Türkiye’deki sistemsizliği geçen hafta yazmıştım. Şimdi biraz da Türkiye futbolundaki bu sistemsizlikten faydalanan ya da faydalanamayan teknik direktörlere gelelim. O hocaların başında Yılmaz Vural geliyor. Yılmaz Vural 42 yıllık antrenörlük kariyerinde teknik direktör veya antrenör olarak 39 takım çalıştırdı.

Yılmaz Vural son olarak ise B.B.Erzurumspor’da birkaç maç hocalık yaptı. Birkaç galibiyetin ardından “çok cahil” ana akım spor kamuoyu Yılmaz Vural’ı yerlere göklere sığdıramadı. “Yılmaz Hoca gitti Erzurumspor’u kurtaracak” dediler. Ama olmadı. 6-7 maçlık bir Erzurumspor kariyeri de sona erdi. Erzurumspor ve Yılmaz Vural aslında birbirilerine çok yakışan iki figür oldu. Nasıl ki Yılmaz Vural 40 yılda 39 takım çalıştırdıysa Erzurumspor da sadece bir yılda 7 teknik direktör değiştirdi.

40 yıla vurduğumuzda 280 teknik direktör yapıyor. Çünkü Yılmaz Vural’ın 40 yıllık kariyerinin ortalamasına baktığımızda her yıl neredeyse bir takım çalıştırmış. Bazı yıllar birden çok takım çalıştırdı. Bazı yıllarda ise boşta kaldı.

Yılmaz Vural, 3-1 mağlup oldukları Fenerbahçe maçının ardından oyuna girmeyi reddettiği iddia edilen Gomes hakkında sert açıklamalarda bulundu.

Ricardo Gomes’in oyuna girmediği anlar ile ilgili maçtan sonra yayıncı kuruluşa konuşan Yılmaz Vural şunları söyledi:

“Yabancıyı serbest bırakmak isteyen zihniyete sesleniyorum. 2 ay paralarını almasınlar, takımın içinde olduğunu unutup UEFA’ya şikayete gidiyorlar. Ben de çoğu zaman alamadım. Biz ne yapalım?”

“Ricardo Gomes’ten rica ettim, sana ihtiyacımız var oyuna gir dedim. Girmem dedi. Yabancı futbolcular burayı dingonun ahırı sanıyor.”

“Bir başka oyuncuyu oyundan çıkardık diye bana soyunma odasına küfür etmiş. Bana bir de? Küfür! Ulan burası dingonun ahırı mı? Allah sabır veriyor. Birkaç sene önce olsa adam gibi döversin.”

Bir futbolcuya karşı şiddeti kullanmayı savunan Yılmaz Vural ve onun gibi zihniyetler 40 yıldır Türkiye futbolunun sırtındaki kamburdular. Sonra olayın gerçek yüzünü öğreniyoruz ve görüyoruz ki Erzurumspor aylardır bu futbolcuların maaşlarını ödememiş.

Aylardır maaşları ödenmeyen futbolcular neden oyuna girsin ki! Yılmaz Vural sen kimsin peki bu oyunculara ilişkin şiddeti teşvik ediyorsun. “Birkaç sene önce olsa adam gibi döversin” diyor. Bu çok ciddi bir şekilde suça teşvik etmektir. Sadece suça teşvik etmek değil aynı zamanda bir itiraftır.

40 yıldır Türkiye futbolunun içinde olan Yılmaz Vural acaba kaç futbolcuyu “adam gibi” dövdü! Geçtiğimiz hafta saçma sapan yapısına değinmiştim. Peki o saçma sapan TFF, Yılmaz Vural’ın bu açıklamaları üzerine bir soruşturma başlattı mı? Hayır başlatmadı. Hatta anaakım medyada Yılmaz Vural’ı öven çok sayıda yorum da oldu.

Bu asla övülecek bir durum değildir. Derhal Yılmaz Vural hakkında soruşturma başlatılmalı. Yılmaz Vural’ın daha önce çalıştırdığı takımlardaki oyuncuların bilgisine başvurulmalı. Yılmaz Vural daha önce çalıştırdığı takımlardan kaç oyuncuya şiddet uyguladı bu ortaya çıkarılmalı. Eğer açıklamasında itiraf ettiği gibi oyuncuları “dövdüyse” derhal gözaltına alınmalı. Lisansı iptal edilmeli. Futbol kariyeri sona erdirilmelidir.

Bu durumun sadece Yılmaz Vural ile de sonuçlanmaması gerekiyor. “Süper Lig” başta olmak üzere Türkiye’nin bütün ligleri soruşturulmalı. Geçtiğimiz dönemlerde sporcularına şiddet uygulayan antrenörlerle çok karşılaştık. Bazılarının haberleri de yapıldı.

Liglerde yapılan inceleme ve soruşturmalarla bu şekilde şiddete meyilli kişiler tespit edilmeli ve derhal uzaklaştırılmalıdır. Bu zihniyetler olduğu sürece asla Türkiye sporunda bir ilerleme olmaz. Bu sistemde asla sporcular yetişmez.

Yetişse bile Burak Yılmaz, Arda Turan, Gökhan Töre, Fatih Terim, Hasan Şaş ve ismini şimdi hatırlamadığım ama şiddet olaylarına karışmış kişiler yetişir. Bunun önünü derhal kesmemiz lazım. Şiddete meyilli olan kim varsa ya tedavi edilmeli ya da diğer sporcuların sağlığı için uzaklaştırılmalıdır.

Bazı hakem ve sporcuları cinsel tercihlerinden dolayı uzaklaştıran TFF’nin bunlarla ilgili hiçbir şey yapmaması TFF’nin de nasıl bir zihniyete sahip olduğunu gösteriyor. Bütün ebeveynlere sesleniyorum. Bu zihniyetlere çocuklarınız teslim etmeyin. Teslim ediyorsanız bile takip edin.