir kere hiç kimse tanımlanmayan bir suçtan ne tutuklanır ne de hüküm giyer. Bu kısım tamamen anlaşılmaz durumdadır” diye konuştu.

“AÇIK BİR SANSÜRDEN SÖZ EDİLEMEZ İSE DE GİZLENMİŞ DEĞERSİZLEŞTİRME VAR”

Avukat Evren, tabloda yer alan “Diğer Suçlar” kavramının önemsiz, vasat ve sıradan gösterilmeye çalışıldığını vurguluyor:

“‘Diğer Suçlar’olarak tanımlanan 40.114 kişinin suç türlerinin tanımlanmamış olmasına göre bunların ‘siyasi’ olarak adlandırılan suç kategorisinde kaldıklarının muhtemel olduğu ve bilinmemelerinin istendiği açıktır. ‘Diğer Suçlar’ kavram olarak bakıldığında önemsiz, vasat, sıradan suçlar gibi bir içerik kazanmaktadır. Oysa 2. Kitap 3. Kısım 5. Bölüm ile 4. Kısım 4,5. Bölümde tanımlanan suçlar ilk sırada bildirilen Hırsızlık Suçundan daha önemli sonuçlar doğuran suçlardır. Öyle ise, rakamlar verildiğine göre açık bir sansürden söz edilemez ise de gizlenmiş bir ‘hiç’e saymak, yok saymak değersizleştirme olarak değerlendirilebilir. Ayrıca verilerin yorumlanması teknik hukuk bilgisini gerektirdiğinden bu tekniğe sahip olmayan birçok okurun doğru analiz yapması mümkün olamayacağından ‘diğer Suçlar’ kategorisinde adlandırılmayan ‘siyasi suçlular’ ve türleri bu açıdan sansürlenmiş sayılabilir.”

“BÜYÜK BİR SUÇ DİLİMİNİN ÖBEK HALİNDE ‘DİĞER SUÇLAR’A DAHİL EDİLMESİ YANLIŞ”

2018 yılı TÜİK verileri ile ilgili dokuz8HABER’e konuşan Avukat Umur Yıldırım, “TÜİK verilerinde genel olarak analizi yapılan suç tiplerinin kişilere karşı suçlar ve katalog suçlar arasından seçildiğini görüyoruz. Bu da şöyle bir yorum yapabilme imkânı veriyor; toplumda ‘Diğer Suçlar’a oranla daha geniş bir kitlenin mağdur edildiği suçlar üzerinden bir analiz yapma yolu tercih edilmiş. Öte yandan ‘Diğer Suçlar’ adı altında bahsedilen suçların kapsamında genel olarak millete ve devlete karşı suçlar, kamu güvenine, kamu barışına karşı suçlar, çevreye karşı suçlar ya da siyasi suçlar gibi suç tiplerinin girdiğini söyleyebiliriz” diye belirtiyor.

Yıldırım, “Siyasi suçların da içine alındığı %15 gibi büyük bir suç dilimi ayrıştırılmadan öbek halinde istatistiğe dahil edilmiş olması yanlış bir tutumdur. Zira geri kalan suç tipleri arasında en büyük ve kişilere mağduriyet yaşatan suç tipi olan siyasi suçlar kesinlikle göz ardı edilmemesi gereken ve analizi elzem bir suç tipidir. Tam olarak sansür uygulamak diyemesek de siyasi suçların analizinin ötelenmesi hatalı bir yaklaşım olmuştur” açıklamasında bulunuyor.

“HIRSIZLIKTAKİ ARTIŞ, EKONOMİK DARALMAYLA AHLAKİ ÇÖKÜŞÜN BİRLEŞMESİNİN BİR SONUCU”

TÜİK raporlarına göre “Hırsızlık” suçunun yüzde 17 ile ilk sırada olmasının şaşırtıcı olmadığı belirten Uzman Klinik Psikolog Berkay Ateş ise, “Hırsızlık ilk çağlardan beri aslında görülen bir davranış fakat bunun ortaya çıkmamasını sağlayan şey, ahlak, kurallar, toplumsal düzen, empati, dini korkular, kısaca soyut kavramlar ve somut yaptırımlar. Son zamanlarda toplumsal yapımız bireylerden başlayan bir değişim içerisinde. Hırsızlıktaki artış ise ekonomik daralma ile ahlaki çöküşün birleşmesinin doğurduğu sonuçlardan bir tanesi aslında. Şaşırtıcı değil” diyor.

“TÜKETİM TOPLUMU, KİŞİLERİ BİREYSEL VE REKABETÇİ HALE GETİRDİ”

Bireylerin neden bu suç türüne yöneldiklerini açıklayan Ateş, “İşsizlik bu durumun temelinde yer alsa da tüketim toplumu olmaya başlamamızın da etkisi var. Bireylerde ‘Onun var benim yok, ben de elde edebilirim’ düşüncesi hâkim. Bu da kişileri daha bencil daha rekabetçi, daha bireysel hale getiriyor. Davranışsal olarak bakarsak, cezaların yarattığı korkunun, çalma davranışı sonucu elde edilecek kazancın getireceği potansiyel hazdan veya ihtiyaçtan daha hafif kalması da bu davranışın devam etmesini sağlıyor gibi görünüyor. Kamuoyunda hukuk ve cezai yaptırımların ağırlığının ve itibarının azalması ile bireylerin eğitimsizliğini, sınırlarını belirleyememesini ve bireysel ihtiyaçların öneminin artıyor olmasını da göz önünde bulundurursak bu durumun devam etmesi şaşırtmayacaktır” diye konuşuyor.

