25 Ekim 2020, Pazar

Ceren Damar davası 29 Kasım’a ertelendi

Esra TokatBütün yazıları
dokuz8HABER Editörü

Öğrencisi tarafından öldürülen Araştırma Görevlisi Ceren Damar Şenel’in ölümüne ilişkin açılan davanın ilk duruşması bugün görüldü. Duruşmada, sanık Hasan İsmail Hikmet’in avukatı Vahit Bıçak’ın  “Müvekkilim cinsel saldırı suçunun mağduru olmuştur. Bu yüzden de meşru müdafaa hakkını kullanmıştır” sözleri büyük tepki çekerken, Ceren Damar Şenel’in eşi Levent Şenel ise “Ceren Hoca, tanımadığı öğrencilerin haklarını korumak için bugün Türkiye’ye son dersini vermiştir! Eşimle gurur duyuyorum” dedi. Duruşmada sanık Hikmet’in tutukluluk haline devam kararı verildi. İkinci duruşma ise 29 Kasım Cuma tarihine ertelendi.

Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi Ceren Damar Şenel’in katili Hasan İsmail Hikmet’in yargılandığı davanın ilk duruşması bugün Ankara 33’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma öncesi adliye önünde basın açıklaması yapan Ankara Kadın Platformu, “Kadınlar biliyoruz ki yaşamlarımızdan başka kaybedecek hiçbir şeyimiz kalmadı. Erkek şiddetine yeter diyoruz. Biz kadınların talepleri var. Artık ölmek değil yaşamak istiyoruz. 6284 sayılı kanuna, İstanbul Sözleşmesi’ne saldırmaya iktidarın bırakmasını istiyoruz” dedi.

MÜDAHİLLİK TALEPLERİ REDDEDİLDİ

Adana Barosu, Ankara Barosu, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu ve birçok kurum dava müdahil olmayı talep etti. Mahkeme heyeti sadece Damar’ın ailesi, Çankaya Üniversitesi ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın katılımını kabul etti. Ardından duruşma sanık Hikmet’in savunmasını Mahkeme Heyeti’ne sunması ile başladı.

Hikmet savunmasına olaydan önce ve sonrasında psikolojik tedavi gördüğünü belirterek başladı. Sanık Hikmet’in savunması sırasında Ceren Damar Şenel için ‘sevdiğim kadın’ ifadesini kullanması ve “Sevdiğim kadını cinnet geçirip nasıl öldürdüm hala inanamıyorum” demesi salondan büyük tepki aldı. Avukatlar, Damar ile ilişkisi olduğunu iddia eden sanığın “iyi hal” indiriminden yararlanmaya çalıştığını ifade ederek tepki gösterdi. Eşi Levent Şenel ise bunun üzerine  “Ben gereken cevabı vereceğim. Siz merak etmeyin. Bu dava Türkiye’nin davası” dedi.

“CİNSEL BİRLİKTELİĞİMİZ OLDU”

Ardından savunmasına devam eden sanık Hikmet, Ceren Damar ile ilişkisi olduğunu iddia etti ve ” Damar, benden hoşlandığını bana ilgi duyduğunu söylediğini belirterek benimle sevgili olmayı istediğini söyledi. Bende kız arkadaşım olduğu gerekçesi ile teklifini reddettim. Ancak görüşmemiz devam etti. Hatta bir kaç defa cinsel birliktelik yaşadık” dedi. Yaşananlardan dolayı kız arkadaşından ayrıldığını ifade eden sanık kendini şu sözlerle savundu “Kız arkadaşımdan ayrıldım etrafımdaki herkes bu duruma şaşırdı. Bu da Ceren ile olan ilişkimin kanıtıdır. Ama maktul ile hiç bir zaman ileriye dönük bir ilişki düşünmedim.”

