Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden tek taraflı çekilmesine tepkiler devam ederken; 24 Mart 2018’de hizmete giren Kadın Acil Destek Uygulaması’nı (KADES) 2 milyon 226 bin 465 kadının indirmesi dikkat çekti. KADES verilerinin açıklandığı komisyon toplantısında, İstanbul Sözleşmesi’ne dair sorular ise Bakan Derya Yanık tarafından yanıtsız bırakıldı. Bakan Yanık, pandemi döneminde kadına şiddet olaylarındaki artışın “tolere edilebilir (hoşgörülebilir, tahammül edilebilir)” düzeyde olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden tek taraflı çekilmesine tepkiler devam ederken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, TBMM Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerinin Belirlenmesi Araştırma Komisyonu’na katılarak sunum yaptı. 24 Mart 2018’de hizmete giren Kadın Acil Destek Uygulaması’nı (KADES) 2 milyon 226 bin 465 kadının indirmesi dikkat çekti. KADES verilerinin açıklandığı komisyon toplantısında, İstanbul Sözleşmesi’ne dair sorular ise Bakan Derya Yanık tarafından yanıtsız bırakıldı.

KENYA İLE KIYASLAMA

BirGün’de yer alan habere göre Bakan Yanık, pandemi döneminde kadına şiddet olaylarındaki artışın “tolere edilebilir (hoşgörülebilir, tahammül edilebilir)” düzeyde olduğunu söyledi. Yanık, 2020 yılında kadına yönelik şiddette en yüksek oranın yüzde 23’le Kenya’da, en düşük oranın yüzde 1’le İspanya’da görüldüğünü, Türkiye’de bu oranın yüzde 8 olduğunu belirterek “Dünyada kadına yönelik cinsel şiddet oranında da Kenya ilk sırada. Ülkemizde bu oran yüzde 5” diye konuştu.

“KADINA ŞİDDET TOLERE EDİLEBİLİR DÜZEYDE” AÇIKLAMASI

Türkiye’de 2020-2021 döneminde Aile İçi ve Kadına Yönelik Şiddet Olayları Kayıt Formu üzerinden belirlenen verileri de paylaşan Yanık şunları kaydetti: “2020 beraberinde bir akut dönemi de ifade ediyor. Pandemi sebebiyle oluşan ve alışkanlıkları bir anlamda değiştiren, şiddeti oransal olarak değilse bile yoğunluğunu biraz daha artıran bir dönemden bahsediyoruz. Ocak 2020 itibariyle 19 bin 582 olan sayı, şubat-martta tolere edilebilir sayılarla artarken Nisan 2020’de ciddi bir düşüş gösteriyor. Sonra tekrar artmaya başladığını görüyoruz. Pandeminin etkilerinin, nisanda hayata tutunma çabası devam ederken, sonrasında o stresin oluşturduğu ciddi yükselmeyi görüyoruz. Daha sonra tekrar pandemi öncesine ilerlediğini görüyoruz.”

KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN NEDENİ EKONOMİK EŞİTSİZLİK

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, TBMM Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerinin Belirlenmesi Araştırma Komisyonu’na katılarak sunum yaptı. Sunuma göre; kadına yönelik şiddetin nedenleri arasında ekonomik eşitsizlik, yoksulluk, zayıf ekonomi, yasaların uygulanmasındaki eşitsizlikler, ateşli silahlara erişimin kolay olması, yoksulluk, yüksek işsizlik, mağdurlara yönelik hizmetlerin yetersizliği gibi toplumsal, sosyal ve çevresel etkenler yer aldı.

KADINLARI EN ÇOK BİRLİKTE OLDUĞU ERKEKLER YA DA AİLE BİREYİNDEN BİR ERKEK ÖLDÜRÜYOR

Türkiye’de kadına yönelik şiddetin türleri yüzde 44 duygusal şiddet, yüzde 36 fiziksel şiddet, yüzde 30 ekonomik şiddet, yüzde 12 cinsel şiddet. Türkiye’de aile içi şiddet ve kadına yönelik şiddet olayları için doldurulan kayıt formlarını sayısı, aylık 2 binin altına düşmüyor. Şiddete maruz bırakılan kadınlar en çok polise sonra aile mahkemesi, sağlık kuruluşu ve savcılıklara başvuru yapıyor. Kadınları; en çok eş, birlikte olduğu erkek, aile bireyinden bir erkek, eski eş veya akraba öldürdü.

2 MİLYON KADIN UYGULAMADA

24 Mart 2018’de hizmete giren Kadın Acil Destek Uygulaması’nı (KADES) 2 milyon 226 bin 465 kadının indirmesi dikkat çekti. 125 bin 47 kadın da uygulama üzerinden ihbarda bulundu.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NE DAİR SORULAR YANITSIZ BIRAKILDI

Komisyon toplantısında, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Türkiye’nin tek taraflı olarak çekildiği İstanbul Sözleşmesi, sık sık gündeme geldi. Muhalefet parti grubu milletvekilleri, ısrarla sorularını iletti ancak Bakan Yanık bu konu hakkında bir yanıt vermedi.