Haber-Sen İstanbul Şubeleri, Mecidiyeköy'de bulunan Haber-Sen 5 Nolu Şube de yaptığı basın açıklaması ile TRT'nin siyasi iktidarın propaganda kanalı gibi yayın yapmasını protesto etti.

"Hatırlatırız TRT Halkındır. Kamu Hizmeti Yayıncısı TRT Siyasi İktidarın Propoganda Kanalı Değildir" pankartının açıldığı basın açıklamasını Haber-Sen 5 Nolu Şube Başkanı Deniz Salmanlı okudu.

Açıklamada şu satır başları yer aldı:  

“Son 20 yılda ki bütün seçimlerde olduğu gibi TRT bizi yine yanıltmadı. Kamu Hizmeti Yayıncılığı yapması gereken, halktan alınan vergilerle finanse edilen kurum halktan uzaklaştı ve iktidarın yayın kanalı olma görevini yine devam ettiriyor.

Kuruma doldurulan liyakatsiz yöneticiler, işin ehli olmayan ve birilerinin ricasıyla işe alınan personel, dur durak bilmiyor, kurumu tarafsızlık ilkesinden uzaklaştırıyor. Siyasi erk tarafından “bir sana, bir bana” mantığı ile kadrolar dolduruluyor, liyakatsiz yöneticiler iş başına geliyor.

Özellikle TRT Haber Kanal Koordinatörlüğü; kurumda deneyimli, kadrolu pek çok muhabir ve yönetici varken yöneticileri Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından gelmeye devam ediyor, haber merkezi bir propaganda merkezine dönüştürüldü. Saray adeta TRT Haber içinde kendi Haber merkezini kurguladı.

TRT Haber’in seçim öncesi karnesine baktığımızda; '01 Ocak ve 10 Şubat 2024 tarihleri arasındaki 40 günlük yayın kayıtları incelendiğinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AKP’nin ekrana getirilme süresi 1945 dakika olarak kayda geçmişken; Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı Özgür Özel ve CHP’nin ekrana getirilme süresinin 25 dakika, DEM Parti Eş Genel Başkanlarına ise sıfır dakika verildiği tespit edildi.

TRT Haber’in 19 Mart 2024 tarihli 24 saatlik yayını incelendiğinde ise, canlı yayınlar ve haber bültenlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP adaylarına 6 saat 35 dakika 22 saniye yer verilirken; CHP lideri Özgür Özel ise gece yarısı yayınlanan 2 bültende sadece 67 saniye yer alabildi.

Aynı gün CHP’nin İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu, Ankara adayı Mansur Yavaş ve İzmir adayı Cemil Tugay bir saniye bile TRT Haber ekranında yer bulamadı. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener bir haberle 2 dakika 33 saniye TRT Haber’de yer alırken, İyi Parti İstanbul adayı Buğra Kavuncu da 4 haberle 4 dakika 24 saniye ekranda kaldı. Diğer muhalif partilere ise hiçbir bülten ve canlı yayında yer verilmedi.

Diğer taraftan TRT ekranlarında afetlere yönelik yayımlanan spot filmler ise doğrudan Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayının propagandası içermektedir. Filmlerde, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve İstanbul adayının görüntüleri eşliğinde vatandaşın ‘Özellikle Eski Çevre ve Şehircilik Bakanımız Murat Kurum hiçbir zaman elini eksik etmedi’ şeklindeki sözlerini izleyebilirsiniz. Kaldı ki bu spot filmlerin seçim yaklaştığı son 2 hafta içinde neredeyse her saat yayınlandığını görebilirsiniz.” 

“HATIRLATALIM; BU ANAYASAL BİR SUÇTUR!”

“Bunlar gibi örnekler çoğaltılabilir” denilen açıklamada şunları kaydetti:

“Yerel seçimlere giderken TRT’nin sadece iktidar ve ortaklarının propagandasını yapması, sadece halk nazarında değil, kurumun asli emekçileri üzerinde de inanılmaz bir rahatsızlık yaratmaktadır.

