Anasayfa / Yazarlar / Nagihan Alan Yiğit

Nagihan Alan Yiğit

26 Nisan 2021

‘Kayıp Çocuklar Ulusal Veri Sistemi’ne ne oldu?

Çocukların kaybolma sebeplerinden en önemlisi erken evlilikler. 11 yıl önce bu sorun gündeme getirildi. Çözüm için TBMM’de Kayıp Çocuklar Komisyonu kuruldu. Kayıp Çocuklar Ulusal Veri Sistemi’nin kurulması için çalışmalar yapıldığı açıklandı. ‘Sorun çözülecek’ denildi. Aradan 11 yıl geçti. Medyaya yansıyan en ufak bir gelişme olmadı. Aksine Türkiye’de son 9 yılda…

1 Mart 2021

164 yıllık mücadelede ne kadar yol aldık? 8 Mart’a doğru…

15-24 yaş aralığındaki her 10 kadından en az 3’ü ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. Örnekler Türkiye’de de dünya genelinde de elbette çoğaltılabilir ama çoğaltılmamasını dileyerek şunu soruyorum; Peki cinsiyet uçurumunun kapatılması mümkün mü? Kadınların erkeklerle eşit hak ve fırsatlara sahip olmak için verdiği savaş kuşkusuz ki bugünün zaman…

18 Ocak 2021

Adana’nın yeni hayvan barınağında bir gün

Haziran ayında faaliyete geçen Adana Söğütlü’de bulunan 117 dönüm üzerine kurulu Hayvan Bakımevi 116 personeliyle birlikte bünyesinde bulunan 2 bin 500’ü aşkın sokak hayvanına ve gezici araçlarıyla tüm il geneline hizmet veriyor. Türkiye’nin en modern barınağı mottosuyla duyurulan bakımevini gezdim, teçhizat, işleyiş ve personel eksikliği iddialarını Bakımevi Müdürü Ramazan Özdemir’e…

31 Aralık 2020

Yılın son yazısı ve geride bıraktıklarımız

Bu yazımda ‘2020’de başımızdan geçenler’ klasiği yapmayacağım sizlere; parçalanmış adalet anlayışından, göz göre göre yitip giden eğitim sisteminden, eşitsizliklerden, kadına şiddetten, çocuk haklarından, hayvan haklarından, ekonomik darboğazdan, yurttaşın umutsuzluğundan, gençlerin mutsuzluğundan, istikrarsızlıktan, çaresizliklerden bahsetmeyeceğim. Tüm dengelerimizi alt üst eden 2020 yılının son çıkışındayız artık. Nice ayrı umut ve temennilerle başlayan…

15 Kasım 2020

Dijital arınmanın güncesi: 21 gün nasıl geçti?

Sosyal medya, eylemleri yönlendirme konusunda oldukça etkili kabul, fakat medya okuryazarı bir birey eleştirel bakış açısını sosyal medya kullanımı süresince de aktif tutabildiği ölçüde eylemlerinde özgürdür. Araştırmalar birçok insanın akıllı telefon kullanırken, çevrimiçi oyun oynarken veya sosyal medyayı kullanırken uyuşturucu bağımlılarının sergilediği davranışlara benzer davranışları gösterdiklerini ortaya…

28 Ekim 2020

‘Adana’da kör eden sinek’ bir gazetecilik fiyaskosu çıktı!

Sevgili meslektaşlarım! Ne uğruna olursa olsun kaynaklarınızın itibarını gözetin ve onları bilerek veya bilmeyerek zor durumda bırakacak yalan yanlış söylemlerden sakının, gerekirse yazdığınız haberi teyit ettirin ve tekrar tekrar okuyun. Nihat hoca, “ben gazeteci arkadaşlara kızmadım çünkü biliyorum onlar da haberleri okunsun istiyor” demek zorunda kalmasın, Nihat hocalara da mesleğin…

26 Ekim 2020

Dijital çağda sosyal medyasız deneyimler: 21 gün

Kendime soruyorum! Sosyal medyasız… -Eylemlerime karar verme sürecinde ne kadar özgürüm? -Verimlilik konusundaki performansımda gözlemlenebilir artış yaşayacak mıyım? – Odaklanma konusunda daha berrak bir zihinle buluşacak mıyım? -Haberlere uygulamalar vasıtasıyla anlık akışta ulaşmamam, gündemin stresi ve yorgunluğunu azaltacak mı? -İnsanlarla bir post-story vb. paylaşımı yapmadan yani aslında her an anlık…

8 Ekim 2020

Eğitim çıkmazı: Sınıf-19 pandemisi

Plajlar konser alanı gibi dolup taşıyor, Kafeler, mağazalar, AVM’ler desen sosyal mesafe gözetilmeksizin açık. Artık herkesin kalabalık otellerde üstelik de birkaç kez tatil yaptığını görür olduk ama diğer yandan da akın akın Covid-Pozitif duyumları alıyorum. Bir parti havası içinde cenaze seremonisi yaşıyoruz, gerçekten olağanüstü şeylere tanıklık ediyoruz. Diğer yandan da…

1 Eylül 2020

Koronavirüs çelişkileri

Bilim Kurulu’nun yaptığı toplantılar, uyarılar,  Aylardır evlerine gidemeyen, ailelerini göremeyen sağlıkçıların emekleri, Milli bayramların iptali, Okulların uzaktan eğitime geçirilmesi, Düğün, nişan vb. toplanmaların iptali, Aylardır evinde kalıp virüsün yayılmasını önlemek adına tüm sorumluluklarını…

7 Temmuz 2020

Bir Bergüzar Korel aynası: Magazin zorbalığı!

Bergüzar Korel de biliyordu, fotoğraflarını bir magazin muhabiri çekmiş olsa, sayfalarca bedeni üzerinden selülit ve kilo tartışmalarının yapılacağını, ağır bir zorbalığın hedefi olacağını. Ama Bergüzar Korel zekice bir ters psikoloji uyguladı. Medyaya bir ayna tuttu. Magazinin zorba vitrin politikasını alaşağı etti, yaptığı paylaşımıyla. Medya geçmişten günümüze kadını görsel unsur olarak…

20 Haziran 2020

Dijital eğitimde koronavirüs eşitsizliği

Sosyo-ekonomik düzeyi yüksek, teknik imkanlara erişimde sorun yaşamayan aileler, çocukları için acil durum şartlarına daha çabuk uyum sağlıyor. Bu çocuklar, dijital altyapılı eğitim fırsatlarından, sınırlı imkanlara sahip çocuklara nazaran daha fazla yararlanırken Covid-19 sürecinde eğitimde fırsat eşitliğinden nasıl söz edebiliriz? Her birey doğarken yasalar önünde eşit olarak doğar kuşkusuz. Fakat…

16 Haziran 2020

Nefes alamıyoruz: Adana’nın kaderi Zonguldak olmasın!

2009’da solumun kaynaklı hastalıklardan 460, 2018’de ise 1008 kişi yaşamını yitirdi Adana’da. Bu neredeyse yüzde 120’lik bir artış demek! Hava kirliliği nefes aldırmıyor, yazın ayrı kışın ayrı boğuluyoruz. Ama hala tatlı kazanç kaynağı olan kömürlü termik santrallerde ısrar ediliyor. Bu gidişle havası can çekişen Adana’nın, katili de Hunutlu kömürlü Termik…

9 Haziran 2020

Burası sosyal medya mezarlığı: Ruhuna e-Fatiha!

Ölümünden sonra yakınınızın sosyal medya hesabını kullanır mıydınız? Ölümünün üzerinden yıllar geçse bile mi? Evet diyorsanız, sürpriz! “patolojik bir vaka” olma ihtimaliniz var! Hayır diyorsanız “mahremiyete saygınızdan” tebrik edebilirim. Burası Sosyal Medya Mezarlığı! Yeni gerçekliğinize, dijital ahirete hazır mısınız? Siz hiç ölen birinin sosyal medya hesabı tarafından takip edildiğinizi keşfettiniz…

4 Haziran 2020

Gözetlemenin pornografisi: Dijital panoptikon çağının çıkmazları

18.yüzyılda suçlular için akıl almaz gözetleme ve iktidar oluşturma alanıydı panoptikon. Gözetleme kulesi memurları, hücreleri en transparan şekliyle görür, mahkuma bu hücrelerde mahrem tek bir metrekare bile bırakılmazdı. Bu sert pornografi günümüzde de değişmedi. Ama bir farkla! Artık dijital çağın hücreleri sosyal medya hesapları ve hepimiz istisnasız en mahremimizi rızamızla…

MANŞET