İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu Hatay Barosu Başkanı Ekrem Dönmez’in gözaltına alınmasıyla ilgili, “Avukat ya da vatandaş olması önemli değil, polisin kimlik sorması için makul şüphe gereklidir” dedi.

İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu, Hatay Barosu Başkanı Ekrem Dönmez’in polis memurlarıyla yaşadığı kimlik gösterme tartışması sonrası gözaltına alınmasıyla ilgili “Polis tüm yurtta huzur operasyonu yaptığında bunu mahkeme kararı ile yapıyor. Ekrem Bey de bunu soruyor ama cevap alamıyor” diye konuştu.
Sözcü’den Damla Güler’e konuşan Durakoğlu, “Protokolün 4 numaralı kişisidir baro başkanları. Polis bir başsavcıyı gözaltına alabiliyorsa, baro başkanını da alabilir” dedi.

“SAVCI TALİMATI YA DA MAHKEME KARARI OLMALI”

Avukat ya da vatandaş olmasının önemli olmadığını, polisin birine kimlik sorması için makul şüphe olması gerektiğini anlatan Durakoğlu, “Polisin bir kişiden kimlik sorabilmesi için makul bir şüphe olmalıdır. Ya da savcı talimatı ve mahkeme kararı olmalıdır. Polis tüm yurtta huzur operasyonu yaptığında bunu mahkeme kararı ile yapıyor. Ekrem Bey de bunu soruyor ama cevap alamıyor” ifadelerini kullandı.
Polisin önce kendi kimliğini göstermesi gerektiğini anlatan Durakoğlu, “Öncelikle kendi kimliğini göstermeli, üniforma yetmez. Sonrasında neden şüphelenip kimlik sorduğunu açıklamak zorunda. Varsa bir mahkeme kararını göstermeli. Bunların hepsi yapılıp adam yine de kimliğini göstermiyorsa o zaman gözaltı yapılabilir” şeklinde konuştu.

“SEN DEVLET DEĞİLSİN”

Yayınlanan görüntülerde polisin, “Biz devletiz, kanunsuz iş yapmayız” dediğini hatırlatan Durakoğlu, “Hayır efendim sen devlet değilsin. Sen devlet adına da hareket etmiyorsun. Sen yurttaşın haklarını korumakla, savunmakla görevlisin. ‘Ben devletim kanunsuz iş yapmam’ diyor. Ama bunu söylerken kanunsuz iş yapıyor. Polis burada görevini suistimal ederek yetkisini aşarak kanunsuz işlem yapıyor” açıklamasında bulundu.
Durakoğlu sözlerini şöyle bitirdi:
“Ekrem orada baro başkanı olduğunu söyleseydi büyük ihtimal gözaltı yapmazlar, ‘Uğraşmayalım’ der giderlerdi. Eğer baro başkanı olduğunu bilerek kasıtlı bir şekilde oraya geldiyseler durum o zaman daha da vahim. Ekrem başkan orada bir Türkiye gerçeğini afişe etmiştir. Vatandaş bunları yaşıyor çünkü. Buradaki mantık yanlış, yanlış olan mantığı afişe etmek de son derece doğru bir hareket.”