TRT kamu vicdanına sığmayan bu suç işlerken RTÜK ve YSK ise sürece seyirci kalmaktadır. Hatırlatalım; bu Anayasal bir suçtur!

TRT Kanunu’nun Yayın Esasları bölümünün 5.maddesi, 'Anayasanın sözüne ve ruhuna bağlı olmak; kamu yararını korumak ve kollamak, tek yönlü, taraf tutan yayın yapmamak ve bir siyasi partinin, grubun, çıkar çevresinin, inanç veya düşüncenin menfaatlerine alet olmamak.' üzerinedir.

Haber-Sen olarak 'Kamu Hizmeti Yayıncılığı' ilkesi içinde olması gereken TRT’yi bir kez daha, bıkmadan usanmadan bu ilkeye dönmesi çağrısını yapıyoruz.

TRT yönetimi, 2954 sayılı TRT Yasa’sının yayın esaslarını belirleyen 5. Maddesi’nin “k” ve “m” Fıkralarını anlayarak okuyup uygulasalar tartışmalar bitecek.

Yasa diyor ki; ‘TRT, Haberlerin toplanması, seçilmesi ve yayınlanmasında tarafsızlık, doğruluk ve çabukluk ilkeleri ile çağdaş habercilik teknik ve metotlarına bağlı olmak, kamuoyunun sağlıklı ve serbestçe oluşabilmesi için kamuoyunu ilgilendirecek konularda yeterli yayın yapmak; tek yönlü, taraf tutan yayın yapmamak ve bir siyasi partinin, grubun, çıkar çevresinin, inanç veya düşüncenin menfaatlerine alet olmamak zorundadır.’

TRT, yöneticilerine Anayasa’nın 133. Maddesini ve TRT Yasasını bir kez daha okumalarını öneriyoruz.

Yasanın yayın esasları ile ilgili bölümlerini uygulayıp halkın verdiği her kuruşun nereye harcandığının hesabını halka açık bir şekilde verirseniz tartışmalar kendiliğinden sona erecektir.

Türkiye’nin kamu yayıncılığı hizmetini yürütmekte olan ilk ve tek kuruluşu olan Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu’nun kanallarından biri olan TRT Haber’in, seçim dönemi yayınları ile ilgili veriler; bahsi geçen maddenin birinci fıkrasının (k) bendinde düzenlenen ‘Siyasi partiler ve demokratik gruplar ile ilgili tek yönlü veya taraf tutar nitelikte olamaz’ hükmünün de çiğnendiğini ortaya koymaktadır.

TRT’nin iktidar partisinin bakış açısını ve politikalarını bu denli meşrulaştırarak halkın özgür iradesine müdahale etmesi, kamuoyunun özgürce oluşmasının engellenmesi yukarıda bahsi geçen kanun hükümlerine açıkça aykırıdır.

TRT bu hali ile; RTÜK, YSK ve TRT’yle ilgili kanun ve yönetmelikleri ihlal etmektedir. Anayasal ve hukuk zemininde bu ihlalleri yapanların biran önce yargılanması gerektiğini kamuoyu ile paylaşıyoruz.

KAMU HİZMETİ YAYINCILIĞINDAN VAZGEÇİLEMEZ!

Kamu hizmeti yayıncılığı vazgeçilmezdir. Asıl olan TRT’nin evrensel ilkeler çerçevesinde kamu hizmeti yayıncılığı yapmasıdır.

HABER-SEN’in TRT mücadelesinin temelinde bu yatmaktadır. Unutmayalım ki, biz sendikalar kurumda sadece üyelerinin haklarını koruyan oluşumlar değil, aynı zamanda kurumların paydaşıyız.

Mücadelemiz gerçek anlamda kamu hizmeti anlayışı ile yayın yapan özerk, demokratik ve katılımcı bir TRT’yi yaratana kadar sürecektir."