AKP Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin MYK toplantısının ardından açıklamalarda bulunuyor.

AKP MYK toplantısının ardından açıklamalarda bulunan Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın LGBT+ bireylere yönelik nefret söylemi içeren hutbesine dair konuştu. Çelik konuya dair, “Diyanet İşleri Başkanlığı yasal görevini yapmaktadır, nefret suçlarıyla mücadele etmektedir. Açıklamasında kimsenin vatandaşlık haklarına saldırı söz konusu değildir” dedi.

“HUKUK DÜŞMANI VE İSLAMOFOBİK BİR METİN”

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın açıklamalarını eleştiren Ankara Barosu’na yönelik de konuşan Çelik, “İkinci bir bildiri yayımlayarak kendisinin İslam düşmanlığı yapmadığını söylemeye çalışmış. Fakat bunun yalan olduğu açıklamaya bakınca net bir şekilde görülüyor. İnsanlık dışı çok metin gördüm, hukuk düşmanı çok metin gördüm ama Ankara Barosu’nun yayınladığı kadar islamofobik, hukuk düşmanı, nefret düşmanı bir metin görmedim” dedi.
Ömer Çelik’in öne çıkan açıklamaları şu şekilde:

  • 27 Nisan e-muhtırasının yıl dönümü. Eğer o kabul edilseydi bizim hükümetlerimiz de kötürüm hale gelecekti. Ama kabul edilmediğinden muhtıra olması istenen şey bir kağıt parçasına dönüşmüştür.
  • 27 Nisan Türk siyasi tarihi açısından sıradan bir gün değildir. Demokrasinin vesayete karşı en net karşı duruşudur.
  • İnsanlık üzerine tefekkürün dönüm noktalarından bir tanesi içerisindeyiz. Dünya yeni vatanseverlik diye bir kavram konuşuyor. Bizim kültürümüzde ve inançlarımızda vatanseverlik herhangi bir ayrıma tabi değildir.
  • Yaşadığımız bu içe kapanma süreci ailenin kıymetinin daha çok anlamasının gereken bir süreç. Şikayetleri takip ediyoruz.
  • İnsanınızın hayatını koruyacak kriz yönetimine ve sağlık altyapısına sahip değilseniz, büyük devlet olmanız hiç bir anlam ifade etmiyor. Filistin’den dünyanın her yerine kadar yardım edecek güce sahibiz.
  • Bütün dünyanın unuttuğu Filistin’e bir tek Türkiye yardım etmiştir.
  • Türkiye aleyhine ne zaman kötü haber olsa, bu kötülükleri içeride siyasallaştırma konusunda kadrolu kesimler vardır. Ama şimdi aynı kesimlerin yabancı basının Türkiye’yi öven haberleri karşısında suskun olduklarını görüyoruz.
  • Ne zamandan beri insanları ‘kadınları yakmaya davet edecek’ demek ne zamandan beri laiklik savunucusu anlamına gelmektedir? Tam bir faşist zihniyetin ürünüdür.
  • İBB’nin çocuklar için hazırlandığı broşürde Aleviliğin ayrı bir din olarak gösterilmesi provakatif bir yaklaşımdır. Bu konuda bir açıklama yapılmasını bekledik. Aleviliği İslam’dan ayrı bir din gibi göstermenin biz Avrupa’da bazı yabancı servisler tarafından yapılan bir politika olduğunu biliyoruz. Bu Türkiye’ye karşı bir takım gizli servislerin yürüttüğü bir politikadır.