TOPLUMSAL CİNSİYET

Yeni ‘af paketine’ kadın ve çocuk örgütlerinden tepki: Koronavirüs gibi tehlikeli

AKP ile MHP’nin hazırladığı ve çocuk istismarı ile cinsel suçlara da af yolunun açıldığı belirtilen yeni infaz yasa taslağına kadın ve çocuk dernekleri ile kuruluşları tepki gösterdi.

AKP’nin cinsel suçlarda indirimi de kapsadığı iddia edilen yeni infaz yasası taslağına tepki gösteren kadın örgütleri, affın ‘koronavirüs gibi tehlikeli’ olduğunu söyledi.

“ÇOCUK EVLİLİKLERE ONAY VERİLMESİ EN AZ KORONAVİRÜS KADAR TEHLİKELİ”

Milliyet’ten Çiğdem Yılmaz’ın haberine göre, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü şunları söyledi:

“Cumhurbaşkanı, ‘Eğer cinsel suçlar için dört parti onay vermezse ben de onay vermem’ demişti. Cumhurbaşkanı’nın çocuklara tecavüz edilmesine onay vermeyeceği kanaatini taşıyorum. Çocuk evliklerine onay verilmesi, bugün dünyayı etkisi altına alan koronavirüs kadar tehlikeli. Bugünlerde böyle bir maddenin araya sıkıştırılması da kabul edilir değil. Sanıyorlar ki, sokağa çıkmayız. Koronavirüs falan dinlemem, sokağa çıkar eylem yaparım. Diğer taraftan düşünce suçlarında infaz indirimi yok, cinsel suçlarda var. Devlet kendine yapılanı affetmiyor ama kişisel suçları affediyor; kabul edilemez.”

“BUGÜNE KADAR ATILMIŞ BÜTÜN ADIMLARI YOK SAYMAKTIR”

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Temsilcisi Gülsüm Kav da tepkisini şöyle dile getirdi:

“Çocuğa ve kadına yönelik cinsel suçların önüne geçilmesi için genelgeler yayınlayıp ardından cinsel suçlara af getirilmesi asla kabul edilmez. Bugüne kadar atılmış bütün önemli adımları yok saymaktadır.”

“KORONAVİRÜS BAHANE EDİLEREK GÜNDEME GETİRİLDİ

Feminist avukat Hülya Gülbahar da şöyle konuştu:

“Kamuoyunun tepkisinden çekinilerek ertelenen af paketi maalesef koronavirüs salgını bahane edilerek gündeme getirildi. Yine şeffaf olmayan bir süreçle karşı karşıyayız. Sokağa çıkmanın imkansız olduğu korona günlerinde artık cinsel suçlulara da af getirileceği açıkça belirtiliyor. Af tartışmasının sürekli gündemde tutulmasının son derece tehlikeli sonuçları oluyor.”

ÇOCUK İSTİSMARININ AFFI OLMAZ!

Çocuk istismarcılarına yönelik af iddasına ilişkin 14 STK da ortak bir rapor hazırladı. Konunun gündeme gelmesiyle birlikte çocuk haklarını savunan örgütler ayrıntılı bir rapor hazırlayarak meclise sunmuştu. Raporda yeni infaz yasa tasarısına ilişkin eleştiriler ve öneriler yer aldı.

Açıklamada, “Gelinen aşamada, çocuklara yönelik cinsel istismar suçu işlemiş kişilerin infaz yasasıyla salıverilmelerinden endişe duyuyor ve Ocak çocuk haklarını savunan 14 örgütün imzasıyla Ocak ayında hazırladığımız raporun dikkate alınmasını talep ediyoruz” denildi.

Çocuk haklarını savunan örgütler, bu yasa tasarısının erken yaşta evliliklere yönelik yasal düzenleme, erken yaşta evlilikleri meşru kılma riski gibi cinsel istismar durumunda cezasızlığın da önünü açma tehlikesi oluşturduğunu belirtti.

