Uluslararası Af Örgütü: İsrail, Batı Şeria’da ‘devlet destekli etnik temizlik’ yürütüyor
İşgal altında bulunan Batı Şeria'nın C Bölgesi sınırları içerisinde yaşamını sürdüren Filistinli Bedevi ve çoban topluluklarının İsrail tarafından organize edilen devlet destekli bir etnik temizlik kampanyasına maruz kaldığı ve söz konusu bölgedeki ilhak sürecinin ciddi şekilde hızlandırıldığı açıklandı.
Uluslararası Af Örgütünün (Amnesty International) "Filistin’e ait olan her şeyi silmek: İsrail’in Batı Şeria’daki Bedevi ve çoban topluluklarına yönelik etnik temizliği" başlıklı raporunda elde edilen çeşitli bulgular, Genel Sekreter Agnes Callamard’ın katılım göstermesiyle Almanya’nın başkenti Berlin’de gerçekleştirilen bir basın toplantısı aracılığıyla kamuoyunun bilgisine sunuldu.
Basın toplantısı kapsamında konuşan Genel Sekreter Agnes Callamard, İsrail makamlarının geride kalan son 3.5 yıllık zaman zarfında Batı Şeria genelinde devlet destekli bir etnik temizlik kampanyasını hızlandırdığını, bölgedeki Filistinli toplulukları yerlerinden ettiğini, mülksüzleştirdiğini ve bu insanları zorla naklettiğini ifade etti.
KASITLI, DEVLET GÜDÜMLÜ BİR İLHAK
Bölgede yaşanan gelişmelerin yalnızca aşırılık yanlısı yerleşimcilerin, belirli bazı örgütlerin ya da bir-iki bakanın şahsi eylemleri şeklinde nitelendirilemeyeceğini önemle vurgulayan Callamard, “Tanık olduğumuz şey, uluslararası hukukun açık ihlalini oluşturan ve dünyanın gözleri önünde yürütülen kasıtlı, devlet güdümlü bir ilhaktır” dedi.
Callamard, uluslararası toplumun ya İsrail tarafından gerçekleştirilen uluslararası hukukun bu ağır biçimdeki ihlallerine ortaklık ettiğini ya da yaşanan bu duruma karşı fazlasıyla pasif bir tutum takındığını savunarak, “Uluslararası toplum, İsrail’in etnik temizlik ve ilhak politikalarına yönelik zımni hoşgörü döneminin sona erdiğini açıkça göstermelidir.” şeklinde konuştu.
Yayımlanan resmi raporda ise İsrail'in işgal altında tuttuğu Filistin toprakları üzerindeki yerleşim faaliyetlerine hız kazandırdığı, buralardaki yerleşimcilere yönelik sağlanan mali ve lojistik destek unsurlarını genişlettiği ve Filistinlilerin zorla yerlerinden edilmesine sebebiyet veren yerleşimci şiddetini teşvik ettiği kaydedildi.
FİLİSTİNLİLERE AİT 3 BİN 407 EV YIKILDI
Ocak 2023 tarihi ile Nisan 2026 dönemi arasında, çok büyük bir çoğunluğu Bedevi ve çoban topluluklarından meydana gelen en az 117 yerleşim biriminin tamamen ya da kısmen yerinden edildiği bilgisi raporda paylaşıldı. Batı Şeria topraklarında birçoğunun 2023 yılından sonraki süreçte inşa edildiği belirlenen 363 yasa dışı kaçak yerleşim noktasının oluşturulduğuna dikkat çekildi.
Söz konusu raporda, 2023-2026 yılları arasındaki dönemde Filistinli vatandaşlara ait olan 3 bin 407 ev ve farklı yapının yıkıma uğratıldığı anımsatılırken, bölgedeki yeni yerleşim noktaları ile gerçekleştirilen yıkım faaliyetlerindeki keskin artışın boyutuna işaret edildi.
İsrail yönetimi tarafından uygulanan politikaların giderek daha fazla yeni yerleşim alanının genişletilmesine, Filistinlilere ait topraklara el konulmasına ve yerleşimci şiddetinin tırmanmasına zemin hazırladığı aktarılan raporda, bu durumun Filistinli aileleri evlerini terk etmeye mecbur bırakan koşullar doğurduğu belirtildi. Bu politikalar kapsamında nisan ayında en az 5 bin 910 Filistinlinin zorla yerinden edildiği bilgisi paylaşıldı.
C BÖLGESİ’NİN RESMİ İLHAKI HEDEFLENİYOR
Raporda, C Bölgesi'nin resmi olarak ilhak edilmesini hedefleyen koordineli bir devlet politkasının varlığına ilişkin çok sayıda kanıt bulunduğu vurgulanırken, yürütülen bu sürece yerleşim birimlerine yönelik sağlanan mali ve siyasi desteklerin artırılması ile askeri yönetimdeki bazı yetkilerin sivil yönetime devredilmesinin eşlik ettiği bildirildi.
İsrail hükümetinin 2023-2025 yılları arasındaki dönemde toplam 50 bin 785 konuttan oluşan yeni yerleşim planlarını ilerlettiği hatırlatılan raporda, sadece 2025 yılı içerisinde 27 bin 941 konutluk projeye resmi onay verildiği ve bu verinin şimdiye kadar kaydedilen en yüksek yıllık rakam olduğu aktarıldı.
Uluslararası Af Örgütü, İsrail üzerinde diplomatik ya da ekonomik etkisi bulunan ülkeler başta olmak üzere tüm devletlere; işgal sürecine, apartheid rejimine ve Filistinli topluluklara yönelik uygulanan etnik temizliğe katkı sağlayan her türlü ticaret, yatırım ve işbirliği ilişkilerini tamamen durdurma çağrısında bulundu.
C BÖLGESİ NEDİR
İsrail işgali altında bulunan Batı Şeria toprakları, 1993 ve 1995 yıllarında taraflar arasında imzalanan Oslo Anlaşmaları gereğince geçici bir statüyle A, B ve C olmak üzere üç ayrı idari bölgeye ayrılmış durumda bulunuyor.
A Bölgesi, Batı Şeria yüzölçümünün yaklaşık yüzde 18'lik kısmını oluşturuyor ve tamamen Mahmut Abbas liderliğindeki Filistin Yönetimi'nin kontrolü altında yer alıyor. Bu bölge başlıca büyük Filistin şehirlerini sınırları içinde barındırıyor. B Bölgesi ise Batı Şeria'nın yaklaşık yüzde 22'sine tekabül ediyor; bu alanda sivil idare Filistin makamlarında bulunurken, güvenlik unsurları ise İsrail ve Filistin'in ortak kontrolü altında yürütülüyor. C Bölgesi ise Batı Şeria'nın yaklaşık yüzde 60'lık büyük bölümünü meydana getiriyor ve tamamen İsrail'in askeri işgali altında tutuluyor. Tüm yasa dışı İsrail yerleşim birimleri de bu bölgenin sınırları içinde yer alıyor. Filistin nüfusunun oldukça az bir kısmının yaşamını sürdürdüğü C Bölgesi'nin tam kontrolünün İsrail'de bulunması, Filistin'in bağımsız bir devlet olabilmesinin önündeki en büyük engellerden biri şeklinde kabul ediliyor.