Dünya Sağlık Örgütü tarafından yayınlanan son yayınlanan bildiri belirlenemeyen = bulaştırmayan ya da kısa adıyla B = B, HIV’e dair bildiğimizi sandığımız her şeyi yeniden gözden geçirmemizi gerektiriyor.

Dünya Sağlık Örgütü’nün yayınladığı yeni bir bildiri, temelleri 2011 yılında HPTN052 çalışması ile atılan ve sonrasında başka bilimsel çalışmalarla da kanıtlanarak, küresel bir aktivizm kampanyasına dönüşen Belirlenemeyen = Bulaştırmayan (U=U, B=B) mesajı etrafındaki tüm tartışmaları bitirecek nitelikte; DSÖ’ye göre B=B sayesinde HIV geçişi riski sıfır!

Belirlenemeyen = Bulaştırmayan ya da kısa adıyla B = B, HIV’e dair bildiğimizi sandığımız her şeyi yeniden gözden geçirmemizi gerektiriyor. Çünkü gücünü bilimsel kanıtlardan bu slogan, etkin ilaç tedavisi ile vücutlarındaki HIV tamamen baskılanan HIV pozitif bireylerin –kondomsuz cinsel ilişkilerde bile- virüs bulaştırmayacaklarını vurguluyor. B=B hakkında, yine Dokuz8haber için yazdığım daha kapsamlı bir yazıya buradan erişebilirsiniz.

Dünya Sağlık Örgütü bu bildiri ile yine DSÖ tarafından onaylanmış *herhangi bir viral yük testi sonucunda belirlenemeyen (tespit edilemeyen/saptanamayan) viral yüke sahip olan ve HIV tedavisi ilaçlarını reçete edildiği şekilde alan HIV pozitiflerin cinsel partner(ler)ine HIV bulaştırma riskinin sıfır olduğunu açıkça belirtiyor.

(*Hasta başında testler ve kurumuş kan damlası testleri dahil)

Bildiri ayrıca, kafa karışıklıklarını gidermek için yeni bir kategori (sarı kategori) oluşturarak viral yükü 1000 kopya/mL'nin altına düşürülmüş, ancak DSÖ tarafından onaylanmış herhangi bir viral yük testine göre henüz belirlenemeyen (tespit edilemeyen/saptanamayan) viral yüke sahip HIV pozitiflerin, reçete edildiği şekilde ART almaya devam ettikleri sürece, partner(ler)ine HIV bulaştırma riskinin neredeyse sıfır veya ihmal edilebilir düzeyde olduğunu da duyuruyor.

Gelin, bu #hivbilgisi yazımda trafik lambaları alegorisi ile duyurulan bu üç kategoriye (yeşil, sarı, kırmızı) ve bu bildirinin neden önemli olduğuna birlikte hep birlikte bakalım.

Üç yeni kategori (yeşil, sarı, kırmızı)

DSÖ bilimsel yayınlarda pek sık göremediğimiz bir kesinlikle #RiskSıfır diyebilmek için 25 ülkeden 7762 *sero-different çiftle yapılan analizleri kapsayan bir sistematik inceleme yapmış.

(*Partnerlerden birinin HIV pozitif, diğerinin HIV negatif olduğu çiftler)

Yazarlar bu değerlendirme sonucunda "200 kopya/mL'nin altındaki HIV viral yüklerinin cinsel yolla bulaşma bakımından sıfır risk içerdiği kabul görüyor ve 200 kopya/mL eşiği birçok yüksek gelirli ortamda Belirlenemeyen = Bulaştırmayan mesajı için kullanılıyor. Ancak görüyoruz ki mL başına 200 kopyadan daha yüksek virüs seviyelerindeki risk tartışmalı bir risk” diyorlar.

Yazarların böyle söylemesinin sebebi ise şöyle açıklanabilir;
yapılan sistematik incelemede, viral yüklerin 600 kopya/mL'den az olduğu durumlarda cinsel partnerlere HIV geçtiğine dair hiçbir kanıt bulunmazken, viral yüklerin 600 ila 1000 kopya/mL arasında olduğu durumlarda ise olası bulaşmalar son derece nadir görülmüş.

İşte trafik lambaları alegorisi ile duyurulan yeşil, sarı, kırmızı kategoriler işte bu noktada devreye giriyor.

