European Theatre Convention (ETC) tarafından yapılan araştırmanın sonuçlarına göre Avrupa tiyatrolarında toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanabilmiş değil.

Avrupa’daki en büyük tiyatro ağı ETC’nin üyesi olan tiyatroların katılımıyla yürütülen çalışmanın ilk bölümü, tiyatro çalışanlarına ve yönetim birimlerine ayrı ayrı gönderilen anket sonuçlarından oluşuyor. 44 ETC üyesi arasında, tiyatro çalışanlarına yönelik ankete toplam 296 kişiyle 33 tiyatro katılırken, ikinci ankete yalnızca 22 tiyatro yönetimi geri dönmüş. Araştırmanın bu bölümü, tiyatrolardaki çeşitlilik ve çalışma ortamındaki eşitliği mercek altına alıyor.

ALTI ERKEĞE DÖRT KADIN

Çalışmanın, içerik analiziyle yürütülen ikinci bölümüne ise 44 üyeden yalnızca 17’si katılım sağlıyor. Bu bölümde öne çıktığı üzere, tiyatro yapımlarında altı erkeğe karşılık dört kadın görev alıyor. Tiyatro çalışanlarının katıldığı ankete göre katılımcılar çoğunlukla beyaz (yüzde 87.9), engelli olmayan (yüzde 97.2) ve cis (trans olmayan) (yüzde 95.5) kişilerden oluşuyor. Bununla beraber kadınların (168) erkeklerden (112) daha fazla olduğu ve 10 katılımcının da non-binary olduğu görülüyor.

LGBTİ+ ORANI DÜŞÜK

Cinsel yönelim bağlamında da katılımcıların çoğu (231) heteroseksüel olduğunu ifade ederken, 27 katılımcı eşcinsel; 28 kişi ise biseksüel, panseksüel ve raporda “diğer” diye adlandırılan yönelimlere sahip olduğunu söylüyor. Katılımcılar arasındaki trans oranı ise yüzde 5’te kalmış durumda. Katılımcıların 13’ü trans iken 274 kişi cis olduğunu ifade ediyor.

NON-BİNARY BİREYLER TEKNİK İŞLERDE

“Yüksek mertebelerde daha çok erkeklerin bulunduğunu gösteren klasik verilere karşıt olarak bizim çalışmamızda, prodüksiyon da dahil olmak üzere, yönetim birimlerine daha çok kadınlar yer alıyor” denilen raporda, non-binary insanların çoğunlukla teknik işlerde görev aldıkları belirtiliyor. Araştırmaya göre, non-binary insanlar, cinsiyet odaklı mizahtan kadınlar ve erkeklere göre daha fazla rahatsız oluyorlar.

YÖNETMENLER ÇOĞUNLUKLA ERKEKLER

Toplamda 4191 kişinin çalıştığı 22 tiyatronun yönetmenleri ve İK sorumluları tarafından cevaplanan ankette toplumsal cinsiyet eşitsizliği ön plana çıkıyor. Yönetim birimlerinde kadınların daha çok görev almasına karşın, yönetmen koltuğunda oturan ve sahneye çıkan erkek sayısı kadınlara oranla çok daha fazla. Tam zamanlı çalışan ya da daimi sözleşmesi olan erkekler de kadınlardan daha fazla.

TOPLUMSAL CİNSİYET ÇALIŞMALARI

Katılımcı tiyatroların yüzde 63.6’sında organize bir biçimde toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı politikalar yürütülüyor. Neden böyle bir politika uyguladıkları sorulan katılımcıların yüzde 31.8’i kısmen veya tamamen buna zorlandıklarını, yarısına yakını (yüzde 45.5) uygulamayı kısmen veya tamamen başlattıklarını söylemiş. Yüzde 4.5’lik kesim özel bir sebep olmadığını ifade ederken, yüzde 36.4’ü soruya yanıt vermemiş. Katılımcıların yalnızca yüzde 13.5’i çocuk bakım servisleri olduğunu belirtirken, yüzde 4.5 soruyu cevapsız bırakmış. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile ilgili veri toplayan kurum sayısı ise yüzde 18.2.

PROGRAM BROŞÜRLERİNİN GÖSTERDİKLERİ

8 farklı Avrupa ülkesinden 17 katılımcı tiyatronun program broşürlerinin incelenmesiyle oluşturulan raporun ikinci kısmı, kadın ve erkeklerin görev dağılımları üzerinde duruyor. Raporda özellikle belirtildiği üzere, program broşürleri oyunlarda görev almış olan herkesi yansıtmıyor. Bu sebeple çalışmanın bu kısmının bir parçası olan kişiler, yalnızca ismi geçen, farkına varılan ve broşürlere dahil edilen çalışanlardan oluşuyor.
Çalışmanın bu bölümündeki 8 ülke arasında toplumsal cinsiyet eşitliğinin en yüksek olduğu ülkeler Almanya ve Fransa. Slovakya ve Lüksemburg ise erkek egemenliğinin en yüksek olduğu programlara sahip. Ayrıca  655 oyunun 311’inin Almanya’nın oyunları olması da genel ortalamayı arttırıyor.

KADINLAR SAÇ VE KOSTÜMDE

655 oyunda çalışmış 11.534 kişinin görev dağılımları toplumsal cinsiyet bağlamında incelendiğinde, sahne önü ve arkası dahil olmak üzere bütün kategorilerdeki kadınların oranının yüzde 39 olduğu görülüyor. Bununla beraber, kadınlar çoğunlukla prodüksiyon, saç ve kostüm gibi alanlarda görev alırken erkekler teknik alanlarda ve yönetmenlik, yazarlık ve müzik gibi “teatral programların tonunu belirleyen” önemli pozisyonlarda bulunuyor. Yazar ve yönetmen olan 2323 kişini yüzde 67.84’ü erkeklerden oluşuyor. Kadın çalışan oranının yüzde 50’yi geçtiği tek alan ise saç ve kostüm.
Bu verilerin yanında, erkek yazar ve yönetmen sayısı arttıkça erkek personel alımlarının da bununla beraber attığı gözleniyor. Ancak kadınların yönetimindeki oyunlarda, neredeyse eşit sayıda kadın ve erkek personel görev alıyor.

STEREOTİPİK ROLLER

“Avrupa Tiyatrolarında Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Çeşitlilik”, veri yetersizliği nedeniyle toplumsal cinsiyet odaklı ilerliyor, cinsel yönelim, etnik köken, sınıf gibi diğer eşitsizliklere değinilmiyor. ETC tiyatrolarındaki kadın varlığının görece yüksek olduğu göze çarparken, çalışanların 56.7’sini erkekler, yüzde 43.3’ünü ise kadınlar oluşturuyor. Ancak hem kadın hem de erkek oyuncular, stereotipik rolleri canlandırdıklarına dair bir izlenim içinde olduklarını da ifade ediyorlar.
(ETC’nin Avrupa Tiyatrolarında Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Çeşitlilik Raporu‘ndan Büşra Ağaç tarafından Türkçeye çevrilerek, haberleştirilmiştir.)