Ceren Damar’ın içine kapanık olduğunu belirten sanık “Ben ise çok sosyaldim ve çok fazla arkadaşım vardı. Ama Ceren çok kıskançtı ve bu yüzden bir çok kız arkadaşımla arkadaşlığımı bitirdim. Ama Ceren benle olan ilişkisinin bilinmesini istemiyordu; öğrenci ve öğretmen ilişkisinden dolayı. Benim ise Ceren ile olan ilişkimi hiçbir zaman saklama ihtiyacım olmadı. Zaten benim çevremde birkaç yakın arkadaşım sevgili olduğumuzu biliyordu. Hatta ben yüzme kulübünde olduğum için bazen Ceren beni izlemeye gelirdi” açıklamasını yaptı.

HİKMET: “FOTOJENİK OLMADIĞIM İÇİN CEREN DAMAR İLE HİÇ FOTOĞRAFIM YOK”

Daha sonra sanık sözlerine şöyle devam etti “Peki bu kadar yakınsınız neden bir tek fotoğrafınız yok o zaman? diye sorarsanız başıma eski sevgilim ile fotoğraflarımız konusunda kötü şeyler gelmişti, tehdit edilmiştim. Bu yüzden Ceren ile hiç fotoğrafımız olmadı. Ayrıca fotojenik olduğumu düşünmediğim için hiç fotoğraf çekinmedim” dedi. Ceren Damarla olan ilişkisinin yaklaşık 6 ay sürdüğü iddiasında bulunarak “Benim tek hatam ilişkimizi aileme söylememem oldu. Ayrıldıktan sonra bana tekrardan sevgili olmamız için baskı yaptı.Beni unutamadığını ve eşini bir basamak olarak kullandığını; doktora tezini tamamladıktan sonra ondan ayrılacağını ve benimle evlenmek istediğini belirtti. Ayrıca eşinin cinsel olarak kendisini tatmin etmediğini onu sadece benim cinsel olarak tatmin ettiğimi de söyledi” dedi. Sonrasında sınıf Whatsapp grubuna Damar’ı kendisinin eklettiğini ifade eden sanık “Bu gruptaki kopya durumundan dolayı bir çok arkadaşımız yüksek not aldı ve birçok öğrenci mezun oldu kopya sayesinde. Bu yüzden olay günü Ceren, herkesin kopya çekeceğini biliyordu” dedi. Sınav sırasında herkesin kopya çektiğini bildiği halde sınavın sonunda sadece kendisinin kağıdını aldığını belirten Sanık, Ceren Damar hakkında “Beni kopya çekerken yakaladığı sırada mezuniyetimi unutmamam gerektiğini ve ‘senden intikamımı alacağım göreceksin’ diye konuştuğunu iddia etti.

YİNE BİR “TAHRİK” İNDİRİMİ BEKLENTİSİ: “ANNEMİ BU İŞE KARIŞTIRMASI BENİ TAHRİK ETTİ”

Damar’ın ‘Anneni nasıl FETÖ’den ihraç ettirdiysem sana daha kötüsünü yapacağım’ diye konuştuğunu iddia eden sanık, “Annemi karıştırmaması gerektiğini söyledim. Annemi karıştırması beni tahrik etti. Ben arkadaşım Berk’e maktulün beni tehdit ettiğini söyledim. Berk’in bunun üzerine ‘benim başıma gelse Ceren hocayı öldürürdüm’ demesi beni tahrik etti ama ben Berk’e onu öldüreceğim demedim. Bunun üzerine eve gittiğini belirten sanık “Evde sürekli maktülün söyledikleri geliyordu ve çok sinirleniyordum. Evden çıkarken babamın silahını aldım ancak silahın içi boş mu dolu mu diye mi bakmadım. Maktül annem hakkında konuşmasaydı bunlar olmazdı” dedi.

