Ankara’da sahibi olduğu hayvan hastanesinde veteriner hekim olarak çalışan Ç.B.’yi cinsel saldırıya maruz bıraktığı suçlamasıyla yargılanan Prof. Dr. Hasan Bilgili davasında bugün dördüncü duruşması bugün görüldü. Hasan Bilgili’nin tutuklanması talebi yine reddedildi. Bir sonraki duruşma 7 Nisan 2021’e ertelendi.

Ankara’da, 2 Nisan 2019’da sahibi olduğu VCOM Veteriner Cerrahi ve Ortopedi Merkezi’nde çalışan veteriner hekim Ç.B.’yi cinsel saldırıya maruz bıraktığı gerekçesiyle tutuklanan, ardından itiraz üzerine serbest bırakılan Prof. Dr. Hasan Bilgili ile delilleri yok etmede ona yardım eden veteriner hekim Serkan Durmaz ve Jinekolog Dr. Hüseyin Şenyurt hakkında açılan davanın 4’üncü duruşması bugün görüldü.
Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, dosyanın İstanbul ATK’ye gönderilmesine karar vererek, sanık Hasan Bilgili’in tutuklama talebini ise reddetti. Duruşma 7 Nisan 2021’e ertelendi.

“ERKEK ADALET DEĞİL, GERÇEK ADALET”

Duruşma öncesinde Ankara Adliyesi önünde bir araya gelen kadınlar basın açıklaması düzenledi. Ardından duruşmayı takip etmek isteyen kadınlar pandemi gerekçesiyle salona alınmadı. Kadınlar, ise duruma “Erkek adalet değil gerçek adalet” sloganıyla tepki gösterdi.

“YÜKSEK DOZDA CİDDİ YAN ETKİSİ VAR”

Mezopotamya Ajansı’nın aktardığına göre, duruşma Anestezi Teknikeri Rıza Yaşar Çetiner tanıklığı ile başladı. Ç.B’nin kanında rastlanan “P…” isimli ilaca ilişkin sorular yöneltilen Çetiner, “İnsanlarda kullanılır. Normalde kilogram başı dozu 5-7 ml gram dozda verilir. 2 mililitre gramda etkisi başlar. Daha fazla kullanıldığında derin aneztezi oluşturur. Yüksek dozlarda kullanıldığında ciddi yan etkileri vardır. Kanda yarım saate kadar kalır. Vücuttan atılma süresi yarım saattir. Kan tahlili yapıldığı zaman yarım saatte yapılırsa çıkar. Sonrasında çıkmaz” dedi.

“İLAÇ HAFIZA KAYBI YAPAR”

Ç.B’nin avukatı Aslı Arıhan’ın, “Bu ilaç uygulandığında süreç içerisinde kişi olayları hatırlar mı?” sorusunu Çetiner, “Evet anımsamama, hafıza kaybı yapar. Sorulara cevap verirken bile sonrasında bunu hatırlamayabilir. Klinikte gördüğüm hastaların çoğu yarım saat içinde hatırlamıyor. Bazıları sonra hatırlar” şeklinde yanıtladı. Av. Arıhan’ın bunun üzerine “Bu ilaç veteriner kliniğinde bulundurulabilir mi?” diye sordu. Çetiner, “Bir fikrim yok” yanıtı verdi.
Olay gününe ilişkin görüntülerde sanık Serkan Durmaz’ın elindeki oksijen kablosu görülmesi dolayısıyla Av. Arıhan, “Aneztezi sonrası oksijen neden verilir?” diye sordu. Çetiner, “P… ilacı kullanan birisinde solunum desteğine ihtiyaç duyar. Yüksek dozlarda mutlaka gerekir” diye konuştu.

“YAYGIN TEPKİLERDEN BİRİ ŞOK HALİDİR”

Ardından Psikolog Metin Akkalyoncugil dinlendi. 20 yıldan fazladır psikolog olarak çalıştığını belirten Akkalyoncugil, travmaya bağlı tepkiler hakkında şunları anlattı: “Travmayla ilgili tepkiler onun ne kadar beklenmedik bir saldırı olduğuna göre değişir. En yaygın yaşanan tepkilerden biri şok tepkisidir. Saldırıya maruz kalan kişinin hiçbir şey yapamayacağı hissine kapılırsa, hiçbir şey yapamaz donma yaşar. Bu sadece cinsel saldırılarla ilgili değil tüm travmalara dair geçerli. Yetişkinler için travma, yapamadığı şeylerdir. Bir kişi bu kadar ağır saldırıya maruz kaldığında bir de yapamadığı şeylerden dolayı suçlandığında bu travmanın katlanmasına neden oluyor. Bir kişi için böyle bir saldırıyla karşı karşıya kaldığında ‘ben bununla baş ederim’ düşüncesi oluşmazsa tepkisiz kalabilir.”

“ANLATMASI BİLE ZOR”

Yaşanan travmaya bağlı olarak kişinin hafıza kaybı da yaşayabildiğini ifade eden Akkalyoncugil, “Bu durum geçici hafıza kaybı da yapabilir çok da yaygın görünen bir durumdur” dedi. Akkalyoncugil, avukatın “Sonradan hatırlama durumu olabilir mi?” sorusuna yanıtı şöyle oldu: “Bu değişir ama o anın görüntülerinin canlanması denilen şey bazen aylar alabilir. Bunların olması bilimsel açıdan şüpheyle yaklaşılacak bir şey değil. En ağır görünen semptomlardan biridir. Bu tarz tepkiler tamamen bilimsel. Böyle bir durumda kişinin başından geçenleri anlatması bile zordur. Onun yarattığı duygusal parçalanma, başkaları tarafından yargılanma fikri kişiyi daha çok etkiler. Bu bilimsel bir gerçeklik.”

