Haber: Fatoş Erdoğan


Avukat Eren Keskin ve Gülistan Yarkın'a CİMER'e ekran görüntüsü ile yapılan başvuru sonrasında 301'den açılan davanın ikinci duruşmasına Cumartesi Anneleri, İHD ve TİHV temsilcileri, SPOD, DEM Parti, TTB Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı, Af Örgütü Türkiye Temsilcisi Milena Büyüm ve çok sayıda insan hakları savucusu izledi. 

Bugün görülen duruşmada savcı mütalaasını sundu. İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin ve İHD Irkçılık ve Ayrımcıliğa Karşı Komisyon üyesi Güllistan Yarkın hakkında TCK 301. Maddesinde 'Devleti Alenen Aşağılama Suçu'ndan ceza istedi.

Savcı, TCK nın 301. Maddesinde tanımlı suçu işledikleri iddiasıyla iddianame düzenlendiğini, iddianame içeriği ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında yapılan basın açıklamasının tamamı ve özellikle "Türkiye dünyanı en başarılı ve en uzun süreli soykırım inkarını gerçek kıldı, kurumsallaştırdı ve en geniş tabana yaygınlaştırdı. İnkar o kadar başarılı oldu ki, bu gün Ermeniler kendi memleketlerinde soykırıma uğradıklarını anlatmak bir yana birlerce yıllk varlıklarını bile kanıtlamak zorunda birakıldılar" şeklinde belirtilen kismın TCK'nın 301. Maddesinde seçimlik olarak belirtilen Türkiye Cumhuriyeti Devletini Alenen Aşağılamak şeklinde tanımlanan suçu oluşturduğu, sanıkların üzerine atılı suçları iştirak iradesi içinde işledikleri değerlendirildiğinden haklarında mahkumiyet kararı verilmesi talep etti.


Savcı mütalaasına karşı Eren Keskin beyanda bulundu. Keskin, "Bir önceki celse ki savunmamı tekrar ediyorum, Avrupa İnsan Hakları mahkemesi kararları ile sabit olmakla dava ve mütalaa tümüyle Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinin 10. Maddesine aykırılık teşkil etmektedir. Bu dava ile ifade özgürlüğümüz ihlal edilmektedir. Yaşanan olaylar bir soykırımdır, bu benim düşüncemdir. Bu çağda benim fikrime kimse müdahale edemez. Bu olay hakkında arşivlerimizi açmaya hazırız diyenler aleyhimize bu davaları açmaktadır. Konuşulmalı ki arşivler açılsın. Ceza istenmesi arşivlerin açılmacağı anlamına gelir.  Ìddianameye konu sözleri inanarak ve bedelini ödemeyi göze alarak söyledim. Önceki savunmalarımi tekrar ederim. Düşünce suç olamaz" dedi

Güllistan Yarkın beyanında şunları söyledi: "1915 yılında yaşanılan olayların Ermeni soykırımı olduğunu düşünüyorum. Şuanda görülen davanın Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan herkes içcin bir gerileme olduğu kanaatindeyim."

Av. Özcan Kılıç esas hakkındaki savunmasında:  "Önceki savunmalarımızı aynen tekrar ediyoruz. Mütalaaya katılmıyoruz. Mütalaaya karşı ayrıntılı beyanda bulunmak üzere süre talep ediyoruz. Konuşmanın içeriğinde muhatap olarak ittihat ve terakki partisi gösterilmiştir. Ayrıca 1915 yılında yaşanan olaylar hakkında eleştiri yaplmakta olup o tarihlerde
Türkiye Cumhuriyetinin mevcut olmadiğı herkes tarafindan bilinmektedir. Ayrıca geçen celse savunmamız ekinde sunmuş olduğumuz beraat ve takipsizlik kararları vardir. Bunların göz önünde bulundurulmasını talep ediyoruz. Öncelikle müvekkilim hakkında beraat kararı verilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkilimin lehine olan hükümlerin uygulanmasını ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının uygulanmasını kabul etmiyoruz, dedi.

Eren Keskin ve Gülistan Yarkın'ın avukatları beyan için süre talebinde bulundu. Duruşma 2 Mayıs 2024 tarihine ertelendi.