“CİNNET GEÇİRDİM VE ONU BİRKAÇ KEZ BIÇAKLADIM”

Silahı aldıktan sonra okula gittiğini bildiren sanık “Ceren’i buldum. Anneme nasıl bunları söylersin dedim. Ceren de bağırarak ‘Sen daha bekle başına neler gelecek’ dedi ve bana tokat attı. Ben de cinnet geçirdim  onu birkaç defa bıçakladım. Odaya birkaç kişi girdi ve ben silahla intihar edecektim. Odaya birileri girince panikledim ve silah ateş aldı. Olay yerinden panik yaparak uzaklaştım. Arabaya girdim intihar mektubunu yazmıştım onu bıraktım. Annemi aradım helallik istedim ve beni intihardan vazgeçirdi. Ben de gidip teslim oldum. Olayda kullandığım bıçağı her zaman yanımda taşırım ailem de bunu bilir. Olaydan dolayı çok pişmanım. Keşke zamanı geri alabilsem” dedi.

Davaya verilen aranın ardından daha önce verdiği ifadelerin doğru olmadığını ve çünkü bu ifadeleri baskı altında verdiğini ifade eden sanık “Hayır doğru değil çünkü ben baskı altında verdim” diye konuştu. Sonrasında “Tutukluluk incelemesine kadar neden hiç ilişkinizden bahsetmedin” diye soran hakime Sanık Hikmet, “Ailesinin zarar göreceğini düşündüm” yanıtını verdi.

“DELİLLER KARARTILIYOR”

Sanık Hikmet’in savunmasının ardından konuşan Ceren Damar’ın babası Mustafa Damar “Brezilya dizilerinden esinlendiği bir senaryo ile karşı karşıyayız” dedi ve şöyle devam etti “Kızımın görev yaptığı yer, herhangi bir devlet kurumunda tek başına çalıştığı bir yer değildir. Kızım yüzlerce binlerce insanın eğitim gördüğü ve yüzlerce hocanın eğitim verdiği bir yerde çalışıyor. Böyle bir senaryo aklımızla adeta oyun oynuyor. Sanığın annesi 2016 yılında FETÖ’den ihraç edilmiş. Olay tarihinde de ihraç. Ancak olay oluyor ve tüm Türkiye Ceren için ağlarken, sanığın  ailesi emniyette cirit atıyor. Daha cinayetten 1 saat geçmeden katilin arabasını almaya okula gidiyor. Savcılığın otomobili arama talimatı olmasına rağmen kaçırıyor ve olaydan bir gün sonra intihar mektubu bulduğunu iddia ediyor. Çünkü bunlar biliyor emniyetin nasıl işlediğini biliyorlar.

BABA MUSTAFA DAMAR: “TDK’DE İNSAN ÖLDÜRENE KATİL DENİLİYOR”

Baba Damar’ın sanığa yönelik ifadesi sırasında “katil” diye seslenmesine itiraz eden sanık avukatlarına Ceren Damar’ın babası “Burası Türkiye Cumhuriyeti ve resmî dili Türkçe. TDK’da insan öldürene katil deniliyor” dedi. Baba Damar’ın bu sözleri salon tarafından alkışlandı. Olayın gerçekleştiği gün hakkında konuşan baba Damar “Canice işlenen bir cinayet bir üniversitede ve bu üniversitenin hukuk fakültesinde cereyan ediyor. Hocalarımız olayı bizzat gördükleri için tanıklık ediyorlar. Bu katilin anne ve babasının polis kimliğinden dolayı polislerden bir kısmı tanıkları tehdit ediyor ve sanığa yardım ve yataklık ediyor. Polisler tanıklara “Katilin annesi ihraç edilmiş kardeşi de var çocuğun yazık bunlara, aman hocam katilin ailesi burada aman dikkat edin” diye konuşması baskı değilde nedir? diye konuştu. Damar “Emniyet tarafından teslim alınan telefon daha sonra kullanılıyor. Buradan da görüyoruz ki deliller karartılıyor. Annesinin ve babasının bu intihar mektubunu polis gözetiminde yazdığı kesin. Maddi hata açık ortada. Polislerin sanığa yataklık ve yardım ettiği düşüncem var.” dedi. Baba Damar ilişki iddialarına karşılık ise “Bu savunma insanlığın düştüğü en aşağı ve en alçak yerdir. Bu savunmaya 5 yaşındaki bir çocuk bile inanmaz” cevabını verdi.

“BİR CEREN HOCAYI ÖLDÜRDÜN AMA BAK, BİNLERCE CEREN HOCA BUGÜN BURADA”

Baba Damar ardından “Benim kızım evrensel ilkeleri benimsediği için her zaman doğruyu yapmaya çalıştı ve kopya çekmesine göz yummadı. Bu canilere, bu mahluklara toplum ve kurumlar izin verirse bundan sonra burada görevini yapacak kimseyi bulamazsınız.” diyerek konuşmasını sonlandırdı. Ceren Damar’ın annesi ise “Sanığın iftirası onun ne kadar aciz olduğunu gösteriyor, sanığın iftiraları beni asla üzmedi ve üzemez de. Çünkü benim kızım süt kadar temiz, masum” dedi. Ceren Damar’ın eşi Levent Şenel konuşmasına “Benim şu an eşimle beraber 3 gün sonra yani 30 Eylül’de evlilik yıldönümümüz için hazırlık yapmamız gerekirken ben bugün buradayım” diyerek başladı ve ardından ekledi ““2011 yılında eşim işe başlattığımız sevgi ve saygı ilişkimiz kesintisiz olarak 8 yıl boyunca sürdü. Bu süre zarfında ceren bana sayısız mutluluğu yaşattı. Bugün bile benim eşime duyduğum saygı, sevgi aşk ve en önemlisi “güven” devam etmektedir.” Şenel konuşmasını sanığa dönerek “Bak burada binlerce kişi bekliyor. Bir Ceren hocayı öldürdün ama bak binlerce Ceren hoca burada” diyerek sonlandırdı.

İYİ HAL İNDİRİMİ İÇİN İFTİRA: “SANIĞIM CİNSEL SALDIRI SUÇUNUN MAĞDURUDUR”

Şenel’in ardından sözü alan sanık avukatı Vahit Bıçak “Ceren Damar’ın ailesi sosyal medyayı kullanarak binlerce insanı peşine takmıştır. Bu yüzden onları tebrik ediyorum, çok başarılı olmuşlar. Ancak benim burada can güvenliğim yok, yemek yemeye bile çıkamadım. Tehdit edildim” diye konuştu. Bıçak, “Cinayetin sanık tarafından işlendiğine dair hiç bir görüntü yoktur. Dolayısıyla eğer sanık olaydan sonra polise teslim olmasaydı şu an cinayeti kimin işlediği araştırılıyor olacaktı. O yüzden benim sanığım davanın başından beri samimidir” ifadesini kullandı. Bıçak sanığının “iyi hal indirimi” alması için Ceren Damar hakkında “Benim sanığım cinsel saldırı suçunun mağduru olmuştur . Ve bu yüzden de meşru müdafaa durumundadır” iddiasında bulundu.

SANIK AVUKATINDAN SANIK BABASINA TEBRİK

Sanık avukatı sanığın babasının ifade vermesinin ardından “Eğer siz çocuğunuzu cinayeti işlendikten sonra Emniyet’e değilde tatile götürseydiniz şu an bu dava çok daha farklı bir noktadaydı. Cinayeti işleyen bile belli değildi. Bu davranışınızdan dolayı sizi tebrik ediyorum” dedi.

“BU YOZLAŞMAYI SAVUNACAK BİR HUKUKÇU OLAMAZ”

Ardından söz alan Ceren Damar’ın ailesinin avukatı Çetin Arslan, “Sanığın savunmasını asla kabul etmiyoruz. Ben 16 yıldır hem avukatlık hem de üniversite hocalığı yapıyorum. Bu kadar yıldır böyle akıldışı ve vasat bir savunma görmedim. Bu yozlaşmayı savunacak bir hukukçu olamaz. Bizim burada beklediğimiz yargılamanın sonunda hukuka ve adalete duyulan güveni tekrar getirecek ve verilen karar ile emsal niteliği taşıyacak bir karar çıkmasını istiyoruz” dedi. Olay günü hakkında açıklamalarda bulunan Arslan, “Gerçekte olay nasıl olmuştur kısaca anlatmak istiyorum. Canavarca ve eziyet çektirerek öldürme suçu tespit edilen sanığın savunması akıl dışı ve gerçek dışıdır. Aynı zamanda da Ceren ile ilişkisi bulunduğu iddiasında birçok çelişki bulunmaktadır. Sanık kopya çekerken Ceren tarafından yakalanıyor. Görevini layıkıyla yerine getiren bir öğretim görevlisinin bu durumu görmezden gelmesi ve saklaması beklenemez. Ardından Ceren hoca sanık hakkında işlem yapıyor. Sanık ise bu durumdan pişman olacağına özür dileyeceğine “bu iş burada bitmedi” diyerek Ceren Damar’ı tehdit ediyor ve Ceren hocayı öldürmek için cinayeti tasarlıyor” diye konuştu. Suç silahını eve gidip aldıktan sonra sanığın okulda Ceren Damar’ı öldürmek için beklediğini vurgulayan Arslan “Sanık, o gün yapılan diğer iki sınavına girmeyerek cinayeti planlıyor. Ceren’in odasının kapısını kapatıyor ve arkasından ateş ediyor. Sırttan gelen kurşunlardan biri Ceren’e birisi ise kalorifer peteğine isabet ediyor. Ardından sanık Ceren’i bıçaklıyor” dedi.

Arslan’ın ardından söz alan diğer avukatlardan Eylül Erdem’in “Eğer Ceren Damar sizi her gördüğü yerde hakaretler yağdırıyorsa neden şikayet etmediniz savcılığa?” diye sormasının üzerine sanık “Ben okula şikayet dilekçesi verdim ancak okul bunu kanıtlayamayacağım şekilde sakladı ve imha etti. Çünkü okul Ceren Damar’ı  koruyor” diye konuştu. Sonrasında Avukat Erdem’in “Mektubunda kendini öldüreceğini belirtmişsin ancak neden evden silahı aldıktan sonra kendini vurmak yerine, beş saat boyunca okulda bekleyip Ceren Damar’ı vurdunuz?” sorusunu sanık “Susma hakkımı kullanmak istiyorum” diye yanıtladı.

“SANIĞIM DAVANIN BAŞINDAN BERİ SAMİMİDİR”

Erdem’in ardından söz alan sanık avukatı Vahit Bıçak ise “Ceren Damar’ın ailesi sosyal medyayı kullanarak binlerce insanı peşine takmıştır. Bu yüzden onları tebrik ediyorum, çok başarılı olmuşlar. Ancak benim burada can güvenliğim Yok ben yemek yemeye bile çıkamadım. Burada tehdit edildim” diye konuştu. Bıçak cinayetin sanık tarafından işlendiğine dair görüntü olmadığını belirterek “Dolayısıyla eğer sanık olaydan sonra polise teslim olmasaydı şu an cinayeti kimin işlediği araştırılıyor olacaktı. O yüzden benim sanığım davanın başından beri samimidir” ifadesini kullandı.

TANIKLAR OLAY GÜNÜNÜ ANLATTI

Tanıklardan Çankaya Üniversitesi Öğretim Görevlisi Hatice Tolunay Ozan Emre Yayla, “Polise ifade vermek için gittiğimizde polisler bize ‘yazık oldu hocaya ama çocuğu da yazık. Daha gencecik’ yorumunda bulundular. Ben ise hayır bir tek ‘Ceren’e yazık oldu’ diye konuştum” dedi.

Tanıklardan Çankaya Üniversitesi Öğretim Görevlisi Nesibe Kurt Konca ise “Odamda bilgisayarımı kapattığım sırada 4 el silah sesini duyduğumu anımsıyorum. Ceren hocanın kapısı kapalıydı. Kapıyı açtığımızda Ceren Hoca’nın yerde yattığını gördüm. Ardından 112’yi aradığım sırada sanığın çok sakin bir şekilde benimle göz göze geldikten sonra yavaşla ilerleyerek gittiğini hatırlıyorum. Ben sanık ile göz göze geldiğim sırada sanıkta şunu gördüm: Bunu bence planlamış ve planladığınız şeyi yaptıktan sonra yüzünüze bir rahatlama gelir. Ben sanıkta bunu gördüm” dedi. Sanık avukatı Vahit Bıçak’ın tanıklardan Konca’ya “Hocam” diye hitap etmesi üzerine Konca “Bana hocam diye hitap etmeyin. Sizin hocanız değilim. Ayrıca beni sizin onure etmenize de ihtiyacım yok” diyerek tepki gösterdi.

