Adana Kadın Platformu tarafından yapılan açıklamada, “Kadın cinayetlerine, çocuk istismarlarına… Krizin yüküne, işsizliğe, yoksulluğa… Hepsi bir bütünün parçası olan bu politikalarla hayatımızı karartanlara öfkeliyiz! O isyan cümlesi hepimizin dilinde: ölmek istemiyoruz” denildi.

Adana Kadın Platformu “Haklarımızdan da hayatlarımızdan da vazgeçmiyoruz”” sloganıyla Abidin Dino parkında basın açıklaması gerçekleştirdi. Kadın Platformu adına basın açıklamasını Avukat Sevil Aracı Bek okudu.
Bek, “Her gün ülkenin dört bir yanından onlarca şiddet haberi geliyor. Ülkede kadınlar için ölümün ‘olağan’ biçimi neredeyse lüks haline geldi. Sadece Eylül ayında en az 53 kadın öldürüldü. Adana’da da ne yazık ki bu yıl içinde Leyla Avcı, Melike Demirci… gibi pek çok kız kardeşimizi kadın cinayetlerine kurban verdik” dedi.

 “İSTİSMARI YAPANIN ETNİK KİMLİĞİ ÖNEMLİ DEĞİL”

“Kadınlara ve çocuklara yönelik şiddet ve taciz olayları da artarak devam ediyor. Üstelik Adana’da en son bir çocuğa karşı işlenen cinsel istismar vakası, ırkçı bir protestonun vesilesi haline getirildi” diyen Bek, “Oysa bizler istismarı yapanların etnik kimliğinin, kökeninin önemli olmadığını düşünüyoruz. Mesele bu suçlara karşı yeterince önleyici ve engelleyici tedbirlerin alınmaması, suçluların gereğince cezalandırılmamasıdır” ifadelerini kullandı.

 “HER GÜN YENİ BİR TACİZE, BASKIYA UĞRUYORUZ”

“Kadınlar olarak işyerlerinde dahi tacize, baskıya uğruyoruz. Daha dün Seyhan Belediyesinde çalışan memur G’nin amiri tarafından tacize uğradığını öğrendik” deniylen açıklama şöyle devam etti:
“Biz Kadın Cinayetlerini ‘acil önle’yin dedikçe kadınların hayatlarını iyice tehlikeye atan, şiddeti hayatlarımıza musallat eden düzenlemelerle karşı karşıya kalıyoruz! Kadınların nafaka hakkını gasp etmeye yeltenen, farklı kesimlerden kadınların isyanıyla defalarca püskürttüğümüz ‘çocuk istismarcılarına affı’ yeniden gündeme getiren ikinci yargı paketi de böylesi bir düzenleme… Kadınları ekonomik olarak güvensizleştirerek şiddet dolu evliliklere mahkum ettiği yetmediği gibi 15 yaş altında evliliği, yani çocuk istismarını da meşrulaştırıyor! Sonuç tam bir ikiyüzlülük: Kızlar çocuk yaşta evlendirilecek, istismarcılar bir şekilde affedilecek, bir gün şiddetten uzaklaşmak için boşanmaya kalktıklarında da ‘kendi imkanlarınla geçin’ denecek! Buna daha kaç defa #hayır dememiz gerekecek?”

“HAYATIMIZI KARARTANLARA ÖFKELİYİZ”

Beki, “Kolluk güçlerinin umursamazlığından yargının adaletsiz kararlarına, sosyal hizmetlerin ve yerel yönetimlerin kayırmacı, aşağılayıcı, kadınları yardıma muhtaç hale getirici uygulamalarından din şarlatanlarının kadınları suçlayan, aşağılayan fetvalarına… Kriz sürecinde önce kadınlardan ‘fedakarlık’ istenmesine… Kadın cinayetlerine, çocuk istismarlarına… Krizin yüküne, işsizliğe, yoksulluğa… Hepsi bir bütünün parçası olan bu politikalarla hayatımızı karartanlara öfkeliyiz! O isyan cümlesi hepimizin dilinde: ölmek istemiyoruz” diye konuştu.

“BARIŞ TALEBİMİZİ YİNELİYORUZ”

Barış Pınarı Harekatına da değinilen açıklamada, “Bir yandan da savaşın o korkunç yüzü ile karşı karşıyayız. 9 Ekim’de başlatılan Suriye’ye yönelik  askeri operasyonda Nusaybin, Suruç, Akçakale ve sınır bölgesinde 18, Suriye tarafında ise 72 sivil hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı, yaklaşık 300 sivil bulunduğu yerleri terk etti. 9 günlük askeri operasyon sonrasında Türkiye ile ABD arasında yapılan antlaşma gereği 120 saatliğine  ateşkes sağlandı. ‘En kötü barış, en iyi savaştan daha iyidir’ diye düşünüyor, barış talebimizi bir kez daha ilan ediyoruz” denildi.

25 KASIM ÇAĞRISI

Açıklamanın sonunda 25 Kasım için çağrı yapılarak “Dünya kadınları, Mirabel Kızkardeşler’in, devlet güçlerince tecavüz edilerek öldürüldüğü gün olması nedeni ile; 25 Kasım’ı öldürülen, şiddete uğrayan, yaşamı sınırlarla çizilen tüm kızkardeşleri için bir anma ve mücadele gününe dönüştürdü. 25 Kasım’ın bu tarihi bize kadına yönelik şiddetin devlet politikalarıyla, sömürüyle, sistemle ilgili olduğunu da hatırlatıyor. Bizler de Adana Kadın Platfomu olarak 25 Kasım’a kadar; her yerde hayatlarımızı ve haklarımızı savunmak için bir araya gelecek, mücadelemizi yükselteceğiz” İfadeleri kullanıldı.
Kadınlar basın açıklamasının bitiminde “Yaşasın kadın dayanışması”, Jin, jiyan, azadi”, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz” sloganlarını attılar.