YENİ İNFAZ YASASI İÇİN ÖNERİLER

Çocuk hakları savunucuları bu yasal düzenlemeden ciddi endişe duyduklarını belirterek şu önerilerde bulundu:

1) Cinsel dokunulmazlığa karşı suçun failinin çocuk olması durumunda, ilişkinin akranlar arası sayılabilmesi için, mağdur ile fail arasında bir yaş farkı benimsenmesi gereklidir. Çocukların akran olarak kabul edilebilmeleri için benzer yaş grubunda benzer gelişimsel özelliklere sahip olmaları gerekmektedir. Uzmanların görüşleri doğrultusunda; iki çocuğun ‘akran’ kabul edilebilmesi için aralarındaki yaş farkının en fazla üç olması gerekir.
Bu nedenle TCK 103’e şu şekilde bir fıkra eklenmesini öneriyoruz:
Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile ikinci fıkrasında ve üçüncü fıkrasının (c) bendinde düzenlenen fiillerin failinin çocuk olması ve fail ile mağdur arasındaki yaş farkının üçten çok olmaması durumunda, faile ceza vermek yerine bu suça özgü olarak düzenlenen güvenlik tedbirine hükmedilir.

ENSEST DURUMLARINA İLİŞKİN YASA DÜZENLENMELİ

2) Ensest; aralarında evlenme yasağı olan iki yetişkin arasında, iradeye dayalı cinsel ilişkidir. Bu anlamda, bir yetişkinin yakın aile bireyi olan bir çocuğa yönelik cinsel eylemleri ensest değil, çocuğun cinsel istismarının ağır ve nitelikli halidir.
Türk Ceza Kanunu Madde 104’ün iki fıkrasında düzenlenen “reşit olmayanla cinsel ilişki” başlığı altında ele alınan fiilin, 15 yaşını tamamlamış çocuklarla evlenme yasağı bulunan kişilerin her türlü cinsel birlikteliğinin cinsel istismar olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Çünkü çocuk kendisiyle yakınlığı bulunan kişilere daha zor “hayır” diyebilir ve bu kişilerin çocuğu sahip oldukları nüfuzu kötüye kullanarak yanlış yönlendirmeleri mümkündür.
Bu nedenle, çocukların cinsel istismarını düzenleyen TCK 103. maddeye 1. fıkrasının;
Cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmasa dahi, bu maddenin üçüncü fıkrasının (c) ve (d) bentlerinde sayılan kişilerin fail olduğu hallerde, bu fıkranın (a) ve (b) bentlerinde sayılan yaş gruplarına bakılmaksızın, tüm çocuklara karşı gerçekleştirilen cinsel davranışlar… şeklinde düzenlenmesini öneriyoruz.

ÇOCUK EVLİLİKLERE İZİN VERENLER DE CEZALANDIRILMALI

3) Türk Ceza Kanunu’nda bir suçu görerek haber vermemek de suçtur. Örneğin bireylerin çocuk yaşta evliğin olduğu bir düğününe iştirak etmesi, gelin ya da damadın küçük yaşta olduğuna şahit olması ama söylememesi, güvenlik makamlarına iletmemesi durumu bir suçtur. Bu fiile iştirak edenlerin de cezalandırılması gerekir.
Bu nedenle ailelerin çocuğun cinsel istismarına izin verecek şekilde tutum ve davranışlarda bulunmaları, dini nikâh kıydırarak çocuk yaşta evliliğin önünü açmaları ve yasaların vermediği izni kendi başlarına vermeleri veya çocuğu bir evliliğe zorlamaları da bir suçtur. Çocuk yaşta evliliğe zorlayan veya göz yuman velilere veya vasilere yaptırım öngören bir düzenleme yapılmalıdır.