Tanıklardan Çankaya Üniversitesi Öğretim Görevlisi Aziz Erman Bayram, kopya çekilen sınavda Ceren Damar ile beraber görevli olduğunu belirtti ve “Öğrencileri sınav hakkında uyardıktan sonra Ceren ile beraber sınav salonunda dolanmaya başladık ardından Ceren kopya bulduğunu belirtti bana ve bende ‘tutanak tutalım o halde’ dedim. Ardından sanık bize “Hocam tutanak tutmasanız olur mu?” diye sordu. Bende ‘Bu benim görevim, tutanak tutacağım’ dedim. Ardından öğrenci dışarı çıktı biz tutanağı imzaladık ve sınav devam etti” dedi.

Çankaya Üniversitesi’nde Araştırma Görevlisi olan tanık Hilal Düzenli “Ceren sanığın kopya çekmesini tespit ettikten sonra biz beraberken sanığın okuldaki kayıtlarına baktı ve daha önce kopya cezası olduğunu öğrenince ‘Öğrenci kin tutan birisi olabilir acaba beni bir yerde sıkıştırır mı’ diye tedirgin olduğunu belirtti” açıklamasında bulundu.

Sanık avukatı Bıçak, tanıklardan okulun güvenlik görevlisine “Bir cinayeti işleme suçu var, bir de cinayete sebep olma suçu var, eğer güvenlik görevlileri sanığın arabasını ve üstünü arasaydı bekli bu cinayet gerçekleşmezdi” diye konuşmasının ardından, güvenlik görevlisi “Benim herhangi bir arama yetkim yok” diye cevap verdi.

SANIK DAHA ÖNCE DE KOPYA ÇEKERKEN YAKALANMIŞ

Tanıklardan okul öğrencisi Burak Özcan, sanık ile yatay geçiş yaptığı dönemde tanıştığını ve giderek daha da yakın arkadaş olduğunu vurguladı. Samimiyetinin sadece 1 yıl sürdüğünü belirten Özcan “2016 yılında bir sınavımızda sınav fotoğrafını çekmiştim ve yakın arkadaşım olduğu içinde sınav kağıdını Hasan’a attım. Bütünleme sınavının ardından Ceren hoca tarafından kopya çektiği için yakalanmış ve beni de okula çağırmıştı. Bana benim ismimi vermeyeceğini belirtti ama ben okul tatilinde memlekete gittiğimde okuldan arandım ve hakkımda disiplin soruşturması açıldığını öğrendim. Ardından Hasan’ı aradım ve Hasan bana ‘Ben bizi kurtaracağım merak etme’ dedi. Ama ben yalanın üstünü yalan ile kapatmamak için okula gittim ve sınavın fotoğrafını çektiğimi ancak hiç bir şekilde dağıtma ve satma gibi bir durumumun olmadığını sadece Hasan yakın arkadaşım olduğu için ona verdiğimi belirttim” dedi. Bu yaşanan olayın ardından sanık ile arkadaşlıklarının zedelendiğini ifade eden Özcan, “Zaten sanıkla günde her gün en az 8-9 saat vakit geçiriyorduk. Bana asla Ceren hoca ile beraber olduğunu söylemedi Hasan. Zaten sevgilisi olsa ben bilirdim sabahtan akşama kadar beraberdik hep” dedi.

Tanıkların dinlenmesinin ardından ara kararı açıklamak için davaya kısa süreliğine ara verildi.

Ara kararda sanık Hasan İsmail Hikmet’in tuttukluluk halinin devamına karar veren mahkeme heyeti, ikinci duruşmayı 29 Kasım 2019 saat 10.00’a erteledi.

