Türkiye Komünist Hareketi: Kılıçdaroğlu, Büyük Ortadoğu Projesi’nin başkan yardımcılığına soyunmuştur

Çetin Yılmaz 10 Haziran 2026
TKH, mahkemenin butlan kararıyla yeniden CHP Genel Başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun dış politikaya dair açıklamalarına tepki göstererek, Kılıçdaroğlu'nun Büyük Ortadoğu Projesi'ne paralel bir çizgi savunduğunu belirtti.

Türkiye Komünist Hareketi (TKH), mahkemenin yetkisiz bir kararının ardından yeniden Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanlığı koltuğuna getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun son dış politika açıklamalarına yönelik bir basın açıklaması yayımladı.

TKH tarafından paylaşılan yazılı açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

AKP-FETÖ ittifakı dönemine benzer bir şekilde iktidarın siyasi operasyonlarının doğrudan aracı haline gelmiş yetkisiz bir mahkemenin butlan kararıyla yeniden CHP genel başkanlığına “getirilen” Kılıçdaroğlu’nun dün yaptığı konuşma ibretliktir.

ABD-İsrail tarafından çerçevesi çizilen Büyük Ortadoğu Projesi’nin eş başkanı olduğunu söyleyen AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın yaptığı konuşmanın neredeyse aynısı Kılıçdaroğlu tarafından yapılmıştır:

“Türkiye çok önemli bir coğrafyada. Çok önemli bir coğrafyada. Bakın, dünya dengeleri değişiyor derken Çin’e, Amerika’ya, İngiltere’ye, Ortadoğu politikalarına bakın, Osmanlı’nın topraklarına bakın. O coğrafyada yaşayan insanlara bakın. Türkiye o coğrafyaya gitmek, o coğrafyada yeniden kendi kişiliğini korumak, geliştirmek zorundadır. Biz dünyanın önemli, sayılı ülkelerinden birisi olmak zorundadır. Küçülerek değil, büyüyerek gitmek zorundadır.”

AKP’nin dış politikası, milli ve yerli değildir. Tersine doğrudan emperyalist ABD tarafından çizilen ve Siyonist İsrail’in güvenliği ve çıkarlarını merkeze koyan Büyük Ortadoğu Projesi’ne paralel bir politik çizgidir. Özellikle Suriye’de AKP’nin oynadığı rol, milli ve yerli kılıfı altında doğrudan Siyonist İsrail’in çıkarlarına hizmet etmiştir. Suriye’de Siyonist İsrail’e karşı Filistin davasının yanında yer alan Esad iktidarının devrilmesinden hemen sonra Gazze’nin yıkımı ve İran’a yönelik saldırı yakın tarihimizin somut gerçekliği olarak Büyük Ortadoğu Projesi’nin safhalarını göstermiştir. Bütün bu plana ve sürece AKP iktidarı sadık kalmış ve destek olmuştur. Bizzat AKP tarafından desteklenen Ortadoğu’daki selefi grupların aslında emperyalizmin maşası ve taşeronu olduğu gün gibi ortadadır. Irak, Suriye ve İran’dan sonra hedef ülkenin Türkiye olduğu, BOP’un temel çerçevesidir.

Son dönemde ABD büyükelçisinin yaptığı konuşmalar, Ortadoğu’nun yeniden şekillendirilmek istendiğinin işaretlerini veriyor. Cumhuriyet yerine monarşik rejimleri savunan ABD büyükelçisi, bölgenin yeniden tasarımında AKP iktidarına rol ve misyon biçmeye devam ediyor. Neo-Osmanlıcılık adıyla ve büyüme kılıfıyla Irak ve Suriye’nin parçalanmasına hizmet edecek taşlar adım adım emperyalizm ve İsrail tarafından döşenmektedir. Ne yazık ki bu süreç bizzat AKP ve Amerikancı güvenlik bürokrasisi tarafından adım adım yürütülmektedir.

1923 Cumhuriyeti’nin AKP eliyle tasfiyesinin yaşandığı ve yerine “yeni bir rejim”in kurulduğu bir kesitten geçiyoruz. Laiklik başta olmak üzere Cumhuriyet’in kazanımları ortadan kaldırılmakta, emperyalizme karşı kurulan Türkiye, bugün emperyalizmin çıkarları ve planları doğrultusunda kuruluş paradigmalarını terk etmektedir. Hilafete, saltanata ve emperyalizme karşı kurulan Cumhuriyet yerine AKP eliyle gerici tek adam rejimi emperyalizme uyumla kurulmuştur.

Yeni rejimin kodları bugün CHP Genel Başkanlığı koltuğuna atanan Kılıçdaroğlu tarafından savunulmaktadır. Atatürk’ün “yurtta sulh, cihanda sulh” siyasetiyle tabana tabana zıt neo-Osmanlıcı ve Amerikancı BOP siyasetinin bugün CHP Genel Başkanı tarafından savunulması, tarihin cilvesi olduğu kadar Kılıçdaroğlu’nun ya bilgisizliği ya da gerçek yüzüdür.

Bahçelievler Katliamı olarak bilinen 7 TİP’li gencin katledilmesinden mahkûm olmuş Haluk Kırcı’nın yol arkadaşlarını kendisine danışman yapan Kılıçdaroğlu dün olduğu gibi bugün de bizleri şaşırtmamıştır. “NATO demokrasinin güvencesi” sözüyle temsil ettiği siyasal çizgiyi, bugün, BOP’un eşbaşkanlığını üstlenmiş AKP iktidarının devamı için sürdürmektedir.

Yıllardır CHP genel başkanlığı yapmış bir ismin bugün AKP kayığına binmesi, başta CHP’ye oy vermiş bütün yurttaşları ayrıca düşündürmelidir.

Ülkenin kurtuluşu, tıpkı Cumhuriyet’in kuruluşu gibi emperyalizme karşı mücadeleyle mümkündür!

Emperyalizme, gericiliğe ve paranın saltanatına karşı “yeni bir Cumhuriyet, sosyalist Türkiye” mücadelesini yükseltelim.

" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }