Koronavirüs salgınında yeni bir döneme geçiliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklaması ile birlikte tedbirlerde  gevşeme dönemi başladı.

Bu durum Akdeniz Bölgesi’nde ve Mersin’de nasıl karşılanıyor. Mersin Tabip Odası Başkanı Mehmet Antmen, Mersin Baro Başkanı Avukat Bilgin Yeşilboğaz dokuz8HABER canlı yayınında Gazeteci Leyla Serin Kırık’ın sorularını yanıtladı.

Yeşilboğaz ve Antmen öncelikle Erdoğan’ın Baro ve Tabip Odaları’nın yapılarına değiştirmeye yönelik açıklamasını değerlendirdi.
Mersin Baro Başkanı Avukat Bilgin Yeşilboğaz, Erdoğan’ın yanlış yönlendirildiğini belirtilerek, “Cumhurbaşkanının çok yanlış yönlendirildiğini düşünüyorum. Bizler sağlık ve geçim derdindeyiz demek ki başkaları seçim derdinde. Barolları bölüp parçalayacak bir düzenleme derdindeler. Seçimler konusunda nasıl bir değişikliğe gidilirse gidilsin sonuç değişmeyecektir.

“ÖNCELİĞİNİZ ADALET Mİ AVM Mİ?”

1 tane avukat arkadaşımız enfekte oldu. Adalet mi, AVM mi? sizin önceliğiniz hangisidir? Kadın cinayetleri, adli vakalar devam ediyor. Bu süreçte müracaatlar az oluyor. İnsanlar kendi çözmeye çalışıyor.

BU SÜREÇTEN SONRA DAVALAR YAĞACAK”

Bu süreçte aile içi şiddet baş gösterdi. Bu süreçten sonra boşanma davaları artacak. İşçiler çok fazla çıkacağı için iş davaları ve icra davaları artacak. İcralar yağacak bu süreçten sonra, davalar yağacak. Siyasi iktidar Tabip Odaları ve Barolarla uğraşacaklarına salgın sürecinde yaşanacak büyük kaosa çözüm üretmeye çalışsınlar. Demokratik teamüllerin çözümlerini arasınlar” dedi.
Mersin Tabip Odası Başkanı Mehmet Antmen ise Erdoğan’ın uzun bir süredir TTB ve Tabip Odaları’nı hedef gösterdiğini vurgulayarak, amacın yapıları değiştirmek olduğunu söyledi.
Antmen, Serin Kırık’ın sorularına şu cevapları verdi:
TTB olarak Erdoğan’ın bu tavrına alışkınız. TTB son derece demokratik bir seçimle yönetimini belirliyor. Seçim sistemimiz kimseye kapalı değildir. Dertleri üzüm yemek değil bağcıyı dövmektir. İsterlerse KHK kararıyla kapatsınlar. Bunlar bizim halka gerçekleri anlatmamızı engelleyemez.

“ÖLÜM VERİLERİNE ULAŞAMIYORUZ”

Elimizde 3 gün öncesinin valilik tarafından açıklanan verileri var. Bu da 248 vaka sayısı 8 ölüm şeklinde. Verilere ulaşamıyoruz herkes ne kadar ulaşabiliyorsa biz de o kadar ulaşabiliyoruz.
Kendi çalışmamızla elde ettiğimiz veriye göre, 9 hekim 42 sağlıkçı arkadaşımız Mersin’de enfekte oldu. Bunların çoğu evlerinde geçiriyor. Yüzde 20’nin üzerinde bir sağlıkçı koronavirüse yakalandı. Mersin geneli için açıklanan resmi rakamlarla bizim ulaştığımız sağlıkçıların sayısına bakıldığında, %20’sine tekamül ediyor. Bu durumda, Mersin verilerinin doğru olduğunu düşünmüyorum.
Mersin’de şehirlerarası yolculuk kısıtlamaları kaldırıldı ancak sokağa çıkma yasağının haftasonu olup olmayacağını bilmiyoruz. Bu nedenle kafalar karışık.

“DİĞER KRONİK RAHATSIZLIĞI OLANLARA DA BAKILMASI LAZIM”

Alınan tedbir kararlarına Mersin’de daha çok uyulduğunu görebiliyoruz. Mersin’in daha sıcak olması nedeniyle de avantajı var. Salgının hızını azaltıcı bir iklimimiz var.
Koronavirüs hastalıklarına yoğunlaşırken diğer kronik rahatsızlığı olanlara da yoğunlaşılması gerekiyor. Sırf virüs bulaşmasın diye hastaneye gitmeyen çok sayıda hastanın yaşamını yitirdiğini biliyoruz. Mersin’de yaşamını yitiren bildiğimiz hasta var.
Son 18 yıldır iktidar sürekli doktorları ve sağlık çalışanlarını hedef gösterdi. Bu dönemde destek daha çok arttı. 33 yıllık hekimim, her dönemde halkın sağlıkçıları desteklediğini gördüm. Özellikle Mersin’de Büyükşehir Belediyesinin sağlıkçıları destekleyen çalışmaları, Mersinlilerin sağlık çalışanlarına desteğini arttırdı.

PANDEMİ HAZİRAN’DA DAHA SERT GEÇECEK

Ben bu yasakların kaldırılmasının çok yanlış olduğunu düşünüyorum. Bu kararlar ile pandemi dönemi Haziran ayının ikinci döneminde daha sert geçeceğini düşünüyorum.