ÇOCUK İSTİSMARINA İLİŞKİN MADDE DEĞİŞTİRİLMELİ

4) Çocukların cinsel istismarı başlıklı TCK 103. maddenin ikinci fıkrasında ‘Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda’ denerek cinsel istismarın nitelikli hali düzenlenmiştir. Bu suç tipinde kız çocukları kadar erkek çocukları da mağdur sıfatıyla yer alabileceğinden, cinsel ilişkiye zorlanan erkek çocuklarının da gözetilecek biçimde düzenlenmesi gerekmektedir. TCK m.103/2 fıkrasının şu şekilde düzenlenmesini öneriyoruz: Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi veya mağdurun bu davranışlarda bulunmaya zorlanması durumunda, on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde verilecek ceza on sekiz yıldan az olamaz.

EVLENME YAŞI 18 OLMALI

5) Türk Medeni Kanunun 124. maddesinde evlilik koşullarında yaş konusu düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunu, evlenme yaşını 17 olarak düzenlerken 16 yaşını doldurmuş kişinin, “olağanüstü durumlarda veya pek önemli bir sebebin söz konusu olduğu durumlarda, kanuni temsilcisinin ve hâkimin izni ile” evlenebileceği ibaresi içermektedir. Bu düzenleme, çocuğu erken evlenmenin olumsuz sonuçlarından korumak için yeterli değildir ve evlenme ehliyeti yaşının 18 olarak düzenlenmesi gerekmektedir.

Söz konusu olan 16 ve 18 yaş aralıkları, orta ergenlik ve geç ergenlik dönemlerini içermektedir ve bu dönemlerde çocukların aile birliğinin içerisine sürüklenmesi çocukların gelişimlerini olumsuz etkilemektedir. Mevcut durum çocukların üstün yararını korumaktan uzak durumdadır. Evlilik kurumu, yetişkinlere ait sorumluluklar gerektirir ve çocuklara bu sorumluluklar yüklenmemelidir. Tüm bu nedenlerle; TMK’da yapılacak değişiklik ile evlenme ehliyeti yaşının on sekiz olarak düzenlenmesi gereklidir. Madde 18 – 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 124. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on yedi” ibaresi “on sekiz” olarak değiştirilmeli, maddenin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmalıdır.

12 STK TARAFINDAN RAPOR HAZIRLANDI

6) 2018 yılında Kocaeli Barosu ve Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği önderliğinde, toplam 12 sivil toplum kuruluşu tarafından hazırlanan “Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu ve Bu Suçun Yargılanması ile Çocuk Koruma Sistemine İlişkin Değişiklik Önerileri” başlığıyla yayınlanan raporun, çocuk istismarı ve çocuk koruma sistemi hakkındaki mevcut 4 kanun içerisinde bulunan 18 maddenin neden yeniden düzenlenmesi ve nasıl olması gerektiği konusunda oldukça kapsamlı olduğu düşüncesindeyiz.
Bu konuda yapılacak olan her türlü düzenlemede, konunun uzmanları tarafından titizlikle yapılmış olan çalışmaların gözetilmesini umuyoruz.

Yasal düzenlemeye tepki gösterip önerilerde bulunan ve bunun için rapor hazırlayan çocuk ve hak savunucusu kuruluşlar şu şekilde:

1. Ankara Gökkuşağı Aileleri Derneği
2. Çocuk Alanında Çalışan Avukatlar Ağı
3. Çocuk Alanında Çalışan Avukatlar Gençlik Ağı
4. Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Derneği
5. FİSA Çocuk Hakları Merkezi
6. Hak İnisiyatifi
7. İnsan Hakları Derneği Ankara Şubesi Çocuk Hakları Komisyonu
8. Kaos Gl Derneği
9. Roman Hakları Derneği
10. Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Ankara Şubesi
11. Türk Psikologlar Derneği
12. Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği
13. Türkiye Psikiyatri Derneği Ankara Şubesi
14. Veli Der

dokuz8HABER’i takip edin

Video