“MAĞDUR OLAN ÇOK FAZLA KİŞİ VAR, KORKTUKLARI İÇİN KONUŞMUYORLAR”

Akkalyoncugil’un ardından bu kez Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi öğrencisi H.H. tanık olarak dinlendi. Tecavüz sanığı Hasan Bilgili ve diğer sanıkların çok fazla kişiyi mağdur ettiğini söyleyen H.H., “Fakat çoğu korktuğu için konuşmuyor. Ben onların adına da buraya geldim. Hasan Bilgili’den hiç ders almadım çünkü üst sınıflardan ‘odasına gitmeyin’ sözlü taciz ve derslerinde cinsel içerikli şakalar yaptığı konusunda hep uyarıldım. Daha önce de bir yabancı öğrenciye uyguladığı taciz olayı var. Ayrıca Veterinerlik Fakültesi öğrencileri olarak mahkemeye dilekçe sunduk. Hasan Bilgili’nin üç köpeği yanlış tedavi ettiği ve Milliyet gazetesine yansıyan bir haberde yine birkaç sokak hayvanın deney yaptığı kamuoyuna yansıdı. Mesleki anlamda da ciddi yanlışları var” diye konuştu.

“TACİZİ ANLATMAK KOLAY OLMUYOR”

Üniversitelerde akademik hiyerarşiden dolayı yaşanılan tacizi anlatmanın kolay olmadığını dile getiren H.H., sözlerini şöyle sürdürdü: “İnsanlar genelde bu hiyerarşik düzenden dolayı korkuyorlar, ‘dersten kalır mıyım, şikayet ettiğimde okulum uzar mı?’ kaygılarla şikayet etmiyor. Ben ayrıca üniversitenin cinsel taciz biriminde de yer alıyorum. Ama buraya başvurmayan ama bana başvuran çok fazla kişi var. Ben uyarılardan dolayı Bilgili’den kaçtığım için cinsel tacizine maruz kalmadım. Davadan sonra Hasan Bilgili tahliye olduğunda girdiğimiz ilk derste, ‘hadi Hasan Bilgili arkasından konuşabilen konuşsun döndüğünde ne olacak’ diyen kimi hocalarımız oldu.”

“TOPLUMSAL VİCDANI ZEDELİYOR”

Tanık beyanlarının ardından söz alan Ç.B.’nin avukatı Aslı Arıhan, Adli Tıp Kurumu’ndaki (ATK) delillerin organize bir şekilde yok edildiğine dikkat çekti. Arıhan, “Onlarla ilgili suç duyurusu aşamasına gelinmiş. Bu kadar ağır delilleri yok etme gücü olan insanın hala dışarıda olması toplumsal vicdanı zedeliyor. Müvekkilim vajinal temizliğe maruz kaldı, darp raporundan tutun İl Sağlık Müdürlüğü’nün ‘siper görülmüştür’ raporunun üzerine gidilmesine kadar, artık mahkemenin tutuklama talebimizi kabul etmesini istiyoruz. Müvekkilim ve birçok mağdurun artık sesini yükseltebilmesi açısından adli mekanizmaların daha hızlı çalışması ve bu konularda ‘kadın beyanı esastır’ın artık hayatımıza geçmesini istiyoruz. Adalet duygusu açısından ve mağdurun 20 aydır verdiği adalet mücadelesi nedeniyle bu konunun görülmesini istiyoruz” talebinde bulundu.

Ç.B: NASIL YAŞADIĞIMI TARTIŞMAYIN, BEN TECAVÜZE UĞRADIM

Ç.B., duruşma salonunda sanık erkekler, avukatlar ve mahkeme heyeti tarafından yaşamının tartışılmasına tepki gösterdi. Ç.B., “Ben tecavüze uğradım, hakkımı savunuyorum. Bu durumda daha önce neler yaşadığım ya da nasıl bir insan olduğumu bir kenara bırakalım, ben tecavüze uğradım, ölümden döndüm. Ama biz burada nasıl biri olduğumu anlatmaya çalışıyoruz” dedi.
Mütalaa istenen savcı, ATK raporundaki çelişkilerin giderilmesi için yeni bir raporun hazırlanması talebinde bulunarak, sanıklara yönelik tutuklama talebinin reddedilmesini istedi. Mahkeme heyeti, dosyanın İstanbul ATK’ye gönderilmesine karar verdi, sanık Hasan Bilgili’in tutuklanması taleni ise reddetti. Duruşma, 7 Nisan 2021’e ertelendi. Bu arada Ankara Kadın Platformu, duruşmadan önce adliye önünde açıklama yaparak Bilgi’nin tutuklanmasını istedi.

NE OLMUŞTU?

Ankara’da sahibi olduğu hayvan hastanesinde veteriner hekim olarak çalışan Ç.B.’yi cinsel saldırıya maruz bıraktığı suçlamasıyla yargılanan Prof. Dr. Hasan Bilgili, gözaltına alındıktan sonra tutuklanmış ancak savcılık tarafından re’sen tahliye edilmişti.
Olayla ilgili idari soruşturma kapsamında üniversitedeki görevinden çıkarılan Bilgili hakkında, ‘nitelikli cinsel saldırı’, ‘cebir ve tehdit ile hürriyeti yoksun kılma’, ‘tehdit’ ve ‘hakaret’ suçlarından 5 yıldan 27,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle de dava açıldı. Bilgili, delilleri yok etmek amacıyla ona yardım ettiği ileri sürülen veteriner hekim Serkan Durmaz ve Ç.B’nin vücudundaki cinsel saldırı izlerini temizlediği iddia edilen jinekolog Dr. Hüseyin Şenyurt’un, Ankara 31’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılamaları sürüyor.