Aksaray’da evli olduğu kadının 14 yaşındaki çocuğunu cinsel istismara maruz bırakan ve soruşturma aşamasında yurt dışına kaçan Can Emrah Sert’in yargılandığı davada mahkeme, tutuklamaya yönelik yakalama kararını aylar sonra çıkartmıştı. Konuya ilişkin soruşturma savcısı hakkında şikayette bulunan avukat Çağrı Ayhan Şenel’in şikayetinin işleme dahi konulmadığı ortaya çıktı.

Haber: Esra Tokat

Fotoğraf: Hale Güzin Kızılaslan / csgorselarsiv.org

Aksaray’da evli olduğu kadının 14 yaşındaki çocuğunu cinsel istismara maruz bırakan, evli olduğu kadına da şiddet uygulayan Can Emrah Sert, soruşturma aşamasında yurt dışına kaçmış ve tutuklanma talebi ise reddedilmişti. Mahkeme aylar sonra duruşmaya katılmayan fail Can Emrah Sert hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkartmıştı. Savcılığın tutuklama talebini reddetmesi ve adli kontrol çıkartmamasına yönelik Hakımler ve Savcılar Kurulu’na şikayet dilekçesi gönderen avukat Çağrı Ayhan Şenel’in dilekçesinin işleme bile konulmadığı ortaya çıktı.

HSK tarafından şikayet dilekçesine verilen cevapta “Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 12/11/2020 tarihli ve 2020/25578 sayılı kararıyla şikayetinizin işleme konulmadığı,  Dilediğinizde bu karara karşı yazımızın tebliğ tarihinden itibaren (10) günlük yasal süre içerisinde Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesine yeniden inceleme talebinde bulunma hakkınızın olduğu, Hususunda bilgi edinilmesini rica ederim” denildi.

“KIRMIZI BÜLTENLE ARANAN SANIK BELKİ DE KAÇAMAYACAK VE ŞİMDİYE KADAR ADALET YERİNİ BULACAKTI”

Öte yandan konuya dair dokuz8HABER’e konuşan avukat Şenel, “Biz, davanın soruşturma aşamasında şüpheli hakkında tutuklama kararı verilmesi, adli kontrol dahi uygulanmamış olması ve bizim tüm taleplerimizin gerekçesiz bir şekilde reddedilmiş olması nedeniyle savcıyı şikayet etmiştik. 19.04.2021 tarihinde Hakimler Savcılar Kurulundan gelen yazı ile; Aksaray eski savcısı hakkında yapmış olduğumuz şikayetin işleme konulmadığını öğrenmiş bulunuyoruz. Hakimler Savcılar Kurulunun yaklaşık 1 yıl önce yapmış olduğumuz şikayete ilişkin incelemesinin yeterli olmadığı düşüncesindeyim. Oysa ki, taleplerimiz dikkate alınıp kanunun öngördüğü tedbirler uygulansaydı; şu an kırmızı bültenle aranan sanık belki de kaçamayacak ve belki de şimdiye kadar adalet yerini bulacaktı. Biz de Hakimler Savcılar Kurulunun bu kararına karşı itiraz hakkımızı kullanacağız ve ihmali olan herkesin soruşturulmasını talep edeceğiz” bilgisini verdi.

MAHKEME BAŞKANI DOSYADAN ÇEKİLMİŞTİ

Mahkeme başkanı ailenin avukatı Çağrı Ayhan Şenel’i savcılığa şikayet etmişti. Ardından Şenel, tutuklama talebini kabul etmeyen mahkeme heyetini sosyal medyadan eleştirmiş, mahkeme başkanı da dosyadan çekilmişti. Konuya ilişkin konuşan Şenel ise “Hemen her gün bir kadın cinayetinin yaşandığı bu ülkede keşke hakimler hakkını arayanları değil de, küçük bir çocuğu istismar etmekle suçlanan sanıkla ilgili işlemler yapsalar, yetkilerini kullansalar” açıklamasında bulunmuştu.

ANNE VE ÇOCUK CAN GÜVENLİKLERİ NEDENİYLE ŞEHRİ TERK ETMİŞTİ

Anne ve cinsel istismara maruz kalan kız çocuğu can güvenlikleri olmaması nedeniyle Aksaray’dan kaçmak zorunda kalmışlardı. Tüm bunlara rağmen savcılık ise somut bir adım atmamış ve avukatların tüm taleplerini reddetmişti. Ardından cinsel istismar faili erkeğin Ocak ayında Yurt dışına kaçtığı öğrenildi.

NE OLMUŞTU?

Annesine ve kendisine şiddet uygulayan, alkol kullandığı günlerde üvey kızından cinsel istismara yönelik eylemlerde bulunarak hem annesini hem de kendisini “”Ölümünüz benim elimden olacak, cezaevine girersem sizi öldürürüm” diyerek tehdit eden üvey baba C.E.S ile ilgili savcılık; annenin ve çocuğun şikayeti üzerine soruşturma başlatmıştı. Aksaray’dan kaçmak zorunda kalarak şikayetleri neticesinde açılan soruşturma dosyası önce yetkisizlik kararıyla ile Aksaray’a gönderildi. Daha sonra Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı şüpheli C.E.S’nin ifadesini alıp ardından da serbest bıraktı. Hakkında; çocuğun cinsel istismarı, kasten yaralama, tehdit ve kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçlamaları olan biri hakkında savcılık adli kontrol tedbirinin uygulanmasına dahi karar vermedi. Bu süreçte anne ve kız çocuğu can güvenlikleri olmaması gerekçesiyle kaçtılar. Ardından anne ve çocuk devlet koruması altına alındı.