Bilişim alanındaki mesleklerin bu toplumun bireylerinin genetik kodlarına çok uygun olduğunu düşünüyorum, yeter ki insanların önünü açalım. Her gün kutlama yapabileceğimiz bir ekosistem çok rahat kurulabilir.

Matbaanın geç gelişiydi, Osmanlı’daki karmaşaydı filan derken sanayi devrimini kaçırmıştık. Her ne kadar TOGG filan gibi ölü doğmuş Türk otomobili işi gündemde olsa da o trenin de çoktan kaçtığını kabullenmemiz gerekiyor. Her şeye rağmen hala kaçırmamış olduğumuz tek tren “bilişim”. Bu ülkenin orta gelir tuzağından çıkmak için çok az şansı kaldığı hususunda anlaşmamız gerekiyor.

Türkiye dinamik ve genç nüfusu, pratik zekası, biraz da tembelliğinin getirdiği kıvrak zekası ile mükemmel yazılımcılar yetiştirmek için ideal bir ortam. Ancak maalesef Fatih Projesi adı altında tablet dağıtmaktan öteye geçemeyen bir vizyonsuzluk içine kapanıp kalmış durumdayız. Evet donanım eksikliği çok ciddi bir problem, buna değineceğim, ancak okullara akıllı tahta koyup, çocuklara Angry Birds oynamalık tablet dağıttığınızda bir anda ortalık silikon vadisine dönmüyor. Temel problemimiz bu alanda insan yetiştirmek. Öncelikle yazılım geliştirmenin bir usta-çırak ilişkisi içinde ilerleyen bir olgu olduğunu kabul ederek, firmalar “junior” (çömez) kadrolar kurup onları yetiştirmeye itecek teşvikler sağlanması gerekiyor; yani bir nevi bilişime özel işbaşı eğitim programları oluşturmaktan bahsediyorum.

Peş peşe yaşanan devalüasyonlar sağ olsun, artık bir dizüstü bilgisayar edinmek insanlar için büyük lüks. Bilişim derslerine giren biri olarak, öğrenci arkadaşlar biraz daha büyük verilerle uğraşabilecekleri performans bilgisayarları önermeye kalksam çocukların iki senelik burs tutarı kadar… Dolayısıyla ilk yapmamız gereken şey, devlet eliyle, KYK kredisi modelinde olduğu gibi gerekirse bu çocukları borçlandırarak, iyi birer makine edinmelerini sağlamalıyız. Akabinde ise bilişim firmalarına, en az bir yıl istihdam etmek kaydıyla, öğrenci ve yeni mezunları işe aldıkları ve gelişim durumunu raporladıkları takdirde etkili bir teşvik imkanı sunmalıyız.

Bir Milyon İstihdam adı altında yürütülen proje bunlarla yola çıkmalıyken şu anda online eğitim ve iş ilanı yayınlamaktan başka hiçbir fonksiyonu yok… Oysa ki ne gençlerin online eğitime ne de işverenlerin ilan verme platformuna ihtiyacı var… İkisi için de tonlarca alternatif var!

Şu anda gerek Avrupa gerek ABD şirketleri, uzaktan çalışma yoluyla proje bazlı ya da saatlik ücret karşılığında Hintli, Pakistanlı, İranlı yazılımcılar çalıştırıyor. Türk yazılımcılar eskiden ücret olarak yüksek kalıyordu, son zamanlarda arşa değen dolar kuru sağ olsun bunun da üstesinden gelindi! İnsanları bu tür platformlar üzerinden iş almaya ve ülkeye döviz sokmaya teşvik etmek yerine bu ülkede yıllardır PayPal yasaklı durumda… Bugün bir yıl boyunca ürün geliştirmek üzere bir şirket kuracak olan kişi şirket kurma maliyeti olarak yaklaşık 6.000 TL, hiçbir fatura kesmediği takdirde, yani sıfır kazançla, 2082 TL yıllık damga vergisi ödüyor. Ayrıca Bağkur primi, muhasebeci ücreti, ofis ya da sanal ofis kirası… Liste uzayıp gider.

Çok basit birkaç adımla o kadar hızlı yol alabiliriz ki, biz bile buna inanamayız diye düşünüyorum. Online eğitim ve iş ilanı platformundan öteye gidemeyen Bir Milyon İstihdam gibi şova yönelik işler yerine basitçe şunlar yeterli. Soruyorum, zor mu bunları yapmak?

  • Öğrencilere, bilgisayar, Raspberry vb. teknolojik gereçlerini alabilecekleri finansman modeli kurmak. KYK üzerinden pekala bu yapılabilir.
  • İstihdam edilen çömez, öğrenci ve yeni mezun istihdamında maaş ve prim desteği.
  • Girişimci gençler için şirket kurma maliyetinin 0’a indirilmesi.
  • TUBİTAK BIGG gibi kuluçka programlarında başvuru sürecinin hızlı hale getirilmesi.
  • PayPal yasağının kaldırılması.
  • Yurt dışı reklamlarındaki stopaj kararının kaldırılması

Bilişim alanındaki mesleklerin bu toplumun bireylerinin genetik kodlarına çok uygun olduğunu düşünüyorum, yeter ki insanların önünü açalım. Getir gibi bir tane “unicorn” çıktığında değil her gün kutlama yapabileceğimiz bir ekosistem çok rahat kurulabilir. Erken seçim peşinde olan muhalefet partilerinin de bunları gündeme almaları istikballeri açısından faydalı olacaktır.