Son Haberler

İçişleri Bakanlığı: 2020’de 1 milyon litre kaçak içki ele geçirildi

İçişleri Bakanlığı sahte içki nedeniyle hayatını kaybedenlere ilişkin açıklama yaptı. Yapılan açıklamada son dönemde yapılan operasyonlarla birlikte 2020 yılı içinde 1 milyon litre kaçak...

Altay’da 34 kişide koronavirüs tespit edilince maç ertelendi

TFF 1. Lig takımların Altay, 34 kişinin koronavirüs testinin pozitif çıktığını açıkladı. 25 Ekim Pazar günü İzmir’de oynanması gereken Altay - Giresunspor maçı, ev sahibi...

Bakan Koca, İstanbul’da 5 gün boyunca kalacakları hastaneyi açıkladı

5 gün boyunca İstanbul'da olacaklarını belirten Bakan Koca, İstanbul'daki karargah merkezlerinin Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi olacağını söyledi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca İstanbul'da koronavirüs...

Adresi bulamayan kuryeyi döverek ölümüne sebep olan kişi tutuklandı

İstanbul'da siparişini getiren kuryenin adresi bulamadığı için gecikmesi nedeniyle döverek ölümüne sebep olan kişi tutuklandı. Çekmeköy’de 19 Ekim tarihinde yaşanan olayda, bir kargo firmasında çalışan...

Çok Okunanlar

Sokak röportajında iktidarı eleştirince evi basılarak gözaltına alındı

Antalya'da yapılan bir sokak röportajında iktidarı eleştiren İsmail Demirbaş, evi basılarak gözaltına alındı. Demirtaş yaşadığı gözaltı sürecini anlattı ve...

Ahmet Hakan’dan Sağlık Bakanı Koca’ya İmamoğlu eleştirisi

Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın İstanbul'da salgının gidişatına ilişkin düzenlediği toplantıya İBB Başkanı Ekrem...

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun koronavirüs testi pozitif çıktı

İstanbul Büyükşehir Belediye Sözcüsü Murat Ongun, Ekrem İmamoğlu'nun koronavirüs testinin pozitif çıktığını duyurdu. İmamoğlu, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Covid-19...

Bilgisayar mühendisliği öğrencisinden vaka sayısı tahmin algoritması

Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği son sınıf öğrencisi Ahmet Emir, Türkiye'de koronavirüs vaka sayısının gizlenmesi nedeniyle tahmin algoritması geliştirdi. Türkiye'deki toplam...

Süleyman Soylu’nun konuşmalarını paylaşan yurttaş gözaltına alındı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Sivas Valisi Salih Ayhan’a yönelik eleştirel paylaşımlarda bulunan Erdal Yılmaz’ın evi basıldı, terör örgütüne...

Nihat Hatipoğlu: Sokakta bira içen 4 genç kızımızı görünce hayretler içinde kaldım

Televizyonlarda yaptığı dini programlar ve AKP'ye yakınlığı ile bilinen İlahiyatçı Nihat Hatiopğlu bu defa ise genç kadınlara ilişkin söyledikleri...

İstanbul için yeni salgın tedbirleri kararlaştırıldı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İstanbul'daki Covid-19 vaka sayısının Türkiye genelinin yüzde 40'ına, Ankara'nın 5 katına ulaştığını açıkladı. Sağlık Bakanı Fahrettin...

Kardeşi tarafından öldürülen Melek Aslan’ın cenazesini ailesi reddetti

Diyarbakır'da kardeşi Mustafa Aslan tarafından öldürülen Melek Aslan'ın cenazesi ailesi tarafından teslim alınmadı. Diyarbakır'da kardeşi Mustafa Aslan tarafından öldürülen Melek Aslan'ın cenazesi ailesi...

Sağlık Bakanlığı evde karantina süresini güncelledi

Sağlık Bakanlığı, koronavirüs tespit edilen kişilerin evde izolasyon sürelerine ilişkin güncelleme yaptı. Buna göre, pozitif vakalarda PCR alındığı günden...

Gözden Kaçmasın