“’HARAM MAL’ GİBİ DİNİ DEĞERLERİN DE İÇİ BOŞALTILDI”

Çaresizlik duyguları içinde daha çok çalışmaya motive olmak yerine kolaya kaçıp yanlış davranış stratejisini tercih eden bireylerin de olduğunu dile getiren Klinik Psikolog Ateş, “Eskiden insanlar haram mala göz dikse de bunu yapmasını engelleyen dini değerler vardı. Fakat dini değerlerin de içi çok boşaltıldı. Hırsızlık, yanlış bir kavram olmaktan çıkıp yemeyenin malını yerler gibi bencil ve yanlış bir inanış oturmaya başladı. Çaresizlik bir duygudur ve bu duyguya karşın davranış sergileyerek bu duyguyla başa çıkmaya çalışırız. Her zaman doğru davranışı sergileyemeyebiliriz” diyor.

“AİLESİNE KARŞI SORUMLULUKLARINI YERİNE GETİREMEYEN BİREYLER, BU SUÇA BAŞVURUYOR”

İşsizliğin Türkiye’de kronik bir mesele haline geldiği belirten Psikolog Yiğit Özyılmaz ise, “İşsizliği sadece ekonomik olarak görmemek gerekiyor. Bunun psikolojik çok ciddi altyapıları var. İşsizlik yaşayan bireylerin özgüvenlerinde ciddi bir düşüş meydana geliyor. Uzun vadede baktığımızda da kendisi ve baktığı ailesine karşı sorumluluklarını yerine getiremeyen bireyler, bir noktadan sonra ihtiyaçlarını karşılamak adına ‘hırsızlık’ suçuna başvuruyor. Bu durumda bahsetmiş olduğumuz istatistiklerinin çıkmış olması çok da şaşırtıcı olmuyor. Ülke ekonomisinin çok iyi durumda olmadığı aşikâr, konuyu konuşurken bu durumu göz ardı etmek yanlış olur. İş imkanları sınırlı olduğunda, işsizlik arttığında bunun psikolojik altyapısıyla ilgili sosyal destek programları olmadığında bu kişilerin daha fevri daha suça meyilli olmasından başka bir durum düşünülemez” şeklinde yorumluyor.

Son Haberler

Sağlık Bakanlığı’nın “riskli” bulduğu okullarda, alınacak önlemler yayınlandı

Sağlık Bakanlığı okullarda alınacak Covid-19 önlemlerine ilişkin rehber yayınladı. Rehberde okulların Covid-19 bulaşması açısından riski olduğu belirtildi ve "Okullar toplu bulunulan yerlerden olduğu için...

Cinsel saldırıya “babacan tavır” kararı: Mahkumiyet bozuldu

Yargıtay, kamu kurumu müdürü bir erkeğin kadın memuru cinsel saldırıya maruz bıraktığı gerekçesiyle verilen mahkumiyet kararını ‘babacan tavır’ deyip bozdu. Bursa'da bir kamu kurumunun müdürü,...

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’dan ‘süper bulaştırıcı’ uyarısı

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, koronavirüs salgınına dair açıklamalarda bulundu. Ceyhan, "Siz vakaları azaltıyorsunuz, bir...

Çin, uzaya uzaktan algılama uydusu gönderdi

Çin, uzaya yüksek çözünürlüklü görüntü alma özelliğine sahip uzaktan algılama uydusu gönderdi. Xinhua ajansının haberine göre, ülkenin kuzeyindeki Şanşi eyaletindeki Taiyüen Uydu Fırlatma Merkezi’nden Long...

Çok Okunanlar

Milli Piyango’da 20 gün arayla iki kere ikramiye kazanan talihli sırrını açıkladı

Milli Piyango'da 20 gün arayla aynı sayılarla iki kere ikramiye kazanan talihlinin sırrı ortaya çıktı. Talihli 23 yıldır hep...

Dünyanın en yaşlı kedisi Rubble hayatını kaybetti

İngiltere’de yaşayan ve "dünyanın en yaşlı kedisi" ünvanına sahip Rubble’ın Nisan'da hayatını kaybettiği aktarıldı. İngiltere’nin Exeter kentinde sahibiyle birlikte yaşayan...

Büyük ikramiye talihlisi: Son 5 liram kalmıştı, 61 milyonu 61 lira sandım

Antalya'da 3 yıl önce kendisine yılbaşı Milli Piyango büyük ikramiyesi ilaç firmasında kurye olarak çalışan Murat Tokmak, ilk defa...

Sağlık Bakanlığı’ndan düğün genelgesi: Düğünler serbest ama halay çekmek yasak

Sağlık Bakanlığı, koronavirüs nedeniyle düğünlerde alınacak tedbirleri yayımladı. Buna göre, düğün salonlarına maskesiz girilemeyecek ve halay çekilemeyecek. Sağlık Bakanlığı tarafından...

Ardıç ‘Z kuşağı’nı hedef aldı: “İçlerinde mal ergen tabir edilenlerin oranı yüksek”

Sabah gazetesi yazarı Engin Ardıç, bugünkü yazısında, son dönemde seçimlerin kaderini değiştireceği düşünülen "Z kuşağı"nı hedef aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın...

Gözden Kaçmasın