-Belirlenemeyen (tespit edilemeyen/saptanamayan):

Ölçülebilir virüs yok. Cinsel partner(ler)e bulaşma
riski sıfır. Dikey/Perinatal bulaşma riski minimum. (Yeşil kategori: devam et)

-Baskılanmış (belirlenebiliyor ancak hala 1000 kopya/mL'den az):

Bir miktar virüs replikasyonu gözlemleniyor. Bunun nedeni HIV ilaç tedavisine yakım zamanda başlanmış olması, eksik dozlar veya ilaç direnci olabilir. Cinsel partner(ler)e bulaşma riski neredeyse sıfır veya ihmal edilebilir düzeyde. Bu durum üç ayda bir düzenli viral yük takibi gerektirir.
(Sarı kategori: Dikkatli olun/hazır olun).

-Baskılanmamış (1000 kopya/mL'den fazla):

Belirgin virüs replikasyonu gözlemleniyor.
Bunun nedeni HIV ilaç tedavisine yakım zamanda başlanmış olması, eksik dozlar veya ilaç direnci olabilir. Hastalanma ve/veya cinsel partner(ler)e veya yeni doğana virüs bulaştırma riski yükselmiştir. (Kırmızı kategori: Dur)

Bildiri bu kategorizasyonu yaparken, altın standart olarak kabul edilmesine rağmen, plazma örneklerinin toplanmasının ve işlenmesinin birçok sebepten ötürü (depolama, taşıma, laboratuvar ekipmanı vb.) çok karmaşık olduğunu, bu yüzden kurumuş kan damlası gibi alternatiflerin kullanılmasının viral yük testlerine erişimi, bilhassa kaynak sıkıntısı çekilen ülke ve bölgelerde büyük ölçüde yaygınlaştırabileceğinin de altını çiziyor.

Bildiri neden önemli?

DSÖ, uygun HIV ilaç tedavisine bağlılığın HIV geçişi riskini tamamen sıfırladığını bu netlikte ilk kez dile getirdi. Buna ek olarak, UNAIDS’in duyurduğu küresel HIV hedeflerine ulaşılabilmesi ve yeni HV olgularının önlenebilmesi için tüm kademelerdeki sağlık personelinin Belirlenemeyen = Bulaştırmayan mesajını bilmesi ve yaygınlaştırmasının önemi de vurgulandı.

Bu bildiri ve içerdiği net mesajlar hiç şüphe yok ki, HIV pozitiflere tedaviye başlama ve tedaviye uyum konusunda yüksek güven verecek. Ayrıca Belirlenemeyen = Bulaştırmayan mesajına inanmaya ve mesajı desteklemeye yönelik tereddütleri de bitecek. Bildiri, HIV ilaç tedavisinin faydaları hakkında net mesajlar vermenin HIV testlerini tüm seviyelerde teşvik edeceğini, damgalama ve ayrımcılığı azaltacağını ve HIV tedavi sonuçlarını iyileştirerek küresel HIV hedeflerine ulaşmayı kolaylaştıracağının gözlemlendiğini vurguluyor.

DSÖ, viral yük test hizmeti sunumu için kurumuş kan damlası gibi ek seçenekler de öneriyor. Ulusal HIV programları, viral yük testlerinin tüm HIV ile yaşayanlar için yaygın olarak kullanılabilir olmasını sağlamayı hedefleyerek bu seçenekleri mutlaka göz önünde bulundurmalı. Çünkü özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde HIV ile yaşayan milyonlarca insan için rutin viral yük testine erişim hala mümkün değil.

DSÖ’nün belirlenemeyen viral yük ile cinsel partnerlere HIV bulaştırma riskinin sıfır olduğunu bu netlikte dile getirmiş olması hem ulusal hem de bölgesel ve yerel düzeylerde başka kurumların da benzer söylemler benimsemesine yol açacak olması bakımından çok önemli. Dolayısıyla hem aktivist toplulukları için yeni ve çok daha güçlü bir savunuculuk aracı oluşmuş, hem de ulusal HIV programlarının daha düşük maliyetlerde daha fazla viral yük testi sağlayarak küresel HIV hedeflerine ulaşmak yolunda avantaj sağlamasının önü açılmış oluyor.


HIV hakkında daha sağlıklı ve anlamlı bir toplumsal tartışma yapılabilmesine katkı sunmak için yazdığım #hivbilgisi yazılarına ve aktivizme devam edeceğim.

Takipte kalın.

Arda Karapınar

www.